İçerik
Türk Sineması Korkutuyor
Bu ay vizyona giren “Dabbe: Bir Cin Vakası” vesilesiyle, Türk sinemasında korkunun hangi sularda seyrettiğini ve ne ölçüde başarılı olduğunu irdelemeye çalışalım elimizden geldiğince…
İçerik
Batman'in "Bad Men"leri
"Kara Şövalye Yükseliyor" filmi tüm dünyayı kasıp kavururken, "Batman" in belalı düşmanlarından en zorlu beş tanesini sizler için seçtik...
İçerik
Akıl Hastanesi Filmleri
Bu ay “Cinnet Gecesi” ve “Tımarhane” gibi akıl hastanesi motifinin korkunun içine sokan filmleri izleyince, aklımıza takılan buradan çıkan formüller oldu aslında. Akıl hastanesi filmi de “Shock Corridor” ve “Guguk Kuşu” gibi saygı duyulan örnekler verse de sinemada çok başvurulan bir alan değil. Bunun sebebi şablonun büyük oranda kısıtlı alana sıkışması ve akıl hastası karakterlere yaklaşımıyla ahlaki açıdan tehlikeli boyutlara uzanması aslında. Son dönemdeki akıl hastanesi filmlerine bakınca ise bu sıkıntıları genelde ‘masalsı-fantastik’ bir dokunuşla bertaraf etmeye çabalayan üretimler görebiliyoruz.
İçerik
İnancın sineması
Ramazan başladı. Bu ilk günlerde dinimizin güzelliklerini, din kardeşlerimizin çektiği acıları anlatan filmleri size bir hatırlatmak istedik…
İçerik
Sinemanın Eşcinsel Yüzü
Eşcinselliği anlatan filmler ister gerçek hayattan uyarlansın ister kurmaca olsun, toplumsal baskının hedefinde olan, onun zorluğunu ve baskısını yaşayan kişi ve kişileri konu alıyor çoklukla. Beyazperdenin bu konuda engin bir deniz olduğunu o yüzden her filme ‘pembe ışık’ yakamadığımızı baştan söyleyelim…
İçerik
Psikiyatri seansının gerilimli formülü
Kapalı alanda sıkışmanın korkuda bir formül oluşturduğu söylenebilir. Bu durum da bu hafta vizyona giren “Uyarısız Şiddet: ATM” ile bir kez daha karşımıza çıkıyor. Peki sinema tarihi boyunca Alfred Hitchcock, Vincenzo Natali, Neil Marshall ve Mustafa Altıoklar gibi çeşitli isimlerin elinden geçmiş bu şablon, ne kadar aktif ve donanımlı?
İçerik
Kapitalizmin Maskesini Düşüren Filmler
Açıkçası bu öyle bir konu ki sayfalarca sürecek kadar film adı çıkarabilirim size. Fakat belirli bir kategori yapmamız lazım. Ben öncelikle bu dosyada belgesel filmlere yer vermedim. Daha çok sinemanın kurgusal yönünü kullanan yani yönetmenin ve oyuncuların kendi yaratıcılıklarıyla etki ettikleri filmleri aldım.
İçerik
Tarantino'nun Esin Kaynakları
Kuşkusuz ki, dünya sinema tarihinde seyircinin zihnini açan, janrları tazeleyen, türleri harmanlayan ve tüm bunları yaparken de, kendini yenilemeyi hiç ihmal etmeyen bir usta Quentin Tarantino… Filmografisindeki neredeyse tüm eserlerine başyapıt muamelesi gördürmeyi başarmış bir sinema doktoru.
İçerik
2000’ler Fransız sinemasına bakış
Yazın başlamasıyla birlikte neredeyse her hafta bir Fransız filminin vizyona girmesi tesadüf değil. Zira özünde çeşitli akımları ve entelektüel bilinci bulunduran ülke sineması, dünyada iz bıraktı. Ancak son dönemde daha ziyade 1998’de Gaspar Noé’nin “Herkese Karşı Tek Başına”yla yolunu açtığı Üçüncü Fransız Yeni Dalgası’nın izinde bir ‘auteur jenerasyonu’ oluşturmuş durumda.
İçerik
En İyi 10 “Baba”lık Filmi
Babalar günü dolayısıyla sinema tarihinde ilgi çeken 'baba"lık olgusu odaklı filmleri sizler için derledik...
İçerik
80’ler ve Yeşilçam: Mayolu, bikinili Seksi Kadınlarımız!
Daha önceki dosyalarımızda ele aldığımız gibi, Türk seks filmlerinin yıldız oyuncuları aşağı yukarı bellidir. 70′lerin bu lanetli sinemasının “pornocu” olarak hatırlanan ve aslında çok azı öyle olan başta gelen oyuncuları; Arzu Okay, Zerrin Egeliler, Melek Görgün, Feri Cansel, Mine Mutlu, Elif Pektaş, Necla Fide, Figen Han, Dilber Ay, Zafir Seba, Zerrin Doğan, Alev Altın, Meltem Doğan, Meltem Işık gibi isimlerdir.
