Film
Para Avcısı
Gerçek bir hikayeden yola çıkan ‘Para Avcısı’; şebekesiyle birlikte yatırımcıları dolandırarak milyon dolarlardan oluşan devasa bir servet yapan, New York borsa simsarı Jordan Belfort’un (bu filmle beraber dört kez Akademi Ödülü adayı olan Leonardo DiCaprio) tuhaf yükselişinin ve durmak bilmeyen sefa peşindeki hayatının düşüşünün izini sürüyor.
Jordan Belfort 24 yaşında genç ve hırslı bir adamdır. Para kazanma arzusuyla Wall Street borsasında broker ve Stratton Oakmont adında bir yatırımcı firması üzerinden zengin olmak için her şeyi yapmaya hazır bir CEO olur. 90'lı yıllardayızdır ve New York borsasında her an her şey olabilmektedir. Değersiz hisse senetleriyle birçok yatırımcıyı aldatarak, Belfort kısa zamanda bir para makinasına ve aynı zamanda bir harcama makinasına dönüşür. Bir günde milyon dolarlarla dolan hesaplarını, aynı gece aynı hızda harcayabilmektedir. Profesyonel hayatının yanı sıra hızlı bir hayat, kadınlar, son derece pahalı lüks fantezilerle dolu kirli bir dünyanın içindedir... FBI ise gözlerini bu ‘aşırılık imparatorluğuna’ dikmiştir.
Film
12 Yıllık Esaret
İç Savaş öncesi Amerika Birleşik Devletleri’nde ailesiyle birlikte özgür bir adam olarak yaşayan Solomon Northup, köle olarak kaçırılır ve satılır. Solomon’u satın alan Edwin Epps zalim bir adam olmanın yanı sıra beklenmeyecek bir nezakete de sahiptir. Solomon sadece hayatta kalmak için değil aynı zamanda onuru için de yaşamaya çalışmaktadır. 12 yıl süren esareti sonrası Solomon, kölelik karşıtı Samuel Bass’le ve özgürlüğüyle yeniden tanışır.
Film
Son Durak
22 yaşındaki Oscar Grant hayatıyla ilgili yeni kararlar alır. Yılbaşı gecesi arkadaşları ve eşiyle eğlenmek üzere şehir merkezine giden Oscar Grant, çok ani gelişen bir olay sonucunda polis tarafından tartaklanır ve vurularak öldürülür. Oscar’ın ani ölümü hem yakın çevresini hem de tüm Amerika’yı derinden sarsan bir olay olacaktır.
Film
Camille Claudel 1915
1915 yılının kış ayazında, Camille Claudel eğilip yerdeki bir taşı alır ve dikkatle inceler. Sanki işine yoğunlaşmış bir heykeltıraştır izlediğimiz. Zihninde basit bir taşı yepyeni bir şeye dönüştürüyor gibidir. Ama sonra taşı atar, bir daha da sanata dönmez. Ailesi akıl hastanesine kapatılmasının hayrına olacağına karar kılmıştır.
Film
Kelebeğin Rüyası
1941 yılının Türkiye’sini, İkinci Dünya Savaşı dönemi ve mükellefiyet günlerini yansıtan film, iki genç şairin hayatla ama en çok da aşkla olan mücadelesini anlatıyor. Yılmaz Erdoğan’ın, “Aşk en güzel bahanesidir şiirin” dediği filmde aşk, şiirin de hayatın da başrolünü üstleniyor ve film, şairlerin altın çağı olan yıllarda, İkinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde adım adım gelişen bir aşkı anlatıyor.
Film
Hyde Park On Hudson
1939 yılının Haziran ayında İngiltere kralı ve kraliçesi tarihte ilk kez Amerikan başkanı Franklin Delano Roosevelt'i New York'ta ziyaret ederler. Avrupa'da yaklaşan savaş İngiltere'yi tedirgin etmekte, bu nedenle de yandaş aramaktadırlar. Bu aşamada Amerika'nın desteğini sağlamayı uman liderler Roosevelt'le geçirecekleri iki günlük süreçte iki ülkeyi birbirine yakınlaştırmak için uğraşacaklardır. Roosevelt'in komşusu ve sırdaşı olan Daisy'nin bakış açısına göre bu haftasonu sadece iki ulus arasındaki özel ilişkinin başlangıcını değil, akabinde gizemli bir sevgi ve arkadaşlığın doğumunu da beraberinde getirir.
Film
Lincoln
Daniel Day Lewis’in Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Lincoln’ü canlandırdığı filmde savaş tüm ulusu ikiye ayırmıştır ve sert değişim rüzgârları esmektedir. Lincoln savaşı sona erdirmek, ülkeyi birleştirmek ve köleliğe son vermek için bir hareket plânı tasarlar. Medeni cesareti ve başarmaya dair şiddetli azmi sayesinde, bu kritik zamanlardaki seçimleriyle gelecek nesillerin kaderini değiştirecektir.
Film
Hitchcock
Hitchcock, sinema tarihinin en etkileyici isimlerinden, korku ustası Alfred Hitchcock ile karısı ve aynı zamanda ortağı da olan Alma Reville’in aşklarını anlatıyor. Film, Hitchcock’un çığır açan filmi, ünlü Sapık’ın (Psycho) yapım sürecinde geçiyor.
Film
Marley
Jamaikalı efsanevi reggae şarkıcısı, devrimci idol, kimilerine göre de ilah olan Bob Marley'in hayatını, müziğini ve yaşam felsefesini beyazperdeye taşıyan yapımın yönetmenliğini biyografik belgesellerin OScarlı ismi Kevin Macdonald üstleniyor.
