İçerik
Bedenim şiddetine feda olsun!
1996 yılında Anthony Burgess’in Otomatik Portakal’ını oyunlaştırmak üzere toplaşmıştık. Amosferimiz harikaydı ve biz ‘tanrı bir Rock şarkıcısıdır’ diye kikirdeyecek kadar bıçaklı süt içmiştik! Yasaklı bir filmdi ve biz ne yapıp edip izlemiştik… Şiddetle harmanlanmış bir avuç gencin yazarın karısına yaptıkları, bu yazının konusunu tam olarak karşılamasa da zorbalıktan beslenen bir seks iması her yanına sinmiş bir filmdi sonuçta karşımızdaki… Antichrist elbet bizi bu filmlere çeken, o sularda neler olmuş dedirten… Gore (kanlı) ile seksi / pornoyu harmanlayan Trouble Everyday / Her Gün Başka Bir Bela aslında şiddeti kontrolsüz bir sevişme ateşiyle ortaya sürüyordu. ‘Yerim ben seni’ dedirten tarzda hem de… Çiftlerin doz aşımı, yamyamlık çizgisinde ilerliyor bu da bir nevi şiddet olarak kazınıyor hafızalara…
İçerik
Stanley Kubrick Öneriyor: İzlemeniz Gereken 14 Film
Usta yönetmen Stanley Kubrick'den mutlaka görmeniz 14 filmlik bir liste...
İçerik
Nasıl süper kahraman olunur?
Sinemanın büyülü dünyasında süper kahramanları izlerken hepimiz hayaller kuruyor, onlar gibi olsaydık neler yapabileceğimizin planlarını yapıyoruz. Süper kahraman mı olmak istiyorsunuz? Buyurun, birbirinden çeşitli yollar…
İçerik
Martin Scorsese 85 film öneriyor
Hollywood’un en etkili yönetmenlerinden biri olan Scorsese, Fast Company adlı derginin Aralık-Ocak sayısına verdiği röportajda kendisini en çok etkileyen filmleri listeledi.
İçerik
Çocuk rüyasıydı, sanat eseri oldu
“Pamuk Prenses’in Maceraları” ve “Pamuk Prenses ve Avcı”nın yaz sezonunda arka arkaya vizyona girmesini fırsat bilerek sinema tarihindeki peri masalı filmlerine bakış attık. Peki “Oz Büyücüsü”nden “Alis Harikalar Diyarı”ndaya uzanan ve arada fazlaca Avrupa’dan da destek alan süreçte neler olmuş?
İçerik
Tecavüz kaçınılmazsa filme çekelim…
Sinemacının cinselliği kullanışı bir hayli eski ve cazibeliyse, taciz ve tecavüzü anlatması da bir hayli eski, gerçekçi ve estetikten uzak… Tecavüz olunca işin ucunda bir de intikam duygusu oluyor.
İçerik
Aksiyon filmi çekebiliyor muyuz yoksa dekmancılık mı oynuyoruz?
Aksiyon filmleri sinemanın zanaatının öne çıktığı yapımlardır. Bu türün ihtiyacı olan teknik imkanlara henüz sahip olan sinemamızda bu tür örneklere rastlamak geçtiğimiz yıllarda pek mümkün değildi. Elbette Yeşilçam zamanlarından gelen imkansızlıklar içinde çekilmiş filmler vardır, hatta Cüneyt Arkın gibi bir aksiyon yıldızımız bile var ama elde tabanca, “vur, kır, dök”ten öteye gidemeyen, bir aksiyon filminin gerçek gerekliliklerini yerine getiremeyen işlerdi bunlar…
İçerik
Sinema ve Mitoloji
Mitoloji sinemaya aktarılırken genelde iki yol izleniyor. Ya doğrudan mitolojik hikayenin filmini çekmek ( Beowolf, Minatour, Clash of the Titans..vs.), ya da mitolojik hikayeyi çağdaş bir metne sokmak( Yüzüklerin Efendisi, Star Wars, Harry Potter, Percy Jackson, Narnia Günlükleri, Mumya…vs). Eskiden stop motion tekniğiyle sinemaya aktarılan mit karakterleri günümüz izleyicisi için inandırıcılıktan uzak kuşkusuz. Ancak efekt kullanımının kolaylaştığı ve daha gerçekçi sonuçlar verdiği günümüzde mitolojik yaratıklar ve kahramanların yeniden yaratımı daha kolay artık. Bu hafta vizyona giren Titanların Öfkesi'nden esin alarak sinema tarihinde kısa bir mitolojik yolculuğa çıkarmak istedik sizleri.
