Film
Uyarısız Şiddet: ATM
Bir parti çıkışı David, hoşlandığı Emily'yi eve bırakmayı teklif eder. Corey ile birlikte üçü yolda giderlerken para çekmek için bir ATM'ye uğrarlar ve tam yola devam edecekleri sırada esrarengiz bir adamın dışarıdan onları izlediklerini fark ederler. Yüzü görünmeyen adamın görünüşünden tedirgin olan 3 arkadaş dışarı çıkmakta tereddüt ederler ve o dakikadan sonra içinde bulundukları ATM kulübesine kilitli kalarak ardı ardına işlenen cinayetlere tanık olurlar. Kaçma çareleri aradıkça daha çok tuzağa düşeceklerdir; sıra onlara da gelecektir...
Film
Şiddetin Tarihçesi
Tom Stall, Indiana’nın Millbrook adlı küçük bir kasabasında avukat karısı ve iki çocuğuyla mutlu ve sakin bir hayat yaşamaktadır. Bu ideal yaşam, Tom’un, bir gece, restoranında gerçekleşen soygun girişimini engellemesiyle paramparça olur. Tehlikeyi önceden hisseden Tom, harekete geçmiş ve müşterilerini kurtarmış ama kendini savunurken iki kanun kaçağını öldürmüştür.
İçerik
Tarantino: "Kölelere şiddet bin beterdi!"
Amerikalı yönetmen Quentin Tarantino, yeni filmi “Django Unchained”deki şiddetin, bir dönem kölelere uygulanandan daha fazla olmadığını vurguladı.
İçerik
Altın Portakal’da Şiddetin Renkleri Sergisi
Kadına yönelik şiddeti konu edinen “Şiddetin Renkleri” adlı sergi, 8 Ekim 2012 Pazartesi günü saat 11.00’de Muratpaşa Belediyesi sergi alanında Altın Portakal izleyicisiyle buluşacak.
İçerik
Ünlü kadınlardan şiddete hayır!
Sinema, televizyon ve medya dünyasının önde gelen kadınları, şiddete hayır demek için Cemil Ağacıkoğlu'na poz verdi...
İçerik
9,6 şiddetinde adrenalin!
Deprem öldürmez binalar öldürür muhabbetinin canlı kanlı örneğini izleyebileceğiniz, başından sonuna dek süren adrenalin patlaması yaşatan ve hatta bu konuda Mad Max ile yarışabilecek çizgide olan “San Andreas Fayı” vizyonda.
İçerik
Fury: Tarih Şiddetli, İdealler Barışçıl!
Daha çok yozlaşmış karakterler nezdinde polisiyeler çeken David Ayer’ın yeni filmi ‘’Fury’’, filmle aynı adı taşıyan bir tankın komutanlığını yapan ‘Wardaddy’ lakaplı Don ve emrindeki 4 erinin İkinci Dünya Savaşı’nın son günlerinde yaşadıkları anları, Nazi ordularına karşı olan mücadelelerini tank etrafında (gerek içinde, gerek cephe safhasında ) anlatan rafine bir savaş filmi.
İçerik
Bedenim şiddetine feda olsun!
1996 yılında Anthony Burgess’in Otomatik Portakal’ını oyunlaştırmak üzere toplaşmıştık. Amosferimiz harikaydı ve biz ‘tanrı bir Rock şarkıcısıdır’ diye kikirdeyecek kadar bıçaklı süt içmiştik! Yasaklı bir filmdi ve biz ne yapıp edip izlemiştik… Şiddetle harmanlanmış bir avuç gencin yazarın karısına yaptıkları, bu yazının konusunu tam olarak karşılamasa da zorbalıktan beslenen bir seks iması her yanına sinmiş bir filmdi sonuçta karşımızdaki… Antichrist elbet bizi bu filmlere çeken, o sularda neler olmuş dedirten… Gore (kanlı) ile seksi / pornoyu harmanlayan Trouble Everyday / Her Gün Başka Bir Bela aslında şiddeti kontrolsüz bir sevişme ateşiyle ortaya sürüyordu. ‘Yerim ben seni’ dedirten tarzda hem de… Çiftlerin doz aşımı, yamyamlık çizgisinde ilerliyor bu da bir nevi şiddet olarak kazınıyor hafızalara…