İçerik
American Honey / Acı tatlı bir büyüme hikayesi
Film bireysel bir hikâye anlatıyor gibi görünse de içeriğiyle Amerikan toplumuna ışık tutma özelliği gösteriyor ve gereğinden fazla şişirilmiş Amerikan Rüyası balonunu sorguluyor. Bu balonu daha giriş sekansında patlatan Arnold, sonrasında mizacını yumuşatıyor.
İçerik
The Wailing - Kara Büyünün Güney Kore Hali
Hong-jin Na’nın korku türüne adım atmasının ses getiren bir giriş olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü The Wailing korku türünde şimdiye kadar üretilmiş neredeyse bütün ögeleri bünyesinde barındırıyor. Şeytan çıkarma, slasher, vampir, zombi ve hayalet bunlardan bir kaçı.
İçerik
Azem 4- Alacakaranlık – Büyünün Diyeti Er Geç Ödenir
Filmin hikayesi yaratıcı olacakken senaryonun zayıflığı ve gereksiz birçok sahnenin bulunması, filmi izleyici açısından sıkıcı bir hale getiriyor. Hatırlatmaya yönelik kısa olarak geçiştirilmesi gereken sahneler gereksizce uzun uzun ve tekrar tekrar gösteriliyor.
İçerik
ÜÇ HARFLİLER 3: KARA BÜYÜ- BİR ANNENİN HIRSI, İKİ KADININ KÂBUSU
Film, Türk korku sinemasının son zamanlardaki örnekleriyle kıyaslanamayacak kadar başarılı olmasına karşın, senaryosu Mestçi'nin diğer çalışmalarına göre oldukça basit ve onların bir anlamda kolajı gibi kalıyor.
İçerik
AZAZİL 2: BÜYÜ - Büyü tutmuyor, cin çıkmıyor
Filmin açılış sahnesinde yer alan ve seyircileri karşılayan cin çıkarma sahnesi, filmin geneli göz önüne alındığında, korku dozunun en yüksek olduğu tepe noktasını oluşturuyor.
İçerik
PAN- Hiç Büyümeyen Öykü
Peter Pan’in orijin hikayesinden beklentimiz, onun da diğer yetimler gibi normal bir çocuk olduğu, uçmasını sağlayanın peri tozu ve inanç olduğu, büyümeyi reddettiği ve yetim çocukları kurtarması olabilirdi.
İçerik
ANT-MAN - Büyümüş de küçülmüş
Ant-Man, Spider-Man serisi ve Guardians of The Galaxy tadında, onlar kadar hoş vakit geçirten bol esprili ve komedi ağırlıklı görülmeye değer bir Marvel filmi.
İçerik
COLT 45 - Büyük Tuzak
Komploya kurban gitme, kötülerle aynı tarafta olmaya zorlanma, polis teşkilatı içinde ki ihanetler gibi yer alan klişeleri düşünecek olursak, senaryoda yaratıcılık konusundaki eksiklikler fazlasıyla göze çarpıyor.
İçerik
BIG GAME - Büyük Oyun
Hikaye aynı Olympus Has Fallen’da olduğu gibi Big Game’de de Amerikan başkanının saldırıya uğraması üzerinden ilerliyor.
İçerik
Kırımlı: Uğruna öldüğü şeyin büyüklüğüdür insanı ölümsüzleştiren…
Cengiz Dağcı’nın Korkunç Yıllar adlı kitabından beyazperdeye uyarlanan Kırımlı’da, Sadık Turan adlı bir Kırım Türkü (aynı zamanda teğmen) İkinci Dünya Savaşı’nın patlak verdiği sıralarda Nazilere karşı savaşırken esir düşüyor ve emrindeki birkaç askeriyle birlikte ‘’Uma Esir Kampı’’nda görmediği zulüm ve haksızlık kalmıyor.
İçerik
“BÜYÜ DE BABAN SANA…”
19. Altın Koza Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması’na başvuran kısa filmleri izlemek üzere 7-8 Ağustos’ta ön jürinin diğer üyeleri Selim Demirdelen ve Asiye Dinçsoy’la buluştuk. İzledikçe hevesim kırıldı, izledikçe aklıma onlarca soru düştü, izledikçe biraz hayat benden soğudu, biraz ben hayattan soğudum... Ama daha çok üzüldüm ve korktum.
