Film
True Detective
True Detective HBO kanalı için çekilen bir antoloji drama dizisidir ve sloganı "İnsan En Zalim Hayvandır!".
17 yıl önce işlenen cinayetlerin ardından yakalanamayan bir seri katilin davasını günümüzde, Louisiana Eyaleti Polisi Kriminal Soruşturma Bölümünden iki polis dedektifi tekrar açarlar. Dizinin ilk sezonu 8 bölümden oluşacak ve eğer dizi devam kararı alırsa her sezon farklı konular ve karakterleri işlemeye devam edecek.
Film
House of Cards
90’lı yıllarda, politikacı yazar Michael Dobbs tarafından yazılan aynı adlı kitaptan esinlenen ve BBC’ye mini dizi olarak uyarlanan “House of Cards”, şimdi Amerikalı yapımcılar tarafından bir kez daha, üstelik muhteşem bir kadro eşliğinde televizyona aktarıldı.
“House of Cards” Washington’da hırslı bir politikacının zirveye tırmanışını anlatıyor. Kevin Spacey tarafından canlandırılan Francis Underwood yıllarını Beyaz Saray koridorlarında geçirdikten sonra, artık başkanlık seçimlerine adaylığını koyması gerektiğini düşünüyor. Ne de olsa bunca zaman o koridorlarda gördüğü tüm üst düzey bürokratlar ile ilgili her türlü bilgiye sahip. Kimi hangi dosyayla tehdit edeceğini biliyor. Bu gözü kara politikacının Robin Wright tarafından canlandırılan eşi Claire’in de ondan aşağı kalır yanı yok. Francis Underwood’un başkanlık koltuğuna ilerlemek için adeta iskambil kağıtlarından bir ev gibi itinayla inşa ettiği stratejisini ilgiyle takip edeceksiniz.
Film
It's Always Sunny in Philadelphia
Kendilerini "The Gang (Çete)" olarak adlandıran ve yaşlarından beklenenin çok daha azını becerebilen, ahlaki anlayışları oldukça zayıf bir grup arkadaşın başından geçenleri anlatımaktadır.
Çete iki kardeş olan Dennis ve Deandra Reynolds, onların üvey babaları Frank Reynolds, arkadaşları Charlie ve Mac'ten ibarettir. Gruptakilerin her biri oldukça sahtekar, açgözlü, bencil, ahlaksız, sadakatsiz, tembel, düzenbaz, iki yüzlü, kibirlidir ve her zaman tartışabilecek saçma bir konu bulabilmektedir. Her bölüm genellikle kendilerince kusursuz olarak yaptıkları tasarıların peşinden koşarak, kişisel çıkarları için birbilerine ya da başkalarına komplolar kurarak ya da sadece eğlenmek için birbirlerinin rezil oluşunu seyrederek geçmektedir. Taktikleri insanlara genellikle duygusal ve bazen de fiziksel acılar tattırmayı içerir. Bununla birlikte düzenli olarak çetenin dışındaki kişi ya da kişilere şantaj yapmayı ya da onları kışkırtmayı da denerler.
Beraberlikleri hiç de sağlam değildir. Sonucunun ne olacağına bakmaksızın anlık ya da kişisel bir çıkar için birbirlerini satmakta hiçbir sakınca görmezler. Neredeyse yaptıkları herşey bir süre sonra birbirleriyle bir yarış haline dönmektedir. Düşündüklerini yapma konusunda oldukça beceriksiz olmalarına rağmen kişisel kanaatlerini korurlar ve halk içindeki imajları ve itibarları konusunda oldukça takıntılıdırlar. Kendilerini aşırı derece değerli bulmalarının yanında istediklerini elde etmeye çalşırken az da olsa utanç duyguları kendini gösterse de mirasa konmak için kokain çekmek, bir pederi yoldan çıkarmak, bir başkası üzerinde casusluk yapmak için deri bir koltuğun içine girmek gibi genellikle grup içinden bir başkasının utanç verici, iğrenç ya da absürt bulacağı işlerin içine dalarlar.
Film
Spartacus: Blood and Sand
Dizi tarihsel bir karakter olan Trakyalı asker Spartacus'ün köle olmasını ve bir gladyatöre dönüşümünü anlatmaktadır. Dizinin kaynağı Howard Fast'ın aynı isimde yazdığı kitaptır. Hikâye Milattan Önce 73-71 yıllarında Roma Cumhuriyeti'nde geçmektedir.
