İçerik
Zamanla sınırlandırılamayan animasyon başyapıtı!
'En İyi Film' dalında Oscar'a aday gösterilen ilk animasyon... Ayrıca, 'ses', 'müzik' ve üç şarkısıyla ayrı ayrı 'en iyi şarkı' adaylıkları olan; Alan Menken besteleriyle 'müzik' ve yine Menken ile Howard Ashman (40 yaşında öldü ve ödülünü göremedi) ortak çalışması "Beauty and the Beast" adlı parçayla da 'şarkı' olmak üzere iki Oscar kazanan film...
İçerik
Malatya’da ‘kısacık’ bir festival!
Film Festivallerinin hepsinin Mayıs ayı içine toplanması ayrı bir konu ben kendi adıma iki üniversitenin film festivalini tercih ettim. İlki artık yıllardır gittiğim bildiğim ve kendimi artık festivalin bir parçası olarak hissettiğim Anadolu Üniversitesi’nin yaptığı Uluslar arası Eskişehir Film Festivali’ydi. 14. yılıydı ve biz Cinedergi olarak bu senenin en iyi internet sinema dergisi ödülünü kazandık. İnternet dergiciliği konusunda ilklerden biriyiz, hatta ilkiz diyebilirim. Aslında ilk olmaların benim için çok önemi yoktur, ama yine de insan bazen vurgulamak istiyor…
İçerik
Sensiz Dünya malı neyleyim?
Fransızlara sordular, “Yılın kültür olayı nedir?” diye, “The Intouchables’dır” dedi, ülkenin yarısından fazlası. Gişedeki aşırı doz başarı ve filmin memleketinde gördüğü fenomen muamelesi de cabası! Buram buram bir sinema değil bekleyen bizi… Can Dostum, yüreği dağlılarda yer edinebilecek bir gönül filmi.
İçerik
Dansın Mitolojisi!
Daha önce kanlı canlı bir biçimde iki kere izlediğim ve hayranlık sınırlarımı katlayan Pina Bausch’u yıllar sonra Wim Wenders’in elinden çıkma, üç boyutlu olarak izlemek hem canlı performansın tatmininden uzak, hem de bir kadar heyecan vericiydi. Çünkü bedenin sınırlarını zorlayan, görsellikle desteklenen ve dansçıların mimikleriyle hız yapan bir gösteriydi.
İçerik
Kafası karışmış bir aksiyon
Aksiyon dünyasında belirli isimler belirli kalıplarla yaşar ve ünlenirler. Mesela Sylvester Stallone Rocky ve Rambo karakteriyle, Arnold Schwaznegger Terminatör’le, Clint Eastwood son dönem filmlerine rağmen Kirli Harry’le yaşarlar zihnimizde.
İçerik
Töreyle gelen dram
İsmail Güneş’in üçlemenin son filmi olarak çektiği ‘Ateşin Düştüğü Yer’, yaşanan gerçek bir töre cinayetine dayanıyor. Senaryosu da Güneş’e ait olan film, evlat sevgisi ve töreye boyun eğme kavramları arasında gidip gelen bir dram. Ama filmdeki zincirlerinden boşanmış bir melodram değil, gayet ölçülü, duygu sömürüsünden uzak. Hem hikâye kurgusu hem de estetik açıdan kaliteli bir filmle karşı karşıyayız.
İçerik
Filistin’de aynı anda muktedir ve ezilen olmak
TRT Belgesel Günleri meraklısına ulaşan, çok da ilgi gören, alanında oldukça iddialı ve büyük bir festival. Bunu bu yıl fark ettiğimde biraz da şaşırdığımı söylemeliyim çünkü festivalden bugüne kadar pek bilgi akış olmadı, en azından bana yönelik. Ya da büyüklüğünü fark ettirecek derecede bir bilgi akışı olmadı diyelim.
İçerik
İşçi mahallesinde aksiyon ve güldürü
1978 doğumlu Katherine Heigl, "Grey's Anatomy" dizisindeki başarısı bir yana, asıl, Judd Apatow filmi "Kaza Kurşunu "ndaki (Knocked Up)rolüyle, aynı karakterin, nasıl sempatik ve seksapel, hem komik ve hem hüzünlü, hem deli dolu ve hem de saf olabileceğini, tüm bu özellikleri ne denli sorunsuzca kombine edebileceğini gösterdi. Belki çok ayrıksı karakterler için uygun değil ancak mükemmel bir çekicilikle, kendine uygun yazılmış hikâyeleri sırtlayıp götürebiliyor.
İçerik
Üvey anne mi, üvey evlat olmak mı zor?
Can’ı Antalya Film Festivali’nin yarışmalı bölümünde izledim, aslında Antalya’nın ya da diğer festivallerin 'festival filmi' filmi mantığını kırmaya müsait bir anlatım içeriyordu, Selen Uçer’in performansı bana göre başarılıydı ama bazı şeyler düşündüğünüz gibi olmaz. (Jüri Özel Ödülleri geldi tabii Antalya ve Sundance’ten… )
İçerik
Bir beden, bin neden...
