İçerik
THE NICE GUYS - İyi Adamlar
Yönetmenin 1970’leri resmederken tercih ettiği Retro dokusu, renkler, yarattığı atmosferler filmi en eğlenceli kılan kısım. Epey uzun süren ev partisi sahnesi sırf renkliliğiyle bile göz boyuyor, kaldı ki aksiyon da, mizah da o sahnelerde dorukta.
İçerik
DE PALMA - Her Türün Adamı Brian De Palma
Çektiği ilk kısa metraj filmden son filmi Passion (Öldüren Tutku, 2012)’a kadar bütün çalışmaları hakkındaki detayları, yönetmenin kendisinden dinlemek, izleyicide otobiyografik ve daha gerçekçi bir tat bırakıyor.
İçerik
Batman v Superman: Adaletin Şafağı
Batman rolünde Ben Affleck ve Wonder Woman rolünde Gal Gadot endişeleri boşa çıkarırken, şahsen Lex Luthor rolündeki Jesse Eisenberg’in yanlış seçim olduğunu düşünüyorum. 1
İçerik
AH YALAN DÜNYADA - Ayaklarınızın turabı, gönüllerinizin hizmetçisiyim!
Neşet Ertaş hakkında bugüne kadar yazılan bütün kitaplar ve bilimsel yayınlar taranmış, özel ses ve görüntü kayıtları bir araya getirilmiş.
İçerik
Batman v Superman: Adaletin Şafağı
Marvel filmlerindeki renkli dünyanın tersine Zack Snyder, karanlık, kasvetli, ultra pastel bir dünya yaratarak kendine özgü tarzı ile adeta seyirciyi farklı bir evrene taşıyor.
İçerik
WHEN MARNIE WAS THERE - Marnie Oradayken
Filmin açılışı ile seyreden ilk bölümünde, Ghibli'nin diğer filmlerinin çoğunun aksine gerçek dünyadan bir melodram ile karşı karşıya kalır izleyici. Miyazaki ya da Takahata'nın animelerindeki gibi fantastik bir masal değil, içinde yaşadığımız kargaşa halinde dünyanın bir anlatısıdır söz konusu olan.
İçerik
BASKIN-KARABASAN – Devriyeler Basmadan
Baskın-Karabasan düzgün kurgusu, mükemmel müzik seçimleri, düşmeyen temposu ile korku filminden daha ziyade, tam sanatsal bir “Gore” olmuş.
İçerik
MARYLAND - Darmadağın
Daha çok inişli ve çıkışlı, dramatik bir çizgiye sahip olan Maryland, Fransız sinemasından haz etmeyenlere biraz durağan gelebilir.
İçerik
KARA BELA - "Burak Aksak" yapıyor arkadaş !
Genel toplamda, neredeyse temposu hiç düşmeyen, aksiyonunu mizahla aynı çizgide götürebilen ve Leyla ile Mecnun dizisine has espri anlayışına sahip nefis bir yol filmi yazıp, yönetmiş Burak Aksak.
İçerik
MAN ON WIRE - Teldeki Adam
Akademi Ödüllerinde En İyi Belgesel ödülünü kazanan Man on Wire, Philippe Petit’in yazdığı otobiyografik kitabı “To Reach The Clouds”u temel alıyor.
İçerik
Kocan Kadar Konuş: % 100 Türk Kızı Hikayesi
Ülke sınırları içerisinde sinemada kadın deyince aklınıza ne geliyor? Uçan Süpürge, Filmmor vb. kadınların ön planda olduğu film festivalleri...
İçerik
MADAGASKAR PENGUENLERİ: SPIN-OFF’UN EN LEZİZ TAKIMI
*Spin-off: Belli bir popülarite kazanmış dizilerin/filmlerin içindeki yan karakterlerin kendi hikayesinin anlatıldığı filmler/diziler… Yan bölüm de denebilir.
İçerik
Babadan oğula PR hediyesi!
M. Night Shyamalan sinemasından pek haz etmem. Filmografisinde sevdiğim yegane filmi Paul Giamatti’nin başrolde döktürdüğü 2006 yapımı “Sudaki Kız”dır.
İçerik
Havada uçuşan toz parçaları!
Yıllar önce John Fante’nin Toza Sor (Ask The Dust) kitabını okurken şu hisse kapılmıştım; insan bir varlık olarak dünya üzerinde paha biçilemez değerde.
İçerik
Bir aşk ancak bu kadar komik olabilir
Celal ile Ceren, Şahan Gökbakar’ın yeni macerası. Kahkahalarla seyredeceğiniz, dörtdörtlük bir komedi filmi sizi bekliyor...
İçerik
AMERİKALILAR SAHTE FİLMLE ADAM KAÇIRIYOR… ARGO FUCK YOURSELF!
Oyuncudan yönetmen olur mu? Olur elbette… Karşımızda Rushmore dağı misali örnekler var; Clint Eastwood, Robert Redford, Mel Gibson… Şimdi de Ben Affleck!
İçerik
Oyuncak adam!
"Ted", bir ayıcık filmi... Giriş, 'Ayı; Bir Sevgi Filmi' gibi oldu ya, neyse artık idare edin... Hep yalnız kalan, sürekli oyunlardan dışlanan üzgün bir çocuğun 'arkadaş' dileği gerçekleşiyor ve sevimli oyuncak ayı canlanıyor. Dünya büyük bir hayrete düşüyor, sonra bu mucizeye alışıyor herkes... İşte aradan yıllar geçiyor, dostlukları hiç bozulmuyor. Ta ki aralarına bir kadın girene dek. Ne güzel! Evet, kahramanımız artık 30 yaşında, bedenen büyümüş ancak kafa çocuk kalmış. Yumoş ise tam zıttı, vücudun değişmemiş ama her türlü kötü alışkanlığı bünyesinde toplamayı bir şekilde başarmış. Yani bizim çocuk adam, ayıcığın oyuncağı olmuş.
İçerik
Mirastan Men Edilecek Kadar Kötü!
80’ler aksiyon sineması açıkta bırakılmış bir elma şekeri gibi... Aradan geçen 30 yıldan sonra bile üşüşen sinek çok oluyor. Bu hafta izleyeceğimiz tamamen gişe kaygısıyla yapılmış Bourne’un Mirası da işte böyle bir film!
İçerik
Beni vur, kendini vur, her şeyi vur adamım!
80’ler partileri birkaç yıldan bu yana çok moda… Sly’ın, (Slyvester Stallone) aksiyon sinemasının en sıkı adamlarını alıp The Expendables’i çekerek bir tür kerosen partisi vermesine de bunlar yol açmış olabilir pekala… İlk film eğlenceli olduğu kadar, ununu elemiş, eleğini asmış oyuncuları için riskli bir projeydi. Neyse ki vefalı 80’ler çocukları kendi kahramanlarını görmek için bir kez daha sinemanın yolunu tuttular.