Trakyalı bir asker olan Spartacus sürekli baskısı altında kaldıkları Roma Cumhuriyeti ile birlikte Getaelar'a karşı savaşmak için Roma ordusuna katılır. İlk çarpışmadan sonra Spartacus doğuya doğru çekilen Getae ordusunu takip etmek yerine Karadeniz'e gitme emri veren Gaius Claudius Glaber'a karşı gelir ve köyüne gitmeye karar verir. Köyüne yaklaştığında Getaelar'ın orayı mahvettiğini görür ancak karısı kurtulmuştur. Geceyi bir mağarada karısıyla geçiren Spartacus'u sabah Roma ordusu bulur. Glaber, Spartacus'u köle olarak alır ve karısını da Suriyeli bir tüccara satar. Spartacus daha sonra Ludus'a (Batiatus'un gladyatör okulu) girer ve karısını bulmak için savaşmaya başlar.
Film
Once Upon a Time
Hepsi sonsuza kadar mutlu mesut yaşadılar.… Ya da herkesin bu cümleye inanması sağlandı. Şimdi 28 yaşında olan Emma Swan kendisine nasıl bakacağını biliyor çünkü bebekken terk edildiğinden beri o bunu zaten yapıyor ama onunda yıllar önce terk ettiği oğlu onu tekrar buluyor ve işte her şey burada değişmeye başlıyor...
Henry şimdi 10 yaşında ve Emma'nın yardımına muhtaç. Çünkü Henry aslında Emma'nın alternatif bir dünyadan geldiğine ve Pamuk Prenses ve yakışıklı Prens'in kızı olduğunu inanıyor...
Sahip olduğu masallar kitabına göre, onu Korkunç Cadı'nın lanetinden korumak için başka bir diyara göndermeleri gerekiyordu bu sayede cadı masallar ülkesinde kapana kısılmış, zamanda donmuş olacaktı ama tabi ki Emma bu hikâyenin bir kelimesine bile inanmamaktadır.
Emma bu küçük çocuğu alıp yaşadığı yer olan Storybrooke'a götürür fakat Henry'nin durumuna endişelendiğini için bir süre orda kalmaya karar verir. Orda geçirdiği zamanda Storybrooke'ta çok daha değişik şeyler döndüğünden şüphelenecektir. Orası sihrin unutulduğu ama gücünün de çok yakında hissedildiği, tüm masal karakterlerinin yaşadığı ama bir zamanlar kim olduklarını hatırlamadıkları bir yerdir.
Tüm dünyaların geleceğe dair verecekleri bu epik savaşta Emma'nın kaderini kabullenmesi ve çılgınlar gibi savaşması gerekmektedir...
Film
Supernatural
Dizi Dean Winchester ve Sam Winchester kardeşlerin babalarının kayıp olmasından sonra tekrar bir araya gelip Sam'in bıraktığı avcılığa geri dönmesiyle başlar.
İki kardeş hayatlarını babaları ile beraber, annelerinin küçükken bir varlığın yakarak öldürmesi sonucu insanları bu gibi varlıklardan korumaya adamışlardır. Fakat avcılık ile uğraşmak istemeyen ve normal bir yaşam sürmek isteyen Sam babası ile tartışarak evi terketmiştir. Yıllarca abisi ve babasından ayrı yaşayan Sam, üniversitede eğitim görmüş, Jessica isminde bir kız ile evlenme aşamasına gelmiştir. Üniversiteden mezun oldukları gece uzun zamandır görmediği abisi Dean, babasının bir kaç haftadır kayıp olduğunu ve yardımına ihtiyacı olduğunu söyler. Sam babasını bulmak için son bir kez abisinin yardımına gider. Babasını arayışları netice vermeyince Dean ona yeniden avcılığa dönmesi için teşvik eder fakat Sam kabul etmez. Aynı gece Sam eve dönünce, nişanlısı Jessica'nın annesi gibi tavana yapıştığını görür. Müdahale etmesine fırsat kalmadan Jessica'nın alevler içinde kalarak ölmesine tanık olur. Bunun üzerine Sam, hem insanları bu gibi yaratıklardan kurtarmak için hem de annesini ve nişanlısını öldüren yaratığı bulup yok etmek için yeniden avcılık yapmaya başlar.
