İçerik
Kuyu / Her Köyün Bir Kuyusu Vardır
uyu'da Anadolu köylerinde sıklıkla anlatılagelen hikayeler aralara serpiştirilmiş. Prof.Dr. Özkul Çobanoğlu'nun "Türk Halk Kültüründe Memoratlar ve Halk İnanışları" kitabında derlenmiş olan "hamam" ile ilgili karşımıza çıkan inanışlar kısa film tadında bir hikaye ile araya serpiştirilmiş.
İçerik
The Umbrellas of Cherbourg / Cherbourg Şemsiyeleri
1960’lı yıllar dünyanın kabuk değiştirmeye başladığı sert yıllar olarak bilinir. Süre gelen soğuk savaş, buna ek olarak devam eden Vietnam Savaşı, J.F. Kennedy ve Martin Luther King suikastleri tüm dünyayı etkileyen öğrenci hareketleri, Cezayir savaşı, özgür cinsellik ve siyahi hakları protestoları akla gelen ilk olaylar. İşte The Umbrellas of Cherbourg’da bu olayların arifesinde ya da sonrasında ortaya çıkan bir yapım.
İçerik
Sen Benim Herşeyimsin – Aile olabilmek bu kadar zor mu?
Genel olarak absürt durum komedileri ve dramlarıyla izlediğimiz Tolga Çevik’in kızını ve oğlunu oynatması da film için büyük bir artı olmuş. Kızı Tuna Çevik’in şahane performansı zaten filmi alıp götürmüş
İçerik
İkinci Şans - Hayatta ikinci şansı hak eden herkese merhaba
“İkinci Şans, hayattan ikinci bir şans isteyenlere güzel bir yardım; bir yandan da romantik komediye doymak isteyenlere güzel bir öneri…”
İçerik
Fantastic Beasts and Where To Find Them - Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar?
Bu arada Fantastic Beasts and Where To Find Them, fantastik yaratıklar ve onları nerelerde bulabileceğimiz anlamına geliyor fakat maalesef filmin isminde yaratıklar canavarlar olarak çevrilmiş, filmdeki yaratıkların birer canavar olduğunu düşünmüyorum şahsen.
İçerik
Ingrid Bergman in Her Own Words – Hüzünlü Yıldız Ingrid Bergman
Bergman’ın özel hayatı çerçevesinde sinema kariyerine de değinen belgesel, rol aldığı filmler ve birlikte çalıştığı isimlerle ilgili küçük detaylara da yer veriyor. Ama çok yönlü bir filmografiye sahip olan bir oyuncuya göre sinema tarihi açısından yetersiz bir belgesel olduğunu da söylemek gerekir.
İçerik
BLOOD FATHER - Kan Bağı
Başta da belirttiğim gibi aslında oldukça standart bir film Blood Father. Mel Gibson olmasa ATV ya da Show TV'de gece yarısı gösterilmeye başlanan vasat aksiyon filmlerine oldukça yakın.
İçerik
Where to Invade Next - Şimdi Nereyi İşgal Edelim?
Where to Invade Next filminde İtalya, Fransa, Almanya, Finlandiya, İzlanda gibi belirli bir refah seviyesine ulaşmış Avrupa ülkelerine ağırlık verilse de Tunus’a da giderek kendi içinde dengeli bir tutum sergilemeyi başarıyor. Ama tahmin edileceği üzere Michael Moore’un Türkiye’den çalabileceği bir sistem yok maalesef.
İçerik
THE LIVES OF OTHERS – Başkalarının Hayatı
Film, ne kadar siyasi bir taşlama amacı taşımasa da aslında çok önemli bir meseleye parmak basmaktan geri kalmıyor. Sosyalizm dönemindeki demokratik bir Almanya’yı konu edinen Das Leben der Anderen, Nazizm’in hala etkisinden çıkamamış ve sert politik çizgisini devam ettirmektedir.
İçerik
DE PALMA - Her Türün Adamı Brian De Palma
Çektiği ilk kısa metraj filmden son filmi Passion (Öldüren Tutku, 2012)’a kadar bütün çalışmaları hakkındaki detayları, yönetmenin kendisinden dinlemek, izleyicide otobiyografik ve daha gerçekçi bir tat bırakıyor.
