İçerik
RÜZGÂRIN HATIRALARI - Bir Umuttur Yaşamak
Özcan Alper, her üç filminde de, ülkede yaşanan acıları, toplumsal yaraları ajite etmeden, abartmadan, doğanın, hayatın ve aşkın diyalektiğine sarılarak yediriyor öyküsüne. İnsanın vicdanına dokunuyor.
İçerik
AZAP - Aynı güne uyanmak ya da uyanamamak
Azap'ın köyde geçen ortamları oldukça başarılı ayarlanmış. Köyün sokakları, okul ve cin düğünü sekanslarındaki atmosfer, gerilimi ve büyüsü ile seyirciyi adeta içine çekiyor.
İçerik
SARMAŞIK- Karmaşık ruhların turnusol kâğıdı
Türk – Alman ortak yapımı olan film, Kültür Bakanlığının yanı sıra, Antalya Film form ve Fongogo gibi proje destekçilerinden destek alarak çekilmiş. Bu da bütçe açısından filmi şanslı kılmış diyebiliriz. Sonuçta gişe beklentisi olmayan festival ve filmi kategorisindeki yapımların en büyük sorunu da bu zaten.
İçerik
Life - James Dean’i ölümsüzleştirmek
Film aslında, içinde yer alan karakterler kadar efsane olamayacak bir yapım fakat filmin Life dergisinde çıkmış fotoğrafların hikayesini, iki karakter üzerinden sinemaya aktarma fikrini yansıtması kesinlikle çok ilginç.
İçerik
DÜĞÜN DERNEK 2: SÜNNET- YILIN KOMEDİSİ
‘’Düğün Dernek 2: Sünnet’’ net yılın komedisi! Selçuk Aydemir, yine beklentilerin fazlasını karşılayan bir komediye imza atmış. Üstelik filmin yadsınamayacak önemli bir tarafı var o da hakikaten tarz olarak çok dinamik ve ritmi iyi ayarlanmış bir mizaha sahip olması.
İçerik
MACBETH - Durmak düşmektir
Karakterlerin konuşmalarında geçen ‘Yiğitliğin kaynağında bilgelik yatmalı’, ‘zamanı aldatmak istiyorsan zaman gibi olacaksın’, ‘Hayatın şarabı alındı sadece tortusu kaldı mahzende’ gibi sözler hem filmi güzelleştirmiş, hem de oyunculara enerji vermiş.
İçerik
UZAKLARDA ARAMA - Çünkü Sen İçimdesin..
Son dönemde Yeşilçama dair yapılan tüm filmler masalsı bir havada geçmesine rağmen, “Uzaklarda Arama” bu havadan sıyrılarak dönemin gerçekçiliğini daha fazla yansıtmaya çalışmış.
İçerik
BRIDGE OF SPIES - Casuslar Köprüsü
Bridge of Spies, seçilen mekanları ve özellikle filme de adını veren köprü sahnesi ile izleyiciye görsel olarak başarılı bir dönem filmi sunuyor
İçerik
SECRET IN THEIR EYES - Gizemli Gerçek
Film, terör paranoyasını arka planına dahil ederek bir cinayetin izini sürüyor ve yan hikaye olarak da imkansız bir aşk hikayesine odaklanıyor.
İçerik
CİN KUYUSU - Elindekiyle yetinmeyi bileceksin
Yine mi cin diyenler için söyleyebileceğimiz; her cin filmi farklı bir öyküye sahip ve her öykü farklı bir Anadolu efsanesinden besleniyor.
İçerik
MIA MADRE - Annem
Aslında bu filmle yönetmen hem kendi sinemasını sorguluyor, hem de tüm filmlerindeki melankoli duygusu yerini huzura bırakıyor.
İçerik
HÜDDAM - Hiçbir şey göründüğü gibi değildir
Yönetmen Utku Uçar’ın ilk film deneyimi olan Hüddam, içerdiği birçok unsur ile diğer Türk korku filmlerinden kendisini sıyıran bir film olmuş.
İçerik
BY THE SEA - Hayatın Kıyısında
Ülkemizde olduğu gibi, dünyada da ünlü oyuncuların yönetmenlik koltuğuna oturduğu filmler merak konusudur. Kuşkusuz ki, Angelina Jolie bunu en iyi başaranlardan.
İçerik
JAUJA - Hayal Ülkesi
Film, seyirciyi girişindeki ufak bir metinle buyur ediyor içeri; "Kadim olanlar demiş ki, kim ki dünya cenneti “Jauja”yı bulmaya çalışır, yolda kaybolur..."
İçerik
İÇİMDE AKAN NEHİR - Her nehir kendi denizini arar
Bu arada film, Kültür Bakanlığı ve Hazar tanıtma enstitüsü desteği ile çekilmiş. Şanssızlığı ise, birçok filmin yaşadığı gibi dağıtım sorunu.
İçerik
ALİ BABA ve YEDİ CÜCELER - Türler Arası Komedi
Ali Babalar ve Yedi Cüceler, beklentileri karşılayan bir komedi. Yine güldüren, eğlendiren ve bolca göndermesi olan bir film.
İçerik
JAUJA - Hayal Ülkesi
Jauja , 2014 Cannes Film Festivali’nde Belirli Bir Bakış FIPRESCI Ödülü’nü alarak sinema yazarlarının beğenisini kazanmıştı. Ama kendi ülkesinde bile salonlara izleyiciyi toplayamayan yönetmen, bu filmiyle de genel izleyici kitlesine fazla hitap etmiyor.
İçerik
The Dressmaker - Düşlerin Terzisi
The Dressmaker; komşuluk ilişkilerinin altında yatan kirli gerçekler, kasaba halkının sabit fikirliliği ve sürü psikolojisi mantığıyla hareket etme içgüdüsü gibi kavramlar ile sinemada sürekli dikte edilen “mutlu aile” tasvirini ve kasaba sıcaklığını, ironik bir dille eleştiriyor.