Popüler Sinema

Paylaş
Dosyalar

Tek mekanda geçen 7 film!

Tek mekanda geçen 7 film!

ROPE - ALFRED HITCHCOCK (1948)

Senaryosunu Hume Cronyn ve Arthur Laurents'in Patrick Hamilton'ın Rope's End (İpin ucu) adlı tiyatro eserinden adapte ederek yazdıkları filmin yapımcısı ve yönetmeni Alfred Hitchcock'tur. Filmin başlıca rollerinde James Stewart, John Dall, Farley Granger ve Cedric Hardwicke oynamışlardır. Gerçek bir olaya dayanan film 1924 yılında Chicago Üniversitesi'nde okuyan Leopold ve Loeb adlı iki öğrencinin sınıf arkadaşlarını katletmeleri olayından esinlenilmiştir. Filmde aynı evde yaşayan iki gencin filozof Nietzsche'nin bir felsefi düşüncesinden etkilenerek bir arkadaşlarını iple boğup öldürmeleri ve cesedini evde saklayarak bir parti vermeleri, bu partide üniversiteden hocalarını bir şekilde zekaları ile etkilemeye çalışmaları anlatılmaktadır.

 

 

Film Hitchcock'un ilk renkli filmidir. Tek bir mekânda geçer ve kesintisize yakın çekim tekniği ile tiyatrovari bir havası vardır. Yönetmen Alfred Hitchcock, biçim ustalığının en önemli örneklerinden biri olan bu filmde "kesintisiz çekim" de diyebileceğimiz değişik bir teknik uygulamıştı.Bilindiği gibi filmlerde onlarca saat uzunluğunda çekilmiş ham sahneler kurgu masasında uygun parçalara ayrılarak yeniden bir araya getirilirler, gereksiz sahneler atılır diğerleri de farklı sıralarda birbirine eklenerek filme çok daha farklı bir anlam kazandırabilir. Bu filmde ise Alfred Hitchcock çekimde kullanılan kameraların alabildiği en fazla uzunluktaki filmi (300 metre veya 10 dakika) hiç ara vermeden sonuna kadar çekiyordu. İkinci makaraya geçişleri de boşluk hissedilmemesi için oyunculardan birinin sırtına veya bir sütunun karanlığına denk getiriyordu.Böylece planlar birbirine görünmez bir şekilde bağlanıyor ve filmin tek planda çekildiği hissini ve tiyatrovari havasını veriyordu.Filmde 10 makara çekim yapılmıştı.Yani filmde bilinen anlamda bir kurgu yoktur. Bu tekniğin, henüz kurgu diye bir kavramın sadece sinema dünyasındaki insanlar tarafından farkına varıldığı bir devirde, yani 1948 yılında uygulanmış olması Hitchcock'un sinema seyircisini değil de entelektüel sinema çevresini etkilemek için bunu yapmış olduğunu akla getirmektedir.

 

 

 

12 ANGRY MEN –SIDNEY LUMET (1957)

12 Öfkeli Adam, Sidney Lumet'in yönettiği 1957 ABD yapımı drama filmidir. Reginald Rose'un aynı adlı oyunundan uyarlanan film bir duruşmada bir jüri üyesinin diğer on bir jüri üyesini şüphelinin suçsuz olduğu konusunda, makul şüphe temelinde, ikna etme çabaları hakkındadır. Film neredeyse sadece bir set kullanılarak çekilmiş olma özelliği ile dikkate değerdir. Filmin başında ve sonundaki üç dakikalık gösterim süresi ve bitişikteki lavabo sahneleri dışında bütün filmde mekân olarak sadece jüri odası kullanılır. "12 Öfkeli Adam" ayrıca Sidney Lumet'in yönettiği ilk filmdir.

 

İki jüri üyesinin mahkeme binasından ayrılmaları esnasında birbirlerine isimlerini söylemeleri dışında filmde hiç isim kullanılmaz. Davalı "çocuk", tanıklar da "yaşlı adam" ve "karşı sokaktaki kadın" şeklinde anılır.

 

"12 Öfkeli Adam", 2007 yılında Amerika Birleşik Devletleri Kongre Kütüphanesi tarafından "kültürel, tarihi ve estetik olarak önemli" filmler arasına seçilerek ABD Ulusal Film Arşivi'nde muhafaza edilmesine karar verilmiştir.

 

 

TAPE – RICHARD LINKLATER (2001)

Üç kişi etrafından dönen film Lansing, Michigan’daki, Vince tarafından tutulan bir otelin 19 numaralı odasında geçiyor. Lise yıllarından beri bir araya gelmemiş olan 2 arkadaş, değişken ruhlu, hırçın, uyuşturucu satan Vince ve belgesel yapımcısı Jon bu odada buluşarak geçmiş günleri yad ederler. Ancak sohbet öyle bir noktaya glir ki diyalogların boyutu değişir. Jon, zamanında, Vince’ın eski kız arkadaşı Amy’e tecavüz etmiş olma olasılığını itiraf eder. Bu sırada Vince konuşulanları kayda almaktadır. Bir süre sonra Amy de aralarına katılır. O andan itibaren başka bir dalga gelmiştir konuşmaların seyrine. Kimin anlattığı hikayenin, ne kadar gerçek ve ne kadar kurgu olduğunu çözmek epey bir çaba gerektirecektir şüphesiz. 

