İçerik
İşçi mahallesinde aksiyon ve güldürü
1978 doğumlu Katherine Heigl, "Grey's Anatomy" dizisindeki başarısı bir yana, asıl, Judd Apatow filmi "Kaza Kurşunu "ndaki (Knocked Up)rolüyle, aynı karakterin, nasıl sempatik ve seksapel, hem komik ve hem hüzünlü, hem deli dolu ve hem de saf olabileceğini, tüm bu özellikleri ne denli sorunsuzca kombine edebileceğini gösterdi. Belki çok ayrıksı karakterler için uygun değil ancak mükemmel bir çekicilikle, kendine uygun yazılmış hikâyeleri sırtlayıp götürebiliyor.
İçerik
Üvey anne mi, üvey evlat olmak mı zor?
Can’ı Antalya Film Festivali’nin yarışmalı bölümünde izledim, aslında Antalya’nın ya da diğer festivallerin 'festival filmi' filmi mantığını kırmaya müsait bir anlatım içeriyordu, Selen Uçer’in performansı bana göre başarılıydı ama bazı şeyler düşündüğünüz gibi olmaz. (Jüri Özel Ödülleri geldi tabii Antalya ve Sundance’ten… )
İçerik
Bir beden, bin neden...
Vahşi kapitalizm, sanal çağ ile kolkola, günümüz insanını giderek makineleştiriyor, yozlaştırıyor, tüm duyarlılıklardan ve güzelim erdemlerden arındırıyor. Adeta soyuyor, üryan ediyor. Hele kadınlar... Ya şişman, yaşlı, çirkin gibi sıfatlarla aşağılıyor, ya da genç, güzel, seksi diyerek metalaştırıyor. Artık insan kaynak, kadın hammadde, insanlık desen hak getire...
İçerik
Her seyirciye göre kahramanımız mevcuttur!
Dünyanın, 'Marvel evreni'nde karşı karşıya kaldığı yeni tehlike şu: Evrendeki dünyaya uzak Asgard'ın gururlu prensi / savaşçısı, olağanüstü güce sahip çekiciyle dolaşan Thor'un (Chris Hemsworth) üvey kardeşi Loki (Tom Hiddleston), insan denilen türün kendi önünde eğilmesini sağlamak için planını uygulamaya başlayacak...
İçerik
Canavar Paris'in çatılarında zıplıyor
Baştan söyleyeyim, Pariste Bir Canavar kesinlikle çocuklara göre bir animasyon filmi değil. Sevimli olmaya çalışıyor ama macera, karakterler ve tüm film boyunca yapılan yetişkin esprileri asıl hedefin yaşını, başını almış canlandırma sineması meraklısı seyirci olduğunu düşündürüyor.
İçerik
O ateş bizi de yaksaydı keşke!
Gülün Bittiği yer, Sözün Bittiği Yer ve Ateşin Düştüğü Yer… Farklı zamanlara, farklı sosyal durum ve insanlara vurgu yapan üç film, bir üçleme… Gülün Bittiği yer 12 Eylül’e ve o dönemde işkence gören ve sonrasında erkekliği kaybettiğini düşünen bir gencin psikolojisine odaklıydı. Umudun Bittiği Yer hasta oğlunu kurtarmak için helak olan bir babanın dramını anlatıyordu.
İçerik
Sürüsüne bereket süper kahramanlar ordusu
Yenilmezler – The Avengers sonunda vizyona giriyor. Geçen hafta ABD’de gişe rekoru kırarak vizyon macerasına başlayan Marvel’in süper kahraman ordusu The Avengers tam bir şölen...
İçerik
Kuzgun'u Poe'nun peşini bırakmıyor
Amerikan edebiyatının en önemli isimlerinden Edgar Allan Poe, kısa hikâyelerinden yola çıkılarak çekilen polisiye gerilim filmi Kuzgun’la beyazperdede.
İçerik
İstanbul'un tabutuna çivi çakmak
Film Osmanlının son döneminden başlayarak İstanbul’un gelişimini anlatıyor. Gelişim belki uygun kelime değil çünkü 1950’lerden başlayarak bir şeyler fena halde ters gidiyor. Tramvay raylarının sökülmesi ve yolların otomobil kullanımına yönelik asfaltlanmasıyla bir seçim yapılıyor: toplu taşımacılık yerine bireysel taşımacılık ve daha çok otomobil. Bu süreç hala daha devam ediyor ve üçüncü köprüyle katmerlenerek sürecek gibi.
İçerik
Katar sermayesinin filmi
Birleşik Arap Emirlikleri, Katar gibi Arabistan’daki küçük ve görece yeni ülkelerin tarihi inanılmaz bir değişime sahne olmuş. Abu Dabi Film Festivali’ne katıldığımda ülkenin (BAE) tarihini anlatan bir müze gezmiştim. Aşağı yukarı elli yıllık bir sürede inci avcılığıyla (ya da toplayıcılığı) geçinen kabilelerin yaşadığı bu bölgeler, bugün çağdaş mimarinin gösteri alanına dönüşmüş durumda.
İçerik
Korkunun ecele faydası yoksa, eğlenmek de şart...