Dizi kardeşlerin insanların gerçekte varolmadığını zannettiği bir çok tür yaratık, hayalet, şeytan vb. varlığın avcılığını yaptıkları ve bu macerala sırasında yaşadıklarını anlatır. Dizide, Dean ve Sam arasındaki özel ilişki ön plandadır. Dean, içki ve kadın düşkünüdür. Fakat, oldukça cesur ve gururludur. Kardeşi Sam'e ona olan bağlılığı etkilenmemizi sağlar. Dean eğlenceli, klasik rock hayranı ve hiç bir şeyden korkmayan biri gibi görünsede onunda korktuğu ama saklamayı tercih ettiği şeyleri vardır ve Sam bu yüzden çok zorlanır. Sam ise merhametli, zeki birisidir.
Film
How I Met Your Mother
Dizi, 2030 yılında, Ted Mosby'nin eşi ile nasıl tanıştığını çocuklarına anlatmasını konu alır. Bob Saget'in seslendirmesiyle asıl karakteri Ted "Size annenizle nasıl tanıştığımı anlatacağım." der ve dizi 2005 yılına döner.
2005'te 27 yaşındaki mimar Ted (Josh Radnor), arkadaş grubuyla kendisine küçük bir dünya yaratmış bir genç. Arkadaş grubu; en iyi arkadaşı, hukuk öğrencisi Marshall (Jason Segel), Marshall'ın dokuz yıldır birlikte olduğu anaokulu öğretmeni Lily (Alyson Hannigan) ve absürt bir kişiliğe sahip olan takım elbisesiz nefes almayan, hiperseksüel Barney Stinson (Neil Patrick Harris).
Günler akıp giderken, Marshall, tek aşkı Lily'e evlenme teklifi etmeye hazırlanıyor. Kahramanımız Ted bu noktada hayatını gözden geçirmeye karar veriyor. Romantik Ted bekâr kalmaktan hiç haz etmeyen biri olduğu için, gerçek aşkını aramaya koyuluyor. Derken Manhattan'daki Marshall, Lilly ve Ted'in birlikte yaşadığı evlerinin altındaki McLaren's Pub'da Robin Scherbatsky (Cobie Smulders) ile karşılaşıyor ve ilk bakışta evleneceği kadını bulduğunu düşünüyor. Acaba öyle mi?
Film
House M.D.
Doktor Gregory House, New Jersey'deki Princeton-Plainsboro Hastanesi'nde bulaşıcı hastalıklar ve nefroloji konusunda uzman ünlü bir doktordur. Başkanlık yaptığı Tıbbi Tanı Uzmanlığı Departmanı'nda hastalığı bulunamayan hastaları 3 kişilik ekibiyle birlikte iyileştirmektedir. Yine bazı vakalarda en yakın arkadaşı ve hastanenin onkoloji bölümü şefi doktor James Wilson ona yardım etmektedir. Ekibinde, Eric Foreman (Nörolog, Sinir Sistemi Uzmanı), Robert Chase (Kardiyoloji ve Yoğun Bakım Uzmanı) ve Allison Cameron (İmmünolog, Bağışıklık Sistemi Uzmanı) bulunmaktadır.
House başarılı bir doktor olmasına rağmen hastane kurallarını ve yasaları umursamaz tavrı sürekli onun başına işler açar. Bu yüzden bir çok hastane değiştirmiştir. Hastane yöneticisi Lisa Cuddy, House'ı işe almadan önce onun bu özelliğinden haberdardır. Lakin kendisinin House'u dengeleyebileceğini ve onu göz altında tutabileceğini düşünmektedir.
Film
Uçurum
Herkes her gün işinde… Günlük rutin devam ediyor… Ancak bir uçurumun kenarında yürüdüğümüzü fark edemiyoruz… Ta ki, kaybettiklerimiz canımızı acıtana kadar… Hayallerimiz, sevdiklerimiz, geleceğimiz geliyor aklımıza uçurumun kenarında… Bir fil şeridi gibi geçiyor yanımızdan… Yardım edecek, uzanacak bir el arıyor kalbimiz… Uçurum, günlük yaşam koşturmacası sırasında fark etmediğimiz ancak korunaklı hayatımızın zırhı çıktığında gözler önüne serilen korkular, tehlikeler ve bunlar arasında yaşam mücadelesi veren masum insanlar… Evimiz, işimiz, ailemiz, arkadaşlarımız, maaşımız, sigortamız, köpeğimiz, her gün tekrar ettiğimiz korunaklı hayatımız aslında bizi bu tehlikeden koruyamıyor… Hepimiz görmediğimiz bir uçurumun kenarında sürdürüyoruz hayatımızı. Bir yanlış yol, bir geç kalmış adım, bir talihsiz kaza ve hepimiz, en yukarıdaki, en mutlu, en güçlü olanımız bile, bir gün o uçurumdan aşağı düşebilir.