 

 

 

ALL IS LOST – J.C. CHANDOR (2013)

Margin Call'un yönetmeni J.C. Chandor'ın senaryosunu yazıp yönetmenliğini yaptığı filmin başrolünde usta sinemacı Robert Redford bulunuyor.

 

Hint Okyanusu'nda tek başına gezinti yapan bir adam, yatının bir gemi konteynırına çarpması üzerine bilincini kaybeder. Uyandığında bilinci yerinde değildir ve kazayı yavaş yavaş hatırlamaya başlar. Telsiz, radyo ve navigasyon ekipmanını kaybetmiştir ve vahşi bir fırtınanın tam ortasında kalmıştır. Teknik donanımları olmadan bir hiç olan adam direnişi ve tecrübeli denizcilik geçmişi sayesinde hayatta kalacağına inanmaktadır. Okyanusun ve dalgalarının sesine kulak verir ve planlarını bu dalgalara göre yaparak yakınlarından bir geminin geçmesini dilemeye başlar. Ancak bu direniş hali zannettiği kadar kolay olmayacaktır. Zira okyanus son derece tehlikeli köpekbalıklarıyla doluyken doğal kaynakları da tükenmek üzeredir.

 

 

LOCKE – STEVEN KNIGHT (2013)

Tom Hardy'nin başrolünde yer aldığı film tek mekanda, Ivan Locke karakterinin arabasında geçiyor. Bu iddialı yapımın yönetmen koltuğu ise Hummingbird filmiyle ilk yönetmenlik deneyimini gerçekleştiren senarist Steven Knight bulunuyor.

 

Bir yapı şirketinde yönetici olan ve başarılı bir kariyere sahip olan Ivan Locke, iki çocuğu ve karısıyla birlikte sorunsuz bir hayat sürmektedir. Bu gidişat aldığı bir haberle son bulur. Arabasıyla çıktığı yolda kendini, hayatını ve sahip olduğu her şeyi sorgulamasına yol açan bu haberin ağırlığıyla mücadele ederken bir yandan da işiyle ilgili bir krizle uğraşmaktadır. Şirketi oldukça zarara sokabilecek bu krizi soğukkanlılıkla çözmeye çalışır. Ama yalın ve basit çözümler ve hiç kaybetmediği süküneti karşı tarafı sakinleştirmeye yetmez. Ivan Locke o telefon konuşması sırasında kariyerinin ve hayatının en zorlu sınavıyla karşı karşıya gelir. Arabasının içinde, kısa bir süre içerisinde gerçekleşecek olan felaketi durdurmak için zamana karşı koyma mücadelesi başlar. Öte yandan da tek başına çıktığı yolculukta kendi geçmişiyle de bir hesaplaşma içine girer. 

 

 

 

PANIC ROOM – DAVID FINCHER (2002)

Panik Odası, yönetmenliğini David Fincher'ın yaptığı ve başrollerini Oscar'lı aktris Jodie Foster ve Forest Whitaker'ın paylaştığı 2002 yapımı film.

 

Meg Altman, Manhattan'a yeni taşınmıştır ve ev aramaktadırlar.Kendilerine göre biraz büyük de olsa oldukça hoş bir eve taşınırlar.Bu evin özelliği 'Panik Odası' denilen ve kriz durumlarında,içinde birkaç kişiyi bir süre boyunca hayatta tutacak teçhizata sahip olan bir odaya sahip olmasıdır.Anne ve kız akşam eve yavaş yavaş yerleşirken 3 hırsız evin hala boş olduğunu zannederek evi soymaya gelir.Anne ve kız telaşla panik odasına saklanır.Ancak hırsızların almak istediği şey de panik odasındadır. 

 

 

 

DEVIL - JOHN E. DOWDLE (2010)

Gökdelenler, dev binalar, klostrofobi ve "kapatılmışlık hissi", özellikler seksenler-doksanlar hattında üretilen bir çok filmin de ana konusu olarak kullanılagelen temalar olarak dikkat çekiyor. İşte 2010 yılında çekilen "Devil" da benzer bir durumdan hareketle göğe yükselen dev apartmanların içindeki kuşatılmış bireyin korkularına değiniyor. Bir grup insan bir gökdelenin asansöründe mahsur kalır, buraya kadar tek sorun bu gibi görünse de aralarında bir kişinin şeytan olduğunu henüz bilmiyorlardır. 

 

John Erick Dowdle’ın yönetmenliğinde, M.Night Shymalan’ın  yapımcılığındaki film asansör fobisi olanların uzak durması gereken yapımlardan. 

YORUMLAR

Ziyaretçi Gönder

Gezinti

İletişim
Bize Yazın:


Gönder Max. 1000 karakter
Populer Sinema: #txt
Mesaj Gönder:
Gönder Max. 1000 karakter