Ormanda, kırda, nehir kenarında, dağ başında tatil yapmak isteyen gençler ve yaşadıkları dehşet içerikli hadiseler... Ah! Yine mi dediniz, haklısınız ben de filmin konusu okuyunca aynı tepkiyi verdim çünkü...
İçerik
Sherlock musun mübarek!
O gün Credit International Bankasının güvenlik kodlarının yenileneceği gündür. Bankanın kapanmasına yakın başlayan işlem sırasında sadece iki dakikalığına bütün güvenlik sistemi devre dışı kalır.
İçerik
Aşk gelmeden hayat bitmez
Yaşlanmak herkesin konuşmaktan kaçındığı, zihninde ötelediği bir kavram. Biz ne kadar ötelersek o kadar kendimizi tanıyamıyoruz. Yaşlı insanları yanlış algılıyor ve değerlendiriyoruz. Yaşlanmak dediğin ruhumuzun kabuğunun kırışması. Ama zihnimizde ve yüreğimizde asla isteklerimiz ve duygularımız değişmiyor.
İçerik
Uzaylılarla amiral battı oyunu
NASA’dan giden sinyallerle dünyayı keşfeden kötücül uzaylılara karşı dünya için kahramanca savaşan Amerikan askerleri. Battleship, bu iki düşmanın birbirlerinin gemilerine ateş etmeleriyle geçiyor. Ne de olsa karşımızda bir amiral battı oyunu uyarlaması var. Başrollerdeki Taylor Kitsch, Liam Neeson, Alexander Skarsgard gibi oyunculara müzik dünyasından beyazperdeye transfer olan Rihanna eşlik ediyor. Battleship, derinliği ve yaratıcılığı olmayan, senaryosu üzerinde çalışılmadığı için sırtını ağırlıklı olarak aksiyon ve efektlere dayamış bir film. 200 milyon dolar dev bütçe, sadece göz boyamaya harcanmış desem abartmış olmam.
İçerik
Sisler içinde bir gizem öyküsü
The Raven / Kuzgun Edgar Allan Poe’nun en önemli şiir öyküsü ama Poe ismi sadece Kuzgun’dan ibaret değil. 46 yıllık yaşamı boyunca yazdıklarıyla kendinden sonra gelen pek çok ismi etkilemiş bir şair, Poe… Onun hikayelerindeki mistik temalar ve yükselen şiirsi duygusallık günümüz korku hikayelerini/ filmlerini esin manyağı yapmış deli deha H.P. Lovecraft’ı bile kalbinden vurmuştu.
İçerik
Bebek sesine bulaşan korku!
Bir eve doğru tekinsiz adımlarla ilerleyen bir anne-çocuk gördüğümde filmin bizi ya psikolojik dehlizlere çekeceğini ya da ortada gerilimli, hatalıklı ve korkutucu haller içereceğini düşünürüm. Bunda etkili olanda Karanlık Su / Dark Water elbette. Annesiyle birlikte devasa sitelerinin küçük bir dairesine sığınmayı amaçlayan bu bedenler sığındıkları yerde de huzur bulamayarak hem kendilerini hem de bizi gerim gerim gererler!
İçerik
Ölümle baş etmek imkânsız, aşk ise hep mümkün!
En komik, en tuhaf, en güldürücü durumlar, çoğu kez büyük dramlarla beslenir. Acıklı olaylar komedinin ikiz kardeşi gibidir. Zaten dünyanın ortak tiyatro simgesi , gülen ve ağlayan maskelerdir... Romantik komediler de hayatın içinden öykülerle beslendiği için söz konusu bir sinema filmi olduğunda, inişlerle çıkışlar, çöküşlerle yükselişler, ayrılıklarla kavuşmalar birbirini izler. Şüphesiz baş edilemeyen tek gerçek de ölümdür.
İçerik
Ucuzluk ve İstismar
“Mezarına Tüküreceğim” (I Spit On Your Grave) adlı dişe diş kana kan intikam intikam temalı hayli meşhur istismar filmi, 32 yıl sonra yeniden çevrildi (remake), ardından iki yıl internette ve tüm korsancılarda bekledi ve nihayet gösterime girdi. İstismar filmlerini sevenler tarafından kült ilan edilen ilk yapım, uzadıkça uzayan ve asla bitmeyecekmiş hissi veren, neredeyse 45 dakikalık tecavüz bölümüyle dikkat çeker. Öç alma bölümü ise güdüktür, beklentileri karşılamaktan uzaktır (ne bekleniyorsa artık) ve hatta esnetir.
İçerik
"Orrospuyum Ulan!"
Yeraltı'nda Türkan'la Muharrem sofrada birbirlerine girerken ve Muharrem, Türkan'ı 'orospu' ilan ederken aklıma Uğur'la Bekir düştü. Masumiyet'in ve Kader'in Uğur'u, söz dinlemeyen, karşı gelen, meydan okuyan 'kahpe'lerin en güçlüsü! Diğer 'kaltak'lar ise; Üçüncü Sayfa'nın kupürlerinden Meryem ve İtiraf'ın sadakatsiz Nilgün'ü… Demirkubuz filmlerinin baş erkek karakterleri için adı geçen kadınlar 'orospu'! Zira hiçbiri bu adamları sevmedi, hiçbiri bu adamları istemedi. Var mıdır daha ala damga nedeni?