Film
Suskunlar
Birbirlerinden başka tutunacak şeyi olmayan, dört küçük çocuğun hikayesi bu. Dört arkadaş. Dört kardeşten öte. Büyümeleri yıllar sürecek sandılar. Ama bazı çocuklar. Tek bir günde büyür. Basit, masum, tek bir hata yaptılar. Ve çocukluklarına veda ettiler. O günden sonra bir söz verdiler birbirlerine. Sustular. Ve dağıldılar şehrin dört bir yanına.
Ama içlerinden biri tutmadı sözünü. Yıllar sonra bir araya topladı hepsini. Başladığı işi bitirmeleri için...
Şimdi her biri bambaşka bir adam. Biri gözü kara bir serseri. Biri başarılı bir kanun adamı. Biri hiç büyümemiş, kocaman kalpli bir çocukadam. Biri de sözü ilk bozan. Şehrin dört bir yanından esen dört rüzgar gibi çıktılar bir yola. Arkalarında paylaşılamayan bir aşk, önlerinde sorulacak bir hesap, tek silahlarıysa girdiği her savaştan galip çıkan dostluklarıydı.
Onlar yıllarca sustular.
Şimdi konuşma zamanı...
Film
Kurtlar Vadisi Pusu
Ana karakter Polat Alemdar 'ın Kurtlar Vadisi Pusu'daki hedefi Türkiye'nin de üzerinde bulunduğu Avrasya coğrafyasına hâkim olmak isteyen uluslararası güçlerin oluşturduğu ve dünyanın en zengin ailelerinin idaresindeki “Küresel Çete”dir.
Polat Alemdar en yakın arkadaşı Süleyman Çakır'dan kalan adamlarıyla birlikte yine bir göreve girerler. Dizi, yardım sever ve dürüst bir işadamı olan Çağrı Toros'a yapılan bir suikastla başlar. Olayı bir terör örgütü üstlenmiş ve eylemin tetikçileri yakalanmış olsa da Polat Alemdar, suikastın arkasında açıklananlardan başka nedenler ve güçler olduğuna inanmaktadır. Polat, daha önce Türkiye'yi yıllardır etkileyen terörün üstüne gitmeye çalışmış ancak bir kısım güçler Polat Alemdar ve ekibini bu davadan alıkoymuşlardır. Çağrı Toros cinayeti ile Polat, artık terörün arkasındaki güçlerle faili meçhullerin sebep ve sonuçlarıyla, yani çağın en önemli silahı olan “para”yla savaşacaktır. Adım adım delillere ulaşmaya çalışan Polat, Toros Ailesi’yle doğrudan temas kurmaya çalışır.Dizinin şu anki konusu ise Polat Alemdar Gladio ile mücadele etmektedir.
Film
Muhteşem Yüzyıl
Dizi, Yavuz Sultan Selim’in vefatı ve Kanuni’nin tahta geçişiyle başlıyor. Dizinin Pararlel Kurgusunda ise, Hürrem Sultanın, Yavuz Sultan Selim’e Kırım’dan getirilen cariyelerle birlikte istanbul’a gelişi canlandırılıyor. “Kanuni Sultan Süleyman, muhteşem yüzyılı yaratan adam, iktidar olarak çok başarılı ama kişisel hayatında Büyük trajediler yaşayan biridir. En değer verdiği şeyleri kendi eliyle yok etmek zorunda kalır. Dizi Sadece Kanuni ve Hürrem Sultanı değil, o dönemin, en bilinen karakterlerini de ekrana yansıtıyor. Mimar Sinan’ın da o dönem kalfalık dönemi. Baki, Fuzuli, hepsi diziye girecekler. Süleyman’ın çağdaşları Britanya’da Tudors hanedanlığı 8. Henry, olağanüstü bir iktidar savaşı var. Doğudan Avrupa’nın içine bir Müslüman imparator büyük bir güçle ilerliyor, onların içerisinden muhteşem Süleyman doğuyor...