İçerik
Olgunlara uygun bir şablon
“Siyahlı Kadın”ın ve “Öbür Dünyadan”ın vizyon takviminde yer bulmasını fırsat bilerek, sinemada ‘hayalet filmi’nin alt-alt türü olarak bilinen perili ev filmlerine bakış attık. 60’larda Hollywood’da ‘A sınıf’ bir yükselişe geçmesinin ardından son 10 yılda dünyanın diğer ülkelerindeki dönüşümcü temsilleriyle dikkat çeken bu alanı masaya yatırdık.
İçerik
Türk sinemasında süper kahramanlar
Yeşilçam sürprizlerle doludur. Kendi imkânlarının çok ötesinde bir deli cesaretine sahip bu sektör, seyircinin “Türk Filmi ”ne olan hoşgörüsünü sonuna kadar sömürmüş ve ortaya bir sürü eğlenceli tuhaflık çıkarmıştır. Evet, bunlar “Süper kahraman” filmleridir.
İçerik
Polisiyeyi polisiye yapan alt tür
Bu hafta Michael Mann’in kızı Ami Canaan Mann’in “Teksas Ölüm Tarlası”nın vizyona girmesi ile birlikte yeniden aklımıza gelen seri katil filmi, suç filminin içinden kendine çıkacak yer arayan ve son 30 yılda bir türe dönüşen polisiyenin en çok başvurulan adresi. Biz de 1927’de ilk örneğini verdiği düşünülen bu alt türün “Boston Canavarı”ndan “Ejderha Dövmeli Kız”a uzanan tarihine kısa bir bakış attık.
İçerik
Sinemada Cazın Büyüsü!
İstanbul'da Temmuz ayına Caz festivali damgasını vurdu. Caz tutkunları için rüzgar gibi esen
festival, benim gibi çok anlamasa da caz ezgilerini dinlemekten keyif alanların da içini serinletti. Aklımıza caz düşmüşken, caz müziği üstüne yapılan filmleri anmasak olmazdı. Cazın sadece müzikal dokusuyla değil, gelişimi ve müzisyenlerinin sıra dışı hayatlarıyla da kendine has bir dünyası olması, sinemada karşımıza çokça ve farkı şekillerde çıkmasının da nedenidir. Sinemanın ilk sesli filminin “Caz Şarkıcısı” olması gibi, ırkçılığın had safhalara ulaştığı dönemlerde zenci müziği olarak anılan cazın hızla yükselmesi de ironiktir. Film müziği olarak kullanılsa da, film başlı başına caz üstüne kurulu olsa da, hatta içinde sadece adı geçse de; caz sinemada her zaman tutku ve dehayı temsil eder. Caz müzisyenlerini konu alan filmlerde genel olarak, uyuşturucu ve alkolün etkisindeki sıra dışı yetenekleri izleriz. Onlar enstrümanıyla bütün olmuş, sadece müziği yaratan değil, müzikle kendini yaratan insanlardır. Bir unsur olarak cazı kullanan filmlerde ise caz, saygı uyandırmanın bir yoludur. Bir Katilin Anotomisi (Anatomy Of A Murder/1959)'nde, avukat Paul'un zekası ve sıra dışılığının simgesi; Tetikçinin Gecesi (Colleteral)'da bir kiralık katil olan Vincent'in soğukkanlılığıyla işlenmiş zekasının göstergesidir. Caz festivalinden ilham alarak, caz tutkunları ve meraklıları için hem caz üzerine kurulu, hem de içinden caz geçen filmlerden bir seçme yaptık.
İçerik
Kayıplarını arayan sinema!
İnsanın kaybolma halleri; kendinden kaçma, toplumdan ve bulunduğu ortamdan uzaklaşma ve zorunlu olarak bilinmeyen bir yerde tutulma olarak çeşitlilik gösterir. Kendinden ve kendi gerçekliğinden kaçma durumu bir nevi ıssızlık içerir ki, bu yazının konusu olmaya fazlaca aday değil. Ama sosyal ve siyasal nedenlerle coğrafi bir kaybolmanın eşiğine gelmiş, gözaltında ya da işkencelerde yitip gitmiş ve yakınlarının içinde bulunabilme ‘umudu’ bırakmış halleri anlatan filmlerin peşindeyiz bu kez… Bulur muyuz bulmaz mıyız bilmeden bir umudun peşindeyiz biz de…
İçerik
Hayatı Film Olanlar
Dünya tarihine damgasını vuran özel isimler beyazperdeye nasıl aktarıldı?