İçerik
GOD vs EVIL - Tanrı ile Şeytanın ezeli savaşı
Doğaüstü korkularda mutlaka şeytaniliğin karanlığı yani kötü doğaüstü güçler ile Tanrı’nın ışığının yani iyi doğaüstü gücün çatışması konu edinilmektedir.
İçerik
Sinemacıyım ve en büyük hobim müzik!
Kimisi gitar çalıyor, kimisi klarnet ya da armonika. Hepsinin ortak noktası ise, en büyük hobileri, arzuyla bağlandıkları müzik.
İçerik
HASAN KARACADAĞ FİLMLERİ
Hasan Karacadağ'ın filmlerinde görünen cinler, insanın kötü sureti konumunda yaratılmış cinler olup, filmdeki karakterlerin delirmesini, halk deyimiyle cinlenmesini sağlıyor. El-Cin filminde ise kızına zarar verenlerden intikam almak için halk inançlarından esinlenerek tasarlanmış; tanıdık kişilerin suretine bürünen, yılan şeklinde bir cin kullanılmış.
İçerik
Oscar alamayan 10 büyük Hollywood Yıldızı!
Amerikan sinemasının ve dünyanın en büyük sinema ödüllerinden biri olarak kabul edilen "Akademi Ödülleri"nde bir türlü başarıya ulaşamamış, Oscar Heykelciğiyle teşekkür konuşması yapamamış 10 Hollywood yıldızını sizin için derledik.
İçerik
Sinemada Sihir ve Büyücülük!
Büyü ve sihir mefhumu, sinema tarihinin ara sıra da olsa, beslendiği önemli kaynaklardan… İnanırlılık konusunda insanları ikiye bölen bu doğaüstü kavramlar, sinemaya nasıl hizmet ediyor?
İçerik
Türk Sineması Korkutuyor
Bu ay vizyona giren “Dabbe: Bir Cin Vakası” vesilesiyle, Türk sinemasında korkunun hangi sularda seyrettiğini ve ne ölçüde başarılı olduğunu irdelemeye çalışalım elimizden geldiğince…
İçerik
Sinemada Cazın Büyüsü!
İstanbul'da Temmuz ayına Caz festivali damgasını vurdu. Caz tutkunları için rüzgar gibi esen
festival, benim gibi çok anlamasa da caz ezgilerini dinlemekten keyif alanların da içini serinletti. Aklımıza caz düşmüşken, caz müziği üstüne yapılan filmleri anmasak olmazdı. Cazın sadece müzikal dokusuyla değil, gelişimi ve müzisyenlerinin sıra dışı hayatlarıyla da kendine has bir dünyası olması, sinemada karşımıza çokça ve farkı şekillerde çıkmasının da nedenidir. Sinemanın ilk sesli filminin “Caz Şarkıcısı” olması gibi, ırkçılığın had safhalara ulaştığı dönemlerde zenci müziği olarak anılan cazın hızla yükselmesi de ironiktir. Film müziği olarak kullanılsa da, film başlı başına caz üstüne kurulu olsa da, hatta içinde sadece adı geçse de; caz sinemada her zaman tutku ve dehayı temsil eder. Caz müzisyenlerini konu alan filmlerde genel olarak, uyuşturucu ve alkolün etkisindeki sıra dışı yetenekleri izleriz. Onlar enstrümanıyla bütün olmuş, sadece müziği yaratan değil, müzikle kendini yaratan insanlardır. Bir unsur olarak cazı kullanan filmlerde ise caz, saygı uyandırmanın bir yoludur. Bir Katilin Anotomisi (Anatomy Of A Murder/1959)'nde, avukat Paul'un zekası ve sıra dışılığının simgesi; Tetikçinin Gecesi (Colleteral)'da bir kiralık katil olan Vincent'in soğukkanlılığıyla işlenmiş zekasının göstergesidir. Caz festivalinden ilham alarak, caz tutkunları ve meraklıları için hem caz üzerine kurulu, hem de içinden caz geçen filmlerden bir seçme yaptık.
İçerik
"Beklentiniz ne kadar büyük olursa hayal kırıklığınız da o kadar büyük olur"
Yılın filmi Tepenin Ardı sonunda izleyiciyle buluşuyor. Filmin yönetmeni, senaristi yani herşeyi Emin Alper ile konuştuk. Genelde film üzerine ama otorite ile ilgili Türk insanının problemi üzerine güzel bir sohbet yaptık. Banu Fotocan da filmin tek kadın karakteri olarak bu sohbette kadınların sesi oldu...