Film
Umutsuz Ev Kadınları
Umutsuz Ev Kadınları”, ev kadınlarının sıradan, basit ve durağan sanılan hayatlarının aslında sırlarla, mücadelelerle ve büyük dramatik sıçramalarla dolu olduğuna dikkat çekiyor. Dizinin kahramanları bir yandan ev işleri ve çocuk yetiştirme cehenneminde ayakta kalmaya çalışırken, diğer yandan da, aldatma, nefret, hatta cinayete varan sorunlarla boğuşuyorlar. Ve tabii sadece gençlere has görülen, oysa orta yaştaki kadınlara da isabet eden aşkla da…
Film
Çocuklar Duymasın
Hayatın kendisi kadar komik ve duygusal bir dizi olan, "Çocuklar Duymasın" kaldığı yerden değil günümüzden devam ediyor. Çünkü bizim izleyemediğimiz 7 yıllık dönem içinde orada hayat hiç durmadı. Evlerinin dekorasyonunu değiştirdiler, iş hayatlarında yeni pozisyonlar elde ettiler ya da edemediler, çocuklar büyüdü, Haluk, Meltem ve diğerleri yaşlandı. Ama Haluk hala bildiğimiz Haluk, hala her şeye karşı, muhafazakar ve milliyetçi. Meltem de büyük değişiklik yok, modern, ideal ve ahlaklı bir eş. Ailenin meseleleri yine çok küçük, kredi kartları, telefon faturaları, alış veriş giderleri, tatil masrafları ve hayatın içinde akıp giden her şey. Kısacası "Çocuklar Duymasın"da aslında hem değişen bir şey yok hem de çok şey değişmiş. Yine komik, yine duygusal, yine güncel, yine hayatın kendisi gibi küçük meseleleri olan, kentli ilişkilere ve modern aile meselelerine odaklı hem duygusal hem de eğlenceli bir aile komedisi. "Çocuklar Duymasın" bu kez de 2010 yılı Türkiye'sine bir ayna tutuyor ve yaşadığımız çağın aile yapısı üzerinden sosyolojik bir analiz yapıyor ve Türkiye'de tüm yaş gruplarının aynı anda seyredebileceği tek dizi olma iddiasını koruyor.
Film
Kurt Kanunu
İttihat ve Terakki Cemiyetine mensup olan bir grup, Kurtuluş Savaşı sonrasında gerçekleştirilmeye çalışılan yeni oluşumda kendilerini bir tarafa itilmiş ve dışlanmış hissetmiş, bu duygusal güdüyle Cumhuriyet tarihinin belki de en şaibeli olayı olan İzmir suikastına sebebiyet vermişlerdir. Bu olaydan habersiz olan ve kendini suikastın içinde bulan bir isim vardır: Kara Kemal... Kendini İzmir suikastının içinde bulan, İstanbul’un sahibiyken sığınacak mekân bulamaz hale gelen ve güvenebileceği bütün kapıların yüzüne kapandığı Kara Kemal’in yaşadıklarını anlatan Kurt Kanunu’nun konusu kısaca şöyle:
Zamparalığı ile meşhur olan Abdülkerim, suikast ekibinin de içinde bulunduğu Gülcemal vapurundan son anda inen kadının Laz İsmail’in kapatması Ballı Naciye olduğunu fark eder etmez Naciye’nin evinin yolunu tutar. Abdülkerim, Naciye ile gününü gün ederken, Baytar Rasim, Abdülkerim’i aramaktadır. Baytar Rasim, suikast ekibinden Ziya Hurşit’in hükümetle bağlantı kurduğunu duymuş, durumun hemen Kara Kemal’e iletilmesi gerektiğini düşünmüştür. Ama işin garip tarafı, Kara Kemal’in hiçbir şeyden haberi yoktur...
Film
Adını Feriha Koydum
Adeta bir Türkiye gerçeğinin anlatıldığı dizide, pırıltılı Etiler dünyasının gölgesinde yaşayan bir kapıcı ailesinin, hayatla imtihanına yer veriliyor.
