İçerik
Jennifer Aniston ve şanslı sevgilisi
Romantik komedi filmlerinin aranan yüzü Amerikalı oyuncu Jennifer Aniston'ın nişanlısı Justin Theroux'a henüz evlenmeden bir servet harcadığı belirtildi. Geçtiğimiz aylarda birbirlerinin isimlerinden yüzük yaptıran ve nişanlandıklarını kameralar önünde tüm hayranlarına gösteren Aniston, kendisi gibi oyuncu olan Theroux'a özel hediyeler alarak onu şımartmaya başladığı öğrenildi.
İçerik
James Cameron'un ölümle dansı
Alien, Avatar ve Terminatör gibi filmlerin usta yönetmeni James Cameron, Deepsea Challenger adlı tek kişilik denizaltısıyla Pasifik Okyanusu’nun 11 kilometre derinliğine daldı.
İçerik
Marilyn Manson ve Johnny Depp Düeti
Müzik dünyasının sıra dışı isimlerinden Marilyn Manson, yeni albümünde sürpriz bir isimle düet çalışmasına imza attı. Manson, James Bond - The Spy Who Loved Me, Heartburn gibi filmlere de soundtrackler yapmış olan Carly Simon’ın 1972 yılında yayınlanan ve uzun süre listelerin zirvesindeki yerini koruyan şarkısı “You’re So Vain”i Johnny Depp ile beraber seslendirdi. Daha önce Janet Jackson & Missy Elliot ikilisi tarafından da seslendirilen şarkının yeni yorumu ise merak konusu.
İçerik
İkinci Şans - Hayatta ikinci şansı hak eden herkese merhaba
“İkinci Şans, hayattan ikinci bir şans isteyenlere güzel bir yardım; bir yandan da romantik komediye doymak isteyenlere güzel bir öneri…”
İçerik
GECE SEANSI – Kaçış Evinde Bir Gece
Amerikan korku filmleri konseptiyle başlayan filmin, İslami Türk korku filmlerine dönüşümü ise oldukça hızlı ve izleyici açısından yetersiz.
İçerik
THE LIGHT BETWEEN OCEANS – Hayat Işığım
Issız bir adaya iş için gönderilseniz neler yapabilirsiniz? Neye özlem duyarsınız? Düşünce sisteminiz nereye doğru ilerler? Aşkı bulursanız aşk bir noktaya kadar mıdır yoksa sonsuza kadar mı? The Light Between Oceans, sinemaseverlerin karşısına 1920’li yılların nostaljisine uygun başarılı kurgususuyla çıkıyor.
İçerik
THE CONJURING 2 - Korku Seansı 2
Film vizyona girmeden önce yayınlanan 360 derece kamera ile çekilmiş tanıtım videosunda deneyimlendiği gibi bir adeta filmi yaşıyormuş hissi filmin tamamına hakim. Bunun yanı sıra korku ögelerinin (ses, plastik makyaj, karakter tasarımı vs.) “James Wan tarzı” diye adlandırabileceğimiz yapısı da oldukça orijinal.
İçerik
DANCER IN THE DARK - Karanlıkta Dans
Acı bir hikaye anlatmasına karşın bir müzikal olan film bu yönüyle eşsiz bir deneyim. Müzikallerde kötü olaylara yer verilmez genellemesini yıkan, bir nevi üzücü bir müzikal Dancer in the Dark.
İçerik
Şans Ayağıma Geldi: Masalsı bir hikayede bocalama denemeleri
‘Kazananlar Kulübü’ ile hatrı sayılır bir başarı kazanan senarist, yönetmen ve keza oyuncu olan Thomas McCarthy’nin yeni filminde dört nesildir kunduracılık yapan Simkin ailesinin son üyesi olan Max Simkin’in birden değişen sığ hayatına tanık oluyoruz.
İçerik
Dansın Mitolojisi!
Daha önce kanlı canlı bir biçimde iki kere izlediğim ve hayranlık sınırlarımı katlayan Pina Bausch’u yıllar sonra Wim Wenders’in elinden çıkma, üç boyutlu olarak izlemek hem canlı performansın tatmininden uzak, hem de bir kadar heyecan vericiydi. Çünkü bedenin sınırlarını zorlayan, görsellikle desteklenen ve dansçıların mimikleriyle hız yapan bir gösteriydi.
İçerik
Ölümle baş etmek imkânsız, aşk ise hep mümkün!
En komik, en tuhaf, en güldürücü durumlar, çoğu kez büyük dramlarla beslenir. Acıklı olaylar komedinin ikiz kardeşi gibidir. Zaten dünyanın ortak tiyatro simgesi , gülen ve ağlayan maskelerdir... Romantik komediler de hayatın içinden öykülerle beslendiği için söz konusu bir sinema filmi olduğunda, inişlerle çıkışlar, çöküşlerle yükselişler, ayrılıklarla kavuşmalar birbirini izler. Şüphesiz baş edilemeyen tek gerçek de ölümdür.
İçerik
Modanın sinemaya yansımaları
Genel olarak her anlamda, tarz, yol olarak adlandırabileceğimiz moda sözcüğünün tanım kapsamı, “giyimin, davranışların vb., özellikle seçkin veya seçkin olmak için yapılanan bir toplum tarafından geleneksel kullanımı” olarak genişletilebilir.
İçerik
Psikiyatri seansının gerilimli formülü
Kapalı alanda sıkışmanın korkuda bir formül oluşturduğu söylenebilir. Bu durum da bu hafta vizyona giren “Uyarısız Şiddet: ATM” ile bir kez daha karşımıza çıkıyor. Peki sinema tarihi boyunca Alfred Hitchcock, Vincenzo Natali, Neil Marshall ve Mustafa Altıoklar gibi çeşitli isimlerin elinden geçmiş bu şablon, ne kadar aktif ve donanımlı?
İçerik
2000’ler Fransız sinemasına bakış
Yazın başlamasıyla birlikte neredeyse her hafta bir Fransız filminin vizyona girmesi tesadüf değil. Zira özünde çeşitli akımları ve entelektüel bilinci bulunduran ülke sineması, dünyada iz bıraktı. Ancak son dönemde daha ziyade 1998’de Gaspar Noé’nin “Herkese Karşı Tek Başına”yla yolunu açtığı Üçüncü Fransız Yeni Dalgası’nın izinde bir ‘auteur jenerasyonu’ oluşturmuş durumda.