İçerik
Bond Batman’a Dönüşürse…
Dikkat: Okuyacağınız kritik bazı sürpriz bozanlar (spoiler) içerir. Bundan hoşlanmayan okurlarımızın önce filmi izlemesini tavsiye ederim.
İçerik
Politik sinemanın hüznü!
Yazıma öncelikle Babamın Sesi’ni ikinci kere izlediğimi ve sonrasında filmin kafamda oluşan olumsuzlukları bir nebzede olsa giderdiğini söyleyerek başlamak istiyorum. Festivallerde yoğun film izleme bombardımanı halindeyken filmlere yeterince konsantre olamadığımı düşündüm Babamın Sesi’ni ikinci kere izlerken…
İçerik
Aşk hayal olduğu sürece iyidir!
Lütfen Beni Öldürme / Stranger Than Fiction yazar Karen Eiffel’in ana karakteri Harold Crick’i nasıl öldüreceği üzerine bir filmdi. Karakterin yazara müdahalesi gerekir zira yazar onun yazdıklarını anında yaşadığını bilmez. Ruby Spark / Hayalimdeki Aşk da bu minvalde giden bir film. Ama daha duygusal, çünkü karakterine aşık olan bir yazar hakkında…
İçerik
Epik roman beyazperdede
Neredeyse her köşe başında afişini gördüğümüz dev prodüksiyon Bulut Atlası bugün ve gelecek arasında bir bağ kuran epik romanın beyazperde uyarlaması. İnsanlık, varoluş ve yaşam üzerine karmaşık bir şeyler söylüyor ve final de kaçınılmaz olarak derin, puslu düşüncelere itiyor.
İçerik
İnsan her yerde ve her zaman insan
Fragmanıyla bile büyük sansasyon yaratan Bulut Atlası-Cloud Atlas bu hafta vizyonda. Birçok sinemaseveri hayalkırıklığına uğratsa da tam bir görsel şölen. Bayram tatili için doğru bir tercih…
İçerik
Hiçbir güç vatan sevgisinden daha üstün değildir
Çanakkale 1915, 11 milyon TL bütçesiyle yılın iddialı Çanakkale filmlerinden. Senaryo, ‘Şu Çılgın Türkler’ kitabıyla satış rekorları kıran Turgut Özakman’ın ‘Diriliş-Çanakkale 1915’ kitabından yola çıkılarak, yine Özakman tarafından yazıldı.
İçerik
Asteriks ve Oburiks gizli görevdeler! Peh!
Asteriks ve Oburiks çizgi romandan sinemaya sevimli bir şekilde uyarlanmış bir film. Gerçi Fransızların o muhteşem! esprilerinin çeviride gittiği o yüzden perdeye aval aval bakıldığı savunulsa da son filmde yani Asterik Oburiks Gizli Görevde’de bunun gayet bize uyarlanmış olduğunu gördük!
İçerik
Bir, iki, üç... Daha fazla Çanakkale...
Çanakkale Savaşı'na dair iki film, resmen peş peşe geldi. Önce “Çanakkale Çocukları” ardından da “Çanakkale 1915”, daha sırada Serdar Akar'dan “Çanakkale” ve Mahsun Kırmızıgül'den “57. Alay” var. Evet, şimdilik dört film... Peki, üç sene sonra savaşın 100. yıldönümünde kaç film çekilecek acaba? Meraktayım! (Kendi adıma Peter Weir'in yönettiği Gelibolu (Gallipolli) filmini aşacak bir yapım çekilsin isterim)
İçerik
Vajina terapisinden vibratöre giden yol!
Kostümlü dramalardan (şimdilerde buna 'tarihi film' diyoruz) pek hoşlanan biri değilim. Hele de bu türden bir komedi yapma fikrini iyice modası geçmiş, gereksiz bir çaba olarak görüyorum. Bu filmi izledikten sonra 'önyargı çok fena bir şeydir' demeyi isterdim ancak gösterilen tüm çabaya rağmen hala aynı fikirdeyim.