Dizide, ailesiyle beraber yaşadığı bodrum katından hayallerinin dünyasına seçkin bir üniversiteyi burslu olarak kazanması ile giren Feriha'nın ve ailesinin hayatı ve başlarından geçen olaylar anlatılıyor.
Kapıcının güzel kızı kendi dünyasından çıkıp, yarattığı yalan dünyanın prensesi olacaktır. Ne var ki, bir genç kızın küçük pembe bir yalan üzerine inşa ettiği yeni dünyası ailesini de çevresindeki herkesi de yutacak ve anne kızın gerçek hayatla mücadelesi adım adım geri dönüşü olmayan bir savaşa dönüşecektir.
Film
Fatmagülün Suçu Ne
Bir kıyı kasabasında kendi halinde yaşayan köylü kızı Fatmagül, o gün deniz kenarında çamaşır yıkarken, sarhoş beş gencin tecavüzüne uğrar. Bu toplu saldırıdan sonra gençler yakalanırlar. Saldırgan burjuva çocuklarının içinde Kerim adlı bir köylü çocuğu vardır. Gençlerin hapisten kurtulması için içlerinden birinin Fatmagül ile evlenmesini gerekmektedir. İşte zengin çocukların, yani arkadaşlarının çevresindeki kişilerin aracı olması Kerim'i böyle zorunla bir evliliğe iter. Kerim, Fatmagül'la evlenince hem kendi hem de arkadaşları özgürlüklerine kavuşurlar. Kasabanın horlandığı ve kötü gözle baktığı Fatmagül'le evlenmek Kerim'i giderek hırçınlaştırır. Karısını döver, hakaret eder... Ne var ki, bu zorunlu birliktelik bir süre sonra insalcıl bir sevgiye dönüşür.
Film
Kuzey Güney
Kuzey deli dolu, isyankar, öfkesini kontrol etmekte güçlük çeken, gözükara, haksızlığa tahammülü olmayan, sabırsız ve sözün yetmediği yerde yumrukları ile konuşan, bu yüzden de küçüklüğünden beri başı bir türlü dertten kurtulmayan bir genç, Güney ise kardeşi Kuzey’in tam tersine; sakin, sabırlı, düşünmeden adımını atmayan, çalışkan bir genç. Zıt karaktere sahip bu iki erkek kardeşin en onemli ortak noktasıysa; ölesiye aşık oldukları Cemre.
Film
Leyla ile Mecnun
Aynı gün dünyaya gelen iki bebek, hastanedeki yatak sayısının azlığından dolayı yan yana yatırılırlar. Ailelerinin "doğar doğmaz birbirlerini buldular" demesiyle, beşik kertmesi yapılan çift, isimlerini efsane âşıklar "Leyla ve Mecnun" dan alırlar...
Leyla ve Mecnun’un beşik kertmesi yapılmasının üzerinden yirmi beş yıl geçmiştir. Leyla İstanbul Üniversitesi’nde, Mecnun ise Açık Öğretim’de okumaktadır. Her ikisinin de birbirlerinden haberi yoktur. Bir sabah, ailesi Mecnun’a durumu anlatır ve Leyla’yı istemeye giderler. Mecnun bu durumdan rahatsız olsa da ailesinin zoruyla Leyla’nın evine gider. Uzun süredir görüşmeyen iki ailenin tartışmasıyla sonlanan ziyarette Mecnun, Leyla’yı görmüş ve görür görmez de âşık olmuştur. Mecnun Leyla’nın peşinden koşmaya başlar. Onunla tanışmak ve onu etkileyebilmek için ne yapacağını bilemeyen Mecnun, bir gece rüyasında Aksakallı Dede’yi görür. Ancak Aksakallı Dede’nin rüyalarından çıkıp Mecnun’la beraber yaşamaya başlamasıyla durumlar iyice karışır.
Film
Ateş Topu
Hapisten çıkan Tai (Preeti Barameeanat) ikiz kardeşi Tan'ın komada olduğu öğrenir. Olayı araştırmaya başlayınca Tan'ın, Fireball adlı basketbola benzeyen fantastik bir oyunun dünyasına girdiğini öğrenir. Fireball, yer altı suç patronları tarafından organize edilen ve basketbola benzeyen bir şiddet oyunudur. Tan, kardeşinin erken tahliyesi için gerekli parayı toplayabilmek için bu oyuna katıldığını ancak bir maç sırasında ciddi biçimde yaralanmış ve komaya girmiştir.