İçerik
İstanbul Film Festivali'nde Bugün!
FESTİVALDE İLK PAZAR HEYECANI Festivalin ilk pazarı sunumlar ve soru-cevaplarla, festival heyecanı gittikçe artan izleyiciye dopdolu bir gün yaşatacak. İlk günden festivale ısınan seyirciler pazar günü seyrettikleri filmlerle yepyeni bir haftaya hazır başlayacaklar.
İçerik
İstanbul için film festivali vakti!
İKSV tarafından Akbank sponsorluğunda düzenlenen 31. İstanbul Film Festivali, 31 Mart Cumartesi günü başlıyor. İki hafta boyunca, programında yer alan 200'ün üzerinde filmin yanı sıra ünlü konuklar, usta sinemacıların katılacağı söyleşiler, atölye çalışmaları, sinema dersleri ve konserlerle dolu dolu iki hafta vaat eden İstanbul Film Festivali, ilk haftasonuna hızlı bir giriş yapacak.
İçerik
Hayal kırıklığının asil rengi; İstanbul Kırmızısı!
Neresinden bakarsanız bakın Özpetek'in filmografisinin en kötü işi İstanbul Kırmızısı. Kibir ve ego içinde yaşayan ve inorganik dertler arayan bir aristokrat aile ile ne istediğini bilmeyi beceremeyen orta üst sınıf aile dostlarının ortak bir gizemli polisiye olaylar örgüsü içine çekildiği bunalımlı bir öykü.
İçerik
Before I Wake - Kabustan Gelen
Psikolojik-gerilim, korku ve fantastik türlerinin başarılı geçişlerle ilerlediği filmde, hem çocuklarını kaybetmiş bir ailenin, hem de yetim bir çocuğun yaşadığı travmaları aynı anda hissetmenizi sağlayacak dram türü de oldukça başarılı bir şekilde yansıtılmış.
İçerik
HASRET - İstanbul, uçsuz bucaksız bir konu!
Martılardan kedilere, balıkçılardan bakkallara, güzel manzaralardan leş sokaklara çok şey görebilirsiniz Hasret'te, İstanbul'a dair.
İçerik
MUSTANG - Dört nala koşan bir at misali
Filmin ana eleştirisinin, ilerleyen bölümlerinde “Night of The Living Dead” adlı filmdeki zombiler derecesinde bir korku unsuruna dönüşen muhafazakarlığın ve ataerkil toplumun gereksiz baskısı ile ilgili olduğu kolayca göze çarpıyor.
İçerik
Mirastan Men Edilecek Kadar Kötü!
80’ler aksiyon sineması açıkta bırakılmış bir elma şekeri gibi... Aradan geçen 30 yıldan sonra bile üşüşen sinek çok oluyor. Bu hafta izleyeceğimiz tamamen gişe kaygısıyla yapılmış Bourne’un Mirası da işte böyle bir film!
İçerik
İstanbul'un tabutuna çivi çakmak
Film Osmanlının son döneminden başlayarak İstanbul’un gelişimini anlatıyor. Gelişim belki uygun kelime değil çünkü 1950’lerden başlayarak bir şeyler fena halde ters gidiyor. Tramvay raylarının sökülmesi ve yolların otomobil kullanımına yönelik asfaltlanmasıyla bir seçim yapılıyor: toplu taşımacılık yerine bireysel taşımacılık ve daha çok otomobil. Bu süreç hala daha devam ediyor ve üçüncü köprüyle katmerlenerek sürecek gibi.
İçerik
Pastanın yeni dilimi çok lezzetli
‘En lezzetli dilimi en sona ayır’ mottosuyla geri dönen Amerikan Pastası serisinin bu filminde ilkinden bu yana aralıksız seyrettiğimiz Jason Biggs, Alyson Hannigan, Eugene Levy ve Seann William Scott’ın yanı sıra ilk iki filmden hatırladığımız Tara Reid, Shannon Elizabeth ve Chris Klein gibi isimler kadrodaki yerini almış. Filmin yönetmenliğini ve senaristliğini ise ikinci uzun metrajlı işine imza atan Jon Hurwitz ve Hayden Schlossberg ikilisi üstleniyor. Amerikan Pastası Buluşma’nın en büyük sürprizlerinden biri Stifler’ın beklenen intikamı.
İçerik
Pastanın içinden çıkanlar
Amerikan Pastası’nı 1999 yılında seyrettiğimde hem ilginç bulmuş hem de fazla abartılı bir gençlik komedisi olduğunu düşünmüştüm. Çünkü tamamıyla cinselliğe dayanan kaba bir komediydi. En rahatsız olduğum şey ise o kaba espirilerin ve olayların sanki normal ergenlik hareketleri gibi sunulmasıydı.