İçerik
Hey Norman, Paranorman…
Paranorman elbette akla önce Paranormal Activity’i getiriyor ister istemez ama işin içine stop motion 3D girince nasıl bir etki yaratacağını merak ettim gerçekten de. Aslında bu tarz karanlık atmosfer içeren, küçükler için tasarlanmış gibi görünse de aslında büyükleri hedefleyen animasyonlara yabancı değiliz. Başımızda Tim Burton gibi stop-motion ustası olunca sağolsun bayağı bir şey gördük geçirdik. Mesela bayıldığım Ölü Gelin… Koralin ve Gizli Dünya’da aynı yolun yolcusu zira Lika adlı şirketin ürünü ikisi de. Yani Coralin ve Paramorman aynı şirketten çıkmış işler. O yüzden atmosfer hakimiyet ikisinde de yüksek ve benzer…
İçerik
Kimliğinden utanmayan bir Çanakkale filmi
Sinan Çetin’in Çanakkale Çocukları travmasından sonra modern Türkiye’nin doğuşunu müjdeleyen Çanakkale Savaşı’nı doğru bir şekilde sinemalaştıran Yeşim Sezgin’in Çanakkale 1915 filmini sakın kaçırmayın…
İçerik
Yollar, Festivaller, Filmler...
Bu ülkede kaç film festivali var? Çok… Ama gerçekten kaç tane diye sorarsanız cevap kısacık bir sayı: üç… İstanbul Film Festivali, Adana Altın Koza, Antalya Altın Portakal… Eğer heves sönmez de yaşamaya devam ederse belki Malatya…
İçerik
Sinemayı Unutmak!
Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde perşembe gününü yazmak da bana düştü. Hepsi ilginç ve görece tuhaf 10 yarışma filminin tamamlandığı yağmurla karışık bu yorucu günün ardından otele döndüm, Porto Bello adlı bu emekli turist otelinde olmayan Almancamı geliştirmekten sakınarak ve adeta kaçarak, odama sığındım.
İçerik
Popüler Sinema yazarlarının Altın Portakal favorileri
Altın Portakal'ın günbegün nabzını tutan festivalin en dinamik ekibi, "Portakal"daki kendi favorilerini seçti.
İçerik
Tetikçi
Looper, ya da Türkiye’deki vizyon ismiyle Tetikçiler, ilk uzun metrajı Asi Gençlik (Brick) ile ismini bir kenara not ettiğimiz Rian Johnson tarafından yazılıp yönetilmiş.
İçerik
Popüler Sinema, Altın Portakal'ın nabzını tutuyor: 4.Gün
Adana’dan sonra Antalya macerasının ortasındayız. Dördüncü günü de yazmak bana kaldı.
İçerik
Uzun hikayelere değecek yaşamlar!
Osman Sınav Mustafa Kutlu'nun hikayesinden uyarladığı Uzun Hikaye'de öncelikle bir umut hikayesi anlatıyor. Osman Sınav sinema filmlerinde genelde aksiyonu hedefliyor, politik altyapısına takılmadan bakarsak aksiyonun iyi kullanıldığı filmler olduğunu söyleyebiliriz. Dizilerde ise daha duygusal hikayelerin, hatta onların acıtıcı yüzlerinin peşinde.
İçerik
Popüler Sinema, Altın Portakal'ın nabzını tutuyor: 3.Gün
49. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali bütün hızıyla devam ederken, festivalin, ulusal yarışma bölümü özelinde, geçen seneye oranla çok daha verimli geçtiğinin altını çizmek lazım.
İçerik
Popüler Sinema, Altın Portakal'ın nabzını tutuyor: 2.Gün
Altın Portakal Film Festivali’nde 2. Günü yaşıyoruz ve festival katalogu halâ çıkmış değil. Basın odasındaki bilgisayardan Altın Portakal’ın web sitesine girmeye çalışıyorum ama o da açılmıyor. Kırk dokuzuncusu düzenlenen bir festivalde, Türkiye’nin en köklü film festivalinde artık bu tip sorunlar yaşanmamalı.
İçerik
Popüler Sinema, Altın Portakal'ın nabzını tutuyor: 1.Gün
Bu yıl 49. Kez yapılan seneye 50. yıla giriş yapacak olan Uluslararası Antalya Film Festivali her zaman ki gibi bol onur ödülleriyle açıldı. Açılış her yıl kanıksadığımız üzere Cam Piramitte yapıldı. Birçok basın mensubu arkadaşım gibi ben de açılışı ekran başında izlemeyi düşünüyordum ama sonra kararımı değiştirdim ve salonda yerimi aldım. Ömür Gedik konseri ve ödüllerle devam eden gecenin konsepti genel olarak durağandı.