İçerik
Siyah giyen adamların sırları
Siyah Giyen Adamlar 3 filmi bu haftanın olduğu gibi yaz mevsiminin de en çok beklenen yapımı. Dünyadaki uzaylıları kontrol altında tutmakla görevli ajanların eğlenceli macerası kaçırılmayacak bir film…
İçerik
Anne-baba ve adaylarına
Hamile kadınların yüzde 95’inin el kitabı olan, USA Today’in son 25 yılın en etkili 25 kitabı arasında gösterdiği, hamilelik dönemindeki duygusal ve fiziksel değişimleri farklı çiftlerin hikâyeleri üzerinden anlatan ‘What to Expect When You’re Expecting’ (Bebeğinizi Beklerken Sizi Neler Bekler) şimdi de beyazperdede. ‘Dikkat Bebek Var’, Türkçe adıyla vizyona giren filmin başrollerinde Cameron Diaz, Jennifer Lopez gibi ünlü oyuncular var.
İçerik
İki arada bir derede kalmak…
Yeniden Doğuş 1981 yılında Joe Dante’nin yönettiği Uluma (The Howling) isimli kurt adam filmiyle başlayan serinin sekizinci ve şimdilik son ayağı.
İçerik
Gizemli Adaya Yolculuk
Bazı filmleri izlerken çocuk olmayı diliyorum, Gizemli Ada’ya Yolculuk’ta bu filmlerden birisi. Çünkü çocukluğun o saf algısıyla kurguya kalın bir çizgi çekip, o dünyanın içinde daha sahici dolaşmak mümkün. Üç serilik bir parçanın ikinci filminde keşke kaybolmasa, yok olmasa dediğimiz güzellikteki bir gizemli adaya düşüyoruz. İlki 2008 yılında çekilen Dünyanın Merkezine Yolculuk filmiydi. Jules Verne’in aynı adlı romanından uyarlanan filmde yine bambaşka bir dünyanın içinde bulmuştuk kendimizi. Yönetmeni aynı zamanda Ayı Yogi’yi tekrar hayatımıza sokan Eric Bervig’di…
İçerik
23.ULUSLARARASI ADANA FİLM FESTİVALİ’nden izlenimler…
Babamın Kanatları, kuşkusuz festivalde en çok övgüyü alan film oldu. İzleyiciden ve yazarlardan güzel geri dönüşler aldı. Menderes Samancılar ve Musap Ekici filmin dikkat çeken isimleri oldu. Festivalden de 7 ödülle ayrılan filmi izleyememenin üzüntüsü içindeyim, umarım en yakında zamandaki bir festivalde yakalayabilirim.
İçerik
Hollywood aynada kendine bakıyor
Bu kez işi sıradan komedinin ulaşamayacağı noktalara vardırarak, ya da bir başka deyişle mübalağa sanatının inceliklerini kullanarak Hollywood yapımlarını irdeleyen Hollywood yapımlarını bir hatırlatalım dedik.
İçerik
Dikkat! Burada Kadının Adı Var!
8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesi ile sinemanın enteresan, dikkat çekici, güçlü ya da nevi şahsına münhasır kadın karakterlerinden ve filmlerinden bazılarını hatırlayalım istedik.
İçerik
HASAN KARACADAĞ FİLMLERİ
Hasan Karacadağ'ın filmlerinde görünen cinler, insanın kötü sureti konumunda yaratılmış cinler olup, filmdeki karakterlerin delirmesini, halk deyimiyle cinlenmesini sağlıyor. El-Cin filminde ise kızına zarar verenlerden intikam almak için halk inançlarından esinlenerek tasarlanmış; tanıdık kişilerin suretine bürünen, yılan şeklinde bir cin kullanılmış.
İçerik
“SİNEMADA MASAL UYARLAMALARI”
Masallar, kim olduğunuz, nerede ve nasıl yaşadığınız önemli olmaksızın hayatınıza mutlaka girmiştir ve yaşamınızın bir noktasında sizinle temas etmiştir. Bugün, klasik masallara karşı ciddi bir tepki gelişmiş olsa da (özellikle çocuk gelişimi uzmanları arasında), kabul etmek gerekir ki, hepimizin bilinçaltında bir yerlerde, mutlu sonlarla biten hikayelere karşı bir sempati vardır.