Filmde sanatçının daha önce yayınlanmamış görüntüleriyle, müthiş performans kayıtları, yakınlarıyla yapılan söyleşiler de yer alıyor. Filme Marley'in ailesinin desteği ise çok büyük. Gösterildiği festivallerde bol övgü alan yapım, 1981 yılınd yaşama veda eden sanatçıya bir saygı duruşu ve selam gönderme amacı taşıyor...
Film
Operasyon: Argo
Gerçek olaylara dayanan "Argo" altı Amerikalıyı kurtarmak için düzenlenen, İran rehine krizinin sahne arkasında ortaya çıkan ve halkın yıllar sonra öğrendiği gizli bir operasyonu anlatıyor. İran devriminin kontrol edilemeyecek noktaya ulaştığı dönemde, 4 Kasım 1979'da militanlar Tahran'daki ABD elçiliğine saldırırlar ve içeride bulunan 52 Amerikalıyı rehin alırlar. Ancak tüm bu kaosun ortasında altı Amerikalı kaçmayı başarır ve Kanada büyükelçisinin evine sığınır. Bulunmalarının ve büyük olasılıkla öldürülmelerinin an meselesi olduğunun farkında olan Tony Mendez (Ben Affleck) adında bir CIA "sızma" uzmanı altı Amerikalının ülkeden sağ salim çıkmasını sağlayacak riskli bir plan yapar. Böylesine inanılmaz bir plan ancak filmlerde olmaktadır.
Film
Sosyal Ağ
2003 yılında bir akşam, Harvard Üniversitesi öğrencisi ve Mark Zuckerberg, bilgisayarının başına oturur ve yeni bir fikir üzerinde çalışmaya başlar. Çılgın içerikli web günlüğü ve programlama sonucunda, kısa süre sonra global düzeyde bir sosyal network oluşturacak ve iletişimde devrim yaratacaktır. Ancak başarı bu genç girişimciyi yasal karmaşalara sürükler.
Film
Dövüşçü
Dicky Ecklund (Christian Bale) efsanevi eski boksördür. Ancak yeteneğini boşa harcamış ve başarı imkânını kaybetmiştir. Mickey Ward (Mark Wahlberg) ise Dicky’nin üvey kardeşidir. Mickey iyi bir boksör olarak adını duyurmadan önce Dicky onun ustalığını yapmıştır. Bu gerçek hikâyeden uyarlanan film, iki kardeşin her şeye rağmen tekrar bir araya gelip parçalanan ailelerini bir araya getirme çabalarını anlatıyor.
Film
Zoraki Kral
Babası 5. George’un ölümü ardından ve ağabeyi Edward’ın tahttan feragat etmesi üzerine Albert, Krallık görevini devralmak zorunda kalır fakat kekemeliği yüzünden dehşete içindedir. Eşi Elizabeth, Avustralyalı terapist Lionel ve hükümetin desteğiyle Kral kekemeliğinin üstesinden gelir ve ülkesindeki insanlara güven vererek, savaş için onları birleştirir.
Film
Devlerin Günahı
İspanya’da Opus Dei’ye ait bir araştırma yapan Robert, acılı bir hikâye ile karşılaşır. Hikâye 20. yüzyılın başlarında iki çocukluk arkadaşı Manolo ve Josemaria’nın yollarının ayrılması ile başlamıştır. Josemaria, ailesi ölünce papaz olur. Manolo, cumhuriyetçilerin içine ajan olarak sızar. Aşık olduğu Ildiko cumhuriyetçilerin lideri Oriol ile aşk yaşamaktadır. Cumhuriyetçi çeteler kiliseleri ateşe verip, rahipleri vurmaya başlarlar.
Film
Kadının Fendi
Bir Ford fabrikasında çalışan kadınların eşitlik için başlattığı direniş, kısa sürede tüm ülkeye yayılan bir ayaklanmaya dönüşüyor. Hayatları mutfakla fabrika arasında geçen bu sıradan kadınlar, cinsel ayrımcılığa karşı, erkeklerle eşit haklar elde etmek üzere giriştikleri mücadelede patronlarına, kocalarına ve hatta devlete karşı durmak zorunda kalıyorlar.
İçerik
The Founder / Kapitalist Olmak ya da Olmamak
The Founder, The Social Network (Sosyal Ağ, 2010) gibi bir fikir çalınarak nasıl sıfırdan zirveye yükselinilir tarzında bir hikaye anlatıyor. Yapımın en başarılı olduğu kısım, Kroc’a filmin yarısına kadar sempati duymamızın sağlanması ve sonrasında ise nefret uyandırabilmesi.
İçerik
Hidden Figures / Gizli Sayılar
Aralarında kusursuz bir kimya olduğuna inandığımız üç kadın sayesinde analitik geometriden, uzay mühendisliğine kadar matematiksel her türlü bilgi filme güzelce enjekte edilmiş. A Beautiful Mind (Akıl Oyunları, 2001) filmindeki John Nash’in dâhiliğine yakın duran ve kendine hayranlık bıraktıran zeka gösterisi, Hidden Figures’de de yer alıyor. Filmin dramatik yapısı da çok güçlü.
İçerik
Queen of Katwe / Uzak bir coğrafyadan başarı öyküsü
Yönetmen Mira Nair, içinde bulunduğu kötü koşullardan ötürü hiç kimsenin öğrenme hakkından mahrum kalmamasını ileri süren fazlaca detayı filme güzelce yerleştirmiş. Ayrıca 20 yıldan fazla Uganda’da yaşayan Nair, buradaki fahişelik, yoksulluk gibi ögeleri sıkça göstermeyi tercih etmiyor ve seyircinin ana karaktere acımasını değil o karakterle gurur duyulması için elinden geleni yapıyor.