İçerik
Sinemanın tadı tuzu!
Yemek kimisi, için bir ihtiyaç kimisi için de zamana yayılması, tadı çıkarılması ve emek harcanması gereken bir sanat… Tabii bu yemek yemenin herkes için öncelikli bir amaç olduğu gerçeğini değiştirmiyor… Sinema yemek mevzusuna, sofraya, mutfağa, yemek yiyebilmenin ve yiyememenin sosyo-ekonomik etkenlerine fazlasıyla el atmış durumda. Bu hafta vizyona giren Canavarlar Sofrası dolayısıyla biz de sofraya dalalım ve bu konuda çekilmiş filmlerin tadına bakalım istedik!
İçerik
Kesişen hayatlara özel formül
Jean Renoir’ın “Oyunun Kuralı” ile sinemaya merhaba dediği bilinen kesişen hayatlar filmi, Federico Fellini’den Emir Kusturica’ya Robert Altman’dan Rodrigo Garcia’ya uzanan bir çerçevede sinema belleğimizde iz bırakmıştır. 70’lerde felaket filmlerinin ana şablonunu oluştururken şimdilerde romantik-komedilerde de ‘işlev veren’ bu formül, geçtiğimiz cuma “Dikkat Bebek Var!” ile karşımıza çıktı.
İçerik
Türk Sinemasında Cinsellik ve Seks Furyası Filmleri
Türk sinemasının erotik yılları üzerine kapsamlı bir dosya...
İçerik
Sinemada 3D Teknolojisi: Kurtarıcı mı, kabus mu?
Avatar’la birlikte yükselen 3 Boyutlu (3D) sinema teknolojisi öyle bela, öyle istila edici bir şey ki, sağımız solumuz bu tekniğe göre çekilmiş ya da “Clash of the Titans” gibi sonradan 3D’ye devşirilmiş filmlerle doldu. Sezon gerçek bir “gözlüklü seyirciler” resmi geçidine dönüşecek çünkü hergün 3D olarak çekilmiş onlarca filmin haberi geliyor. Aklımıza takılan soru şu; ev sinemasının oldukça yüksek bir seyir zevki vaadettiği şu günlerde, 3D teknolojisi, toplu gösterim yapan sinema salonları için bir kurtarıcı mı, yoksa 7. sanat sinemayı hepten lunapark eğlencesine çeviren teknolojik bir güve mi?
İçerik
"Yenilmezler"de kim kimdir?
Son zamanların en çok konuşulan filimi "Yenilmezler"de kimin ne iş yaptığı, nereden geldiğini ayrıntılşı bir şekilde öğrenmek isteyenlerdenseniz, buyurun buradan...
İçerik
Yeni Meksika Sineması’na bakış
Güney Amerika sinemasında Brezilya ve Arjantin’in daha uzun tarihleri olsa da, Meksika da önceleri yıldız yetiştirme enstitüsü olarak görev yapmıştır. Ancak 90’larda ‘Yeni Meksika Sineması’ adıyla yükselişe geçen bir ekol doğuran ülke sineması, yedinci sanata auteur yönetmenler armağan etmiştir. Ben de ‘iki arada bir derede’ kalıp Kuzey Amerika ile Güney Amerika’nın eğilimlerini birleştiren Meksika’nın sinemaya yaklaşımını ele aldım.
İçerik
Ressamların sinema serüveni
Yakın tarihe kadar belli bir kesimin eğlence ve uğraş alanı olan resim, sıradan insanın hayatındaki yerini aldı. Mağara duvarlarında başlayan yolculuk,onca zamanı ve engeli aştıktan sonra şimdi (ironik olarak) sokak grafitilerinde devam ediyor. Herkesin diliyken, ayrıcalıklı bir kesimin zevk alanı haline gelen bütün sanatlar gibi, resim de dönüp dolaşıp, basit insanın dünyasına iade oldu.
İçerik
Bu Bond Hemşo Bond
Son James Bond filmi Skyfall Türkiye’de çekilince bizim için ayrı bir anlam kazandı. Adana ve İstanbul’daki çekimler gazette sayfalarında yer buldu. Biz de sizing için bütün James Bondları mercek altına aldık…
İçerik
Psikolojik dünyanın korkusal karşılığı
Atmosfer, tekinsiz öğeler ve sürpriz sonun üzerine giderken doğaüstü motiflerden uzak duran ve perili ev filmi ile akrabalık kuran bir alt tür. Gotik korku filmi Hitchcock’un “Rebecca”sı ile 1940’ta başladığı sinema yolculuğunu “Cinnet”, “Tiksinti”, “Büyü”, “Ölüm Provası”, “Küçük Kıyamet” ve haftaya vizyona girecek “Ölümün Sesi” gibi duraklardan geçerek sürdürüyor. En önemlisi de alt türün “Altıncı His” sonrası son 15 senede ‘canavar’ ve ‘hayalet’ gibi motiflerin saf dışı kalmasını takiben fazlaca korkunun uğrak temsilcisine dönüşmesi elbette.