İçerik
JUST ANOTHER LOVE STORY-Başka bir aşk hikayesi
Filmin anlatıcı faktörünü göz önünde bulundurduğumuzda, klasik kara filmler havasında başlayan Just Another Love Story’in, karakterleri tanıma aşamasında modern dünyanın dayattığı rolleri oynamak zorunda kaldığımız yeni kara filmleri (neo noir) de hatırlattığını görüyoruz.
İçerik
WHEN MARNIE WAS THERE - Marnie Oradayken
Filmin açılışı ile seyreden ilk bölümünde, Ghibli'nin diğer filmlerinin çoğunun aksine gerçek dünyadan bir melodram ile karşı karşıya kalır izleyici. Miyazaki ya da Takahata'nın animelerindeki gibi fantastik bir masal değil, içinde yaşadığımız kargaşa halinde dünyanın bir anlatısıdır söz konusu olan.
İçerik
İÇİMDE AKAN NEHİR - Her nehir kendi denizini arar
Bu arada film, Kültür Bakanlığı ve Hazar tanıtma enstitüsü desteği ile çekilmiş. Şanssızlığı ise, birçok filmin yaşadığı gibi dağıtım sorunu.
İçerik
İnsanoğlunun aptallığının altını çizmek!
Spike Jonze’u sevenler derneği kursak, sinema camiasından çok üye toplarız büyük ihtimalle.
İçerik
İnsan her yerde ve her zaman insan
Fragmanıyla bile büyük sansasyon yaratan Bulut Atlası-Cloud Atlas bu hafta vizyonda. Birçok sinemaseveri hayalkırıklığına uğratsa da tam bir görsel şölen. Bayram tatili için doğru bir tercih…
İçerik
Her Çözüm Yeni Bir Sorun Doğurur
65. Cannes Film Festivali’nin “özel gösterimler” bölümünde yer aldıktan sonra Türkiye prömiyeri 19. Uluslararası Altın Koza Film Festivali’nde gerçekleştirilen Cennetteki Çöplük, bu Cuma vizyona giriyor.
İçerik
Köpek Max herkesi dostluğa çağırıyor…
Murat Şeker’in yönettiği Akıllı Köpek Max’in çekimleri için enfes doğasıyla bizi ağırlayan Bozcaada’daydık… Şeker’in Bozcaada hayranlığı bir yana filmi neden Bozcaada’da çektiğini adaya iner inmez anladım. Taşrada geçen, daha doğrusu doğanın içinde bir çocuk ve köpek arkadaşlığını en iyi anlatabilecek mekan seçilmişti. Şeker’de bu konuda haklı olduğumuzu, hikayenin tam da bu topraklara yakıştığını belirtti. ‘Şehirde çekilecek bir film değil Max’ , binaların arasında değil, açık arazide, doğada geçmesi gerekiyordu mutlaka. Ama İstanbul sahneleri de var…’
İçerik
Paralı herifler, çocuk gelinler...
Dilsiz bir gece... Dışarıda kanlı bir çarşaf bekleyen akbaba, pardon akraba, içeride kız çocuğuyla, ihtiyar adamı buluşturan bir dram, yani gerdek odası... Lanet başlık parası, körpe beden pazarı... Böyle gelmiş, böyle gider diyenler, vicdansız olmayı gelenek belleyenler, çocukları gelin edenler... Evet, çocuk gelinler gibi gerçekliği oranında yakıcı bir konuyu, kurgulayıp beyazperdeye taşıyan "Lal Gece", hani neredeyse tamamı bir odada geçse dahi, etkileyiciliğinden herhangi bir şey yitirmeyen bir seyirlik, özetle... Ötesinde Reis Çelik'in şu ana dek çektiği en iyi film bu, hiç şüphesiz. Ve resmen oyunculuk gösterisi yapan İlyas Salman gibi bir ustayı, 24 yıl sonra sinemayla tekrar buluşturduğu için seyretmeye ve seyrettirmeye değer.