İçerik
Uzaylılarla amiral battı oyunu
NASA’dan giden sinyallerle dünyayı keşfeden kötücül uzaylılara karşı dünya için kahramanca savaşan Amerikan askerleri. Battleship, bu iki düşmanın birbirlerinin gemilerine ateş etmeleriyle geçiyor. Ne de olsa karşımızda bir amiral battı oyunu uyarlaması var. Başrollerdeki Taylor Kitsch, Liam Neeson, Alexander Skarsgard gibi oyunculara müzik dünyasından beyazperdeye transfer olan Rihanna eşlik ediyor. Battleship, derinliği ve yaratıcılığı olmayan, senaryosu üzerinde çalışılmadığı için sırtını ağırlıklı olarak aksiyon ve efektlere dayamış bir film. 200 milyon dolar dev bütçe, sadece göz boyamaya harcanmış desem abartmış olmam.
İçerik
Sisler içinde bir gizem öyküsü
The Raven / Kuzgun Edgar Allan Poe’nun en önemli şiir öyküsü ama Poe ismi sadece Kuzgun’dan ibaret değil. 46 yıllık yaşamı boyunca yazdıklarıyla kendinden sonra gelen pek çok ismi etkilemiş bir şair, Poe… Onun hikayelerindeki mistik temalar ve yükselen şiirsi duygusallık günümüz korku hikayelerini/ filmlerini esin manyağı yapmış deli deha H.P. Lovecraft’ı bile kalbinden vurmuştu.
İçerik
Bebek sesine bulaşan korku!
Bir eve doğru tekinsiz adımlarla ilerleyen bir anne-çocuk gördüğümde filmin bizi ya psikolojik dehlizlere çekeceğini ya da ortada gerilimli, hatalıklı ve korkutucu haller içereceğini düşünürüm. Bunda etkili olanda Karanlık Su / Dark Water elbette. Annesiyle birlikte devasa sitelerinin küçük bir dairesine sığınmayı amaçlayan bu bedenler sığındıkları yerde de huzur bulamayarak hem kendilerini hem de bizi gerim gerim gererler!
İçerik
Ölümle baş etmek imkânsız, aşk ise hep mümkün!
En komik, en tuhaf, en güldürücü durumlar, çoğu kez büyük dramlarla beslenir. Acıklı olaylar komedinin ikiz kardeşi gibidir. Zaten dünyanın ortak tiyatro simgesi , gülen ve ağlayan maskelerdir... Romantik komediler de hayatın içinden öykülerle beslendiği için söz konusu bir sinema filmi olduğunda, inişlerle çıkışlar, çöküşlerle yükselişler, ayrılıklarla kavuşmalar birbirini izler. Şüphesiz baş edilemeyen tek gerçek de ölümdür.
İçerik
Ucuzluk ve İstismar
“Mezarına Tüküreceğim” (I Spit On Your Grave) adlı dişe diş kana kan intikam intikam temalı hayli meşhur istismar filmi, 32 yıl sonra yeniden çevrildi (remake), ardından iki yıl internette ve tüm korsancılarda bekledi ve nihayet gösterime girdi. İstismar filmlerini sevenler tarafından kült ilan edilen ilk yapım, uzadıkça uzayan ve asla bitmeyecekmiş hissi veren, neredeyse 45 dakikalık tecavüz bölümüyle dikkat çeker. Öç alma bölümü ise güdüktür, beklentileri karşılamaktan uzaktır (ne bekleniyorsa artık) ve hatta esnetir.
İçerik
"Orrospuyum Ulan!"
Yeraltı'nda Türkan'la Muharrem sofrada birbirlerine girerken ve Muharrem, Türkan'ı 'orospu' ilan ederken aklıma Uğur'la Bekir düştü. Masumiyet'in ve Kader'in Uğur'u, söz dinlemeyen, karşı gelen, meydan okuyan 'kahpe'lerin en güçlüsü! Diğer 'kaltak'lar ise; Üçüncü Sayfa'nın kupürlerinden Meryem ve İtiraf'ın sadakatsiz Nilgün'ü… Demirkubuz filmlerinin baş erkek karakterleri için adı geçen kadınlar 'orospu'! Zira hiçbiri bu adamları sevmedi, hiçbiri bu adamları istemedi. Var mıdır daha ala damga nedeni?
İçerik
Hayaletlerimiz ve Biz
Hayaletler gerçekten nelerdir? Neden bu kadar çok hayalet öyküsü var? Bunun nedeni sanırım, ne kadar bilimsel düşünürsek düşünelim, söz konusu ölüm olunca kavrayışımızın yetmeyişi. Ölüm, hayatın yokluğu ve biz bu yokluğu tasavvur edemiyoruz.
İçerik
Korsanlar, Darwin, Kraliçe Victoria ve diğerleri...
Korsanlar hakkında en güzel şey nedir? Yağmalama mı? Palalar mı? Yoksa jambon gecesi mi? Haklısınız, korsanlık deyince akla gelen ilk seçenekler bunlar değil belki ama zaten bizimkiler de öyle bilindik korsanlara pek benzemiyorlar.
İçerik
Yılan mı daha zehirli insan mı?
Türk sineması ilk yönetmenlik denemesi olan ıskarta filmlerle doldu taştı. Çok az üretim hem ilk film denemesi olup hem de gelecek için ümit vaad etti. İşte o az filmden birisi de bu hafta vizyona giren Mar.
İçerik
Şu kâinatta barışçıl bir uygarlık yok mu?
Steven Spielberg'in ardılları, "Üçüncü Türden Yakınlaşmalar"(Close Encounters of the Third Kind, 1977) ile " E.T.: The Extra-Terrestrial"(1982) adlı filmlerinde verdiği, dünya dışı uygarlıklardan gelenlerin de barışçıl olabileceğine dair umutlu mesajları çürütmek için adeta, savaş oyunlarını geliştirdiler de geliştirdiler . İşin kötüsü, üstat Spielberg de 2005 yılında dünyaları yeniden savaştırdı ("War of the Worlds")!
