İçerik
Sinemanın tadı tuzu!
Yemek kimisi, için bir ihtiyaç kimisi için de zamana yayılması, tadı çıkarılması ve emek harcanması gereken bir sanat… Tabii bu yemek yemenin herkes için öncelikli bir amaç olduğu gerçeğini değiştirmiyor… Sinema yemek mevzusuna, sofraya, mutfağa, yemek yiyebilmenin ve yiyememenin sosyo-ekonomik etkenlerine fazlasıyla el atmış durumda. Bu hafta vizyona giren Canavarlar Sofrası dolayısıyla biz de sofraya dalalım ve bu konuda çekilmiş filmlerin tadına bakalım istedik!
İçerik
Türk Sinemasında Cinsellik ve Seks Furyası Filmleri
Türk sinemasının erotik yılları üzerine kapsamlı bir dosya...
İçerik
Sinemada 3D Teknolojisi: Kurtarıcı mı, kabus mu?
Avatar’la birlikte yükselen 3 Boyutlu (3D) sinema teknolojisi öyle bela, öyle istila edici bir şey ki, sağımız solumuz bu tekniğe göre çekilmiş ya da “Clash of the Titans” gibi sonradan 3D’ye devşirilmiş filmlerle doldu. Sezon gerçek bir “gözlüklü seyirciler” resmi geçidine dönüşecek çünkü hergün 3D olarak çekilmiş onlarca filmin haberi geliyor. Aklımıza takılan soru şu; ev sinemasının oldukça yüksek bir seyir zevki vaadettiği şu günlerde, 3D teknolojisi, toplu gösterim yapan sinema salonları için bir kurtarıcı mı, yoksa 7. sanat sinemayı hepten lunapark eğlencesine çeviren teknolojik bir güve mi?
İçerik
"Yenilmezler"de kim kimdir?
Son zamanların en çok konuşulan filimi "Yenilmezler"de kimin ne iş yaptığı, nereden geldiğini ayrıntılşı bir şekilde öğrenmek isteyenlerdenseniz, buyurun buradan...
İçerik
Bu Bond Hemşo Bond
Son James Bond filmi Skyfall Türkiye’de çekilince bizim için ayrı bir anlam kazandı. Adana ve İstanbul’daki çekimler gazette sayfalarında yer buldu. Biz de sizing için bütün James Bondları mercek altına aldık…
İçerik
Psikolojik dünyanın korkusal karşılığı
Atmosfer, tekinsiz öğeler ve sürpriz sonun üzerine giderken doğaüstü motiflerden uzak duran ve perili ev filmi ile akrabalık kuran bir alt tür. Gotik korku filmi Hitchcock’un “Rebecca”sı ile 1940’ta başladığı sinema yolculuğunu “Cinnet”, “Tiksinti”, “Büyü”, “Ölüm Provası”, “Küçük Kıyamet” ve haftaya vizyona girecek “Ölümün Sesi” gibi duraklardan geçerek sürdürüyor. En önemlisi de alt türün “Altıncı His” sonrası son 15 senede ‘canavar’ ve ‘hayalet’ gibi motiflerin saf dışı kalmasını takiben fazlaca korkunun uğrak temsilcisine dönüşmesi elbette.
İçerik
Bedenim şiddetine feda olsun!
1996 yılında Anthony Burgess’in Otomatik Portakal’ını oyunlaştırmak üzere toplaşmıştık. Amosferimiz harikaydı ve biz ‘tanrı bir Rock şarkıcısıdır’ diye kikirdeyecek kadar bıçaklı süt içmiştik! Yasaklı bir filmdi ve biz ne yapıp edip izlemiştik… Şiddetle harmanlanmış bir avuç gencin yazarın karısına yaptıkları, bu yazının konusunu tam olarak karşılamasa da zorbalıktan beslenen bir seks iması her yanına sinmiş bir filmdi sonuçta karşımızdaki… Antichrist elbet bizi bu filmlere çeken, o sularda neler olmuş dedirten… Gore (kanlı) ile seksi / pornoyu harmanlayan Trouble Everyday / Her Gün Başka Bir Bela aslında şiddeti kontrolsüz bir sevişme ateşiyle ortaya sürüyordu. ‘Yerim ben seni’ dedirten tarzda hem de… Çiftlerin doz aşımı, yamyamlık çizgisinde ilerliyor bu da bir nevi şiddet olarak kazınıyor hafızalara…
İçerik
Stanley Kubrick Öneriyor: İzlemeniz Gereken 14 Film
Usta yönetmen Stanley Kubrick'den mutlaka görmeniz 14 filmlik bir liste...
İçerik
Nasıl süper kahraman olunur?
Sinemanın büyülü dünyasında süper kahramanları izlerken hepimiz hayaller kuruyor, onlar gibi olsaydık neler yapabileceğimizin planlarını yapıyoruz. Süper kahraman mı olmak istiyorsunuz? Buyurun, birbirinden çeşitli yollar…
İçerik
Çocuk rüyasıydı, sanat eseri oldu
“Pamuk Prenses’in Maceraları” ve “Pamuk Prenses ve Avcı”nın yaz sezonunda arka arkaya vizyona girmesini fırsat bilerek sinema tarihindeki peri masalı filmlerine bakış attık. Peki “Oz Büyücüsü”nden “Alis Harikalar Diyarı”ndaya uzanan ve arada fazlaca Avrupa’dan da destek alan süreçte neler olmuş?
İçerik
Aksiyon filmi çekebiliyor muyuz yoksa dekmancılık mı oynuyoruz?
Aksiyon filmleri sinemanın zanaatının öne çıktığı yapımlardır. Bu türün ihtiyacı olan teknik imkanlara henüz sahip olan sinemamızda bu tür örneklere rastlamak geçtiğimiz yıllarda pek mümkün değildi. Elbette Yeşilçam zamanlarından gelen imkansızlıklar içinde çekilmiş filmler vardır, hatta Cüneyt Arkın gibi bir aksiyon yıldızımız bile var ama elde tabanca, “vur, kır, dök”ten öteye gidemeyen, bir aksiyon filminin gerçek gerekliliklerini yerine getiremeyen işlerdi bunlar…
İçerik
Olgunlara uygun bir şablon
“Siyahlı Kadın”ın ve “Öbür Dünyadan”ın vizyon takviminde yer bulmasını fırsat bilerek, sinemada ‘hayalet filmi’nin alt-alt türü olarak bilinen perili ev filmlerine bakış attık. 60’larda Hollywood’da ‘A sınıf’ bir yükselişe geçmesinin ardından son 10 yılda dünyanın diğer ülkelerindeki dönüşümcü temsilleriyle dikkat çeken bu alanı masaya yatırdık.
İçerik
Cenk Demirkıran: "İzmir ile özdeşleşen bir festival haline getirme vizyonu ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz!"