Popüler Sinema

Paylaş
Eleştiriler

32. Adana Altın Koza Film Festivali’nin Ardından!

32. Adana Altın Koza Film Festivali’nin Ardından!
Yazar: Fırat Sayıcı

Her yıl olduğu gibi bu yıl da festivalin ulusal uzun metraj yarışma filmlerini değerlendirmek istiyorum. Geçen yılki seçkiden daha zayıf bir ulusal yarışma seçkisiyle seyircinin karşısına çıkılsa da, festivalin dolu dolu bir program sunduğu söylenebilir. Gösterimlerin yapıldığı sinema salonlarının önü coşkulu kalabalıkla dolup taşarken filmlere emek veren sanatçılar da bu güzel heyecana tanık oldular. Yarışmada 10 film vardı. Biri hariç hepsini izleme şansı elde ettim. Bu yazının da ödül töreninden önce yayınlandığını belirtmek isterim.

 

“Perde” Özkan Çelik

Düşük bütçeli oluşu ve tek mekanda geçmesine rağmen dinamik yapısı ve son ana dek merakta bırakması ile festivalde en sevdiğim film oldu. İnsan ilişkilerini, ahlaki bakış açıları ve de namus kavramını ironik dille yansıtmayı başarmış. Akıcı senaryosuyla (diğer filmlere nazaran) izleyiciyi yormayan filmin en büyük silahı ise oyuncuları. Diğer oyuncular da filme ruhlarını katmış ancak özellikle de Cem Zeynel Kılıç ve Tülin Özen’in uyumlu kimyası filmin heyecanını sonuna dek diri tutmayı başarmış. 7/10

 

“O Da Bir Şey Mi” Pelin Esmer

Sinemamızda kadın yönetmen denince akla gelen ilk isimlerden olan Pelin Esmer’in son filmi, uzun süresine rağmen bir şekilde kendini izletiyor. Bir yandan Timuçin Esen’in canlandırdığı yönetmen karakteriyle bir yandan da zor bir çocukluk döneminden sonra hayata tutunmaya çalışan, Merve Asya Özgür’ün oynadığı Aliye karakterinin yolları Söke’de düzenlenen film festivalinde çakışır. Sonrası kaderin minik cilveleri… Esmer’in sinemasını sevenleri de üzmeyecek bir yapım. 6.5/10

 

“Gündüz Apollon, Gece Athena” Emine Yıldırım

Beklentimin üzerinde iyi çıkan bir film. Kadın olmak, kadının hakkını korumak/aramak gibi temalar üzerine iyi bir senaryoyla seyirci karşısına çıkan yönetmen alkışı fazlasıyla hak etmiş. Başrol oyuncusu Ezgi Çelik’in de güçlü bir performansla filmi sırtladığını belirtmek gerek. Türk sinemasında böylesine mistik ve fantastik filmleri daha fazla görmek dileğiyle. 6.5/10

 

“İdea” Tayfun Pirselimoğlu

Pirselimoğlu’nun kendi sinemasal özelliklerini bolca görebildiğimiz, kafkaesk bir kara film örneği. Tarhan Karagöz’ün, belki de en iyi erkek oyuncu ödülünü aldıracak performansını izlemek seyirci için güzel bir hediye. Ancak isim vermeden geçmek isterim ki, arada çok kötü oyunculuk performansı sergileyen ve yapımın dengesini bozan birkaç oyuncu maalesef ki filmde mevcut. 6/10


“Cinema Jazireh” Gözde Kural

Merakla beklediğim bir filmdi. Ancak iki eksende akan senaryosu sıkıntılı. Oğlunu arayan kadının hikayesinden çok ‘Baça Bazi’ denen ahlaksız geleneği temsil eden Zabur karakterinin hikayesi daha fazla ilgi gördü seyirciden. Hatta çoğu kişi sadece Zabur’un ve küçük Azad’ın hikayesini izlemek istemiştir. Biçimsel olarak da izlerken zaman zaman zorlandığımız bir film oldu. Ancak Gözde Kural’ın filmine olan inancını ve cesaretini  görmek sevindirici. Gelecek filmlerini heyecanla bekleyeceğim. 5.5/10

 

“Buradayım, İyiyim” Emine Emel Balcı

Klasiğe yakın, benzerlerini çokça gördüğümüz bir kadın hikayesi. Annelik, eş olmak, çalışan bir kadın olmak üzerine seyirciye kafa yorduran senaryosuyla iyi başlangıç yapan filmin ekseni ortalarda öylesine savruluyor ki, gittikçe inandırıcılığını ve gücünü yitiriyor. Bige Önal filmin tek yıldızı. 5/10

 

“Uçan Köfteci” Rezan Yeşilbaş

Başarılı kısa filmleriyle tanıdığımız Rezan Yeşilbaş’ın ilk uzun metrajı olan film izlerken seyirciyi en çok güldüren yapımlardandı. Gerçek bir karaktere dayanarak çekilen filmin en büyük handikabı bolca tekrara düşmesi. Arka plandaki politik göndermeler de bir süre sonra kabak tadı vermeye başlıyor. Filmin belkemiği olan Nazmi Kırık’ın usta işi performansı filmden alınan keyfi zar zor ayakta tutuyor. 5/10

 

“Ev” Orhan Eskiköy

Kurmaca-belgesel arası filmin yönetmenini “İki Dil Bir Bavul” ve “Babamın Sesi” filmlerinden tanımaktayız. Bolca ödül kazanmış filmler bunlar. Ancak maalesef ben bu filmle deprem sonrasında Hatay’da evlerinden olan insanların hayatına bir türlü dahil olamadım. Gerçeği göstermekle gerçeği yaratmak arasındaki ince sanatsal çizgiden ve estetikten yoksun bir film. 4/10

 

“Algoritmaya Biat Et” Hakkı Kurtuluş, Melik Saraçoğlu

Daha önceki yapımlarını severek, bazen kahkahalar eşliğinde izlediğimiz yönetmenler Hakkı Kurtuluş ve Melik Saraçoğlu’nun elinden çıkma bu distopik ve eleştirel kara mizah filmi kanımca seçkinin en zayıf halkasıydı. 3/10

YORUMLAR

Ziyaretçi Gönder

ELEŞTİRİLER

62. Antalya Altın Portakal Film Festivali...

62. Antalya Altın Portakal Film Festivali...

Fırat Sayıcı

32. Adana Altın Koza Film Festivali’nin A...

32. Adana Altın Koza Film Festivali’nin A...

Fırat Sayıcı

Orhan Tekeoğlu/Nurdan Tekeoğlu: "Cev...

Orhan Tekeoğlu/Nurdan Tekeoğlu: "Cev...

Fırat Sayıcı

Gezinti

İletişim
Bize Yazın:


Gönder Max. 1000 karakter
Populer Sinema: #txt
Mesaj Gönder:
Gönder Max. 1000 karakter