İçerik
Tepenin Ardı’nda bir festival!
İstanbul Film Festivali’nin gediklisi sayılırım artık. Günde beş film izlediğim günlerden yavaş yavaş üç filmli günlere gelmeme bakılırsa bayağı yorulmuşum. 31 yıldır yapılan festivalde kimler geldi kimler geçti… Abbas Kiorastami’den Carlos Saura’ya kadar… Bütün klasikleri orada izledim, yönetmenlerime yönetmen, filmlerime filmler kattım. Hayatıma anlam, zamanıma değer kattım…
İçerik
Telekinetik güçleri olan liseliler
Gençlerin önce eğlence sonra karmaşayla dolu karanlık ve hazin öyküsünü anlatan bu mockumentary (belgesel izlenimi veren kurgusal film) özellikle son 15 dakikasındaki müthiş görsel efektlerle izleyenleri koltuklarına yapıştırıyor. Filmi, ‘Stabbing at Leia’s 22nd Birthday’in 10 milyon kezin üzerinde görüntülenmesiyle internet ortamında sansasyon yaratmış olan Josh Trank yönetiyor.
İçerik
Hasetten Kuduranlar ya da Festival Sıkıntısı
Konuya başka bir yerden girmeme müsaade edin. 2 Aralık 2005’te Kim Ki-duk’un “Yay” adlı filmiyle ilgili yazımda yönetmene yönelik şunları söylemişim: “(…) Kim Ki-Duk’a … naçizane fikrimizi söyleyelim: (…) sendeki bu kıskançlıkla bu iş zor yürür arkadaş. 'Yay' Kim Ki-duk’un 12. filmiydi. Umarız 13.sü bir kıskançlık cinayetini anlatmaz.”
İçerik
Hollywood’u döven kadın
Steven Soderbergh için ne denebilir ki? Bir çok yönetmenin başarılı filmi var. Ama onun neredeyse bütün filmleri hem gişe de hem sinema sanatı adına değerli. Bunun yanında en önemlisi ise kendini tekrarlamayan bir yönetmen olması.
İçerik
Hepinizi Kurtaracağım Ulan!
Cuma’ya “Film” diye bir film gösterime girecek, basın gösterimi de yapmışlar, o sebepten Maçka G-Mall sinemasındayız. Dostumuz Nizam Eren’le sohbetteyken filmin oyuncuları, teknik ekibi de çevrede dolanıyor. Heyecanlı oldukları her hallerinden belli, Nizam filmin dört önemli oyuncusundan biri olan Cumali Karakaya’yı davet ediyor. O da Film’in aslında festivaller için çevrildiğinden ama aldığı olumlu tepkiler yüzünden vizyonda seyirci karşısına çıkma kararı aldıklarından bahsediyor ve zaten güdümlenmemiş, duru bir akıl ile filmi seyretmek istediğimden başka bir şey de duymak istemiyorum, sadece “o ne özgüven o” diyorum içimden.
İçerik
Tepenin Ardı'nda 'düşman' var!
Memleket sineması bizi hüsrana uğratarak başlamıştı 2012'ye, hatta geçen yıl Altın Koza ve Altın Portakal'da arka arkaya birbirinden kötü yerli işi filmler izleyince, projeler çoğalıyor, kalite ise giderek azalıyor diyerek kendi aramızda konuşmaya bile başlamıştık. Tam umudumu yitirirken, İstanbul Film Festivali hızır gibi yetişti resmen...
İçerik
İki arada bir derede kalmak…
Yeniden Doğuş 1981 yılında Joe Dante’nin yönettiği Uluma (The Howling) isimli kurt adam filmiyle başlayan serinin sekizinci ve şimdilik son ayağı.
İçerik
Oyalayıcı bir fantezi
Blair Cadısı’na hatta onun öncülü olan Cannibal Holocaust’a teşekkürler! Sayelerinde icat edilmiş olan Found footage / Buluntu film, en popüler sinema yapma yöntemlerinden biri oldu çıktı. Başlangıçta bütçesiz sinemacıların sığındığı bu yöntem, Cloverfield’dan sonra büyük bütçenin ve görkemli özel efektlerin de alanına girdi ve işte Chronicle/Doğaüstü’ de bu şekilde kotarılmış bir film…
İçerik
Pastanın yeni dilimi çok lezzetli
‘En lezzetli dilimi en sona ayır’ mottosuyla geri dönen Amerikan Pastası serisinin bu filminde ilkinden bu yana aralıksız seyrettiğimiz Jason Biggs, Alyson Hannigan, Eugene Levy ve Seann William Scott’ın yanı sıra ilk iki filmden hatırladığımız Tara Reid, Shannon Elizabeth ve Chris Klein gibi isimler kadrodaki yerini almış. Filmin yönetmenliğini ve senaristliğini ise ikinci uzun metrajlı işine imza atan Jon Hurwitz ve Hayden Schlossberg ikilisi üstleniyor. Amerikan Pastası Buluşma’nın en büyük sürprizlerinden biri Stifler’ın beklenen intikamı.
İçerik
Dr.Seuss'dan her yaştan seyirciye eğlenceli dersler
Dr.Seuss olarak tanınan ve sevilen, Amerikalı yazar, şair, çizer, besteci ve 2.Dünya Savaşı 'nda binbaşı olarak görev yapmış, 2 Emmy ödüllü Theodor Seuss Geisel (1904-1991), çocuklara yönelik yazdığı kitaplarla düş dünyalarının kapılarını sonuna dek açmıştır...