Vahşi kapitalizm, sanal çağ ile kolkola, günümüz insanını giderek makineleştiriyor, yozlaştırıyor, tüm duyarlılıklardan ve güzelim erdemlerden arındırıyor. Adeta soyuyor, üryan ediyor. Hele kadınlar... Ya şişman, yaşlı, çirkin gibi sıfatlarla aşağılıyor, ya da genç, güzel, seksi diyerek metalaştırıyor. Artık insan kaynak, kadın hammadde, insanlık desen hak getire...
İçerik
Her seyirciye göre kahramanımız mevcuttur!
Dünyanın, 'Marvel evreni'nde karşı karşıya kaldığı yeni tehlike şu: Evrendeki dünyaya uzak Asgard'ın gururlu prensi / savaşçısı, olağanüstü güce sahip çekiciyle dolaşan Thor'un (Chris Hemsworth) üvey kardeşi Loki (Tom Hiddleston), insan denilen türün kendi önünde eğilmesini sağlamak için planını uygulamaya başlayacak...
İçerik
Canavar Paris'in çatılarında zıplıyor
Baştan söyleyeyim, Pariste Bir Canavar kesinlikle çocuklara göre bir animasyon filmi değil. Sevimli olmaya çalışıyor ama macera, karakterler ve tüm film boyunca yapılan yetişkin esprileri asıl hedefin yaşını, başını almış canlandırma sineması meraklısı seyirci olduğunu düşündürüyor.
İçerik
O ateş bizi de yaksaydı keşke!
Gülün Bittiği yer, Sözün Bittiği Yer ve Ateşin Düştüğü Yer… Farklı zamanlara, farklı sosyal durum ve insanlara vurgu yapan üç film, bir üçleme… Gülün Bittiği yer 12 Eylül’e ve o dönemde işkence gören ve sonrasında erkekliği kaybettiğini düşünen bir gencin psikolojisine odaklıydı. Umudun Bittiği Yer hasta oğlunu kurtarmak için helak olan bir babanın dramını anlatıyordu.
İçerik
Sürüsüne bereket süper kahramanlar ordusu
Yenilmezler – The Avengers sonunda vizyona giriyor. Geçen hafta ABD’de gişe rekoru kırarak vizyon macerasına başlayan Marvel’in süper kahraman ordusu The Avengers tam bir şölen...
İçerik
Kuzgun'u Poe'nun peşini bırakmıyor
Amerikan edebiyatının en önemli isimlerinden Edgar Allan Poe, kısa hikâyelerinden yola çıkılarak çekilen polisiye gerilim filmi Kuzgun’la beyazperdede.
İçerik
İstanbul'un tabutuna çivi çakmak
Film Osmanlının son döneminden başlayarak İstanbul’un gelişimini anlatıyor. Gelişim belki uygun kelime değil çünkü 1950’lerden başlayarak bir şeyler fena halde ters gidiyor. Tramvay raylarının sökülmesi ve yolların otomobil kullanımına yönelik asfaltlanmasıyla bir seçim yapılıyor: toplu taşımacılık yerine bireysel taşımacılık ve daha çok otomobil. Bu süreç hala daha devam ediyor ve üçüncü köprüyle katmerlenerek sürecek gibi.
İçerik
Katar sermayesinin filmi
Birleşik Arap Emirlikleri, Katar gibi Arabistan’daki küçük ve görece yeni ülkelerin tarihi inanılmaz bir değişime sahne olmuş. Abu Dabi Film Festivali’ne katıldığımda ülkenin (BAE) tarihini anlatan bir müze gezmiştim. Aşağı yukarı elli yıllık bir sürede inci avcılığıyla (ya da toplayıcılığı) geçinen kabilelerin yaşadığı bu bölgeler, bugün çağdaş mimarinin gösteri alanına dönüşmüş durumda.
İçerik
Korkunun ecele faydası yoksa, eğlenmek de şart...
Ormanda, kırda, nehir kenarında, dağ başında tatil yapmak isteyen gençler ve yaşadıkları dehşet içerikli hadiseler... Ah! Yine mi dediniz, haklısınız ben de filmin konusu okuyunca aynı tepkiyi verdim çünkü...
İçerik
Sherlock musun mübarek!
O gün Credit International Bankasının güvenlik kodlarının yenileneceği gündür. Bankanın kapanmasına yakın başlayan işlem sırasında sadece iki dakikalığına bütün güvenlik sistemi devre dışı kalır.
İçerik
Aşk gelmeden hayat bitmez
Yaşlanmak herkesin konuşmaktan kaçındığı, zihninde ötelediği bir kavram. Biz ne kadar ötelersek o kadar kendimizi tanıyamıyoruz. Yaşlı insanları yanlış algılıyor ve değerlendiriyoruz. Yaşlanmak dediğin ruhumuzun kabuğunun kırışması. Ama zihnimizde ve yüreğimizde asla isteklerimiz ve duygularımız değişmiyor.