İçerik
Sinemada Sihir ve Büyücülük!
Büyü ve sihir mefhumu, sinema tarihinin ara sıra da olsa, beslendiği önemli kaynaklardan… İnanırlılık konusunda insanları ikiye bölen bu doğaüstü kavramlar, sinemaya nasıl hizmet ediyor?
İçerik
80’ler aksiyon sineması: Kaslı adamlar ve kocaman silahları!
Peşpeşe gösterime giren filmlerden anlıyoruz ki Hollywood 80’ler aksiyon filmlerinin ruhunu ısrarla çağırmakta… Demokratların ülkeyi yönettiği bir sırada yapılan bu hareketin politik tepkiselliğinden dem vurulabilir elbette ama tüm bu cehennem ateşinin sorumlusu “kas adamların” beyazperdede salına salına dolaştığı 80’leri hatırlamak çok daha keyifli bir yolculuk olacaktır.
İçerik
Sinemada 3D Teknolojisi: Kurtarıcı mı, kabus mu?
Avatar’la birlikte yükselen 3 Boyutlu (3D) sinema teknolojisi öyle bela, öyle istila edici bir şey ki, sağımız solumuz bu tekniğe göre çekilmiş ya da “Clash of the Titans” gibi sonradan 3D’ye devşirilmiş filmlerle doldu. Sezon gerçek bir “gözlüklü seyirciler” resmi geçidine dönüşecek çünkü hergün 3D olarak çekilmiş onlarca filmin haberi geliyor. Aklımıza takılan soru şu; ev sinemasının oldukça yüksek bir seyir zevki vaadettiği şu günlerde, 3D teknolojisi, toplu gösterim yapan sinema salonları için bir kurtarıcı mı, yoksa 7. sanat sinemayı hepten lunapark eğlencesine çeviren teknolojik bir güve mi?
İçerik
Sinemada Cazın Büyüsü!
İstanbul'da Temmuz ayına Caz festivali damgasını vurdu. Caz tutkunları için rüzgar gibi esen
festival, benim gibi çok anlamasa da caz ezgilerini dinlemekten keyif alanların da içini serinletti. Aklımıza caz düşmüşken, caz müziği üstüne yapılan filmleri anmasak olmazdı. Cazın sadece müzikal dokusuyla değil, gelişimi ve müzisyenlerinin sıra dışı hayatlarıyla da kendine has bir dünyası olması, sinemada karşımıza çokça ve farkı şekillerde çıkmasının da nedenidir. Sinemanın ilk sesli filminin “Caz Şarkıcısı” olması gibi, ırkçılığın had safhalara ulaştığı dönemlerde zenci müziği olarak anılan cazın hızla yükselmesi de ironiktir. Film müziği olarak kullanılsa da, film başlı başına caz üstüne kurulu olsa da, hatta içinde sadece adı geçse de; caz sinemada her zaman tutku ve dehayı temsil eder. Caz müzisyenlerini konu alan filmlerde genel olarak, uyuşturucu ve alkolün etkisindeki sıra dışı yetenekleri izleriz. Onlar enstrümanıyla bütün olmuş, sadece müziği yaratan değil, müzikle kendini yaratan insanlardır. Bir unsur olarak cazı kullanan filmlerde ise caz, saygı uyandırmanın bir yoludur. Bir Katilin Anotomisi (Anatomy Of A Murder/1959)'nde, avukat Paul'un zekası ve sıra dışılığının simgesi; Tetikçinin Gecesi (Colleteral)'da bir kiralık katil olan Vincent'in soğukkanlılığıyla işlenmiş zekasının göstergesidir. Caz festivalinden ilham alarak, caz tutkunları ve meraklıları için hem caz üzerine kurulu, hem de içinden caz geçen filmlerden bir seçme yaptık.