İçerik
THE BOY - Lanetli Çocuk
Türün iyi örneklerinden genel bir mash-up yapılıp, sıradan oyuncular ve yönetmen ile tekrar çekilmiş gibi görünen kötü bir ürün, neresinden tutsanız elinizde kalıyor.
İçerik
VE PANAYIR KÖYDEN GİDER- Taşradaki sessiz çığlık
Ve Panayır Köyden Gider’de zamanı, mekânı unutuyorsunuz adeta. Bomboş bir köy, ahaliden başka kimse yok, yabancıların yavaş yavaş gelmesi bu bomboş rutubetli havayı bozacak mı,muamma..
İçerik
DEMONIC – Şeytani Ruhlar
Geçmiş-günümüz ikilemi şeklinde ilerleyen Demonic, başından sonuna kadar akıcılığını hiç kaybetmiyor tam tersine gizemi daha da arttırıyor. Başlarda klişe gibi ilerleyen filmin temposunun düşmemesinin en güçlü sebebi korku/gerilim unsurlarının polisiyeyle birleştirilmesi.
İçerik
PRECIOUS CARGO - Özel Kargo
Bruce Willis’in adının bir aksiyon filminde geçmesi bile hala beklentilerin yükselmesine sebep olan bir unsur. Precious Cargo’da, hikayenin kötü adamı olarak senaryo gidişatında filmi güzel yapan bir öge olmaktan uzak olsa dahi, donuk bakışları ve karizmasıyla bile filme bir hava katıyor usta oyuncu.
İçerik
THE CONJURING 2 - Korku Seansı 2
Film vizyona girmeden önce yayınlanan 360 derece kamera ile çekilmiş tanıtım videosunda deneyimlendiği gibi bir adeta filmi yaşıyormuş hissi filmin tamamına hakim. Bunun yanı sıra korku ögelerinin (ses, plastik makyaj, karakter tasarımı vs.) “James Wan tarzı” diye adlandırabileceğimiz yapısı da oldukça orijinal.
İçerik
SEKERAT: SON – Kapı kimin için çalıyor?
Film hayalet ve lanetli evi korku unsuru olarak kullanarak ilerlerken, oldukça iyi tasarlanmış bir gerilim atmosferi de aynı paralellikte yer alan Seda ve kocası arasında yaşanıyor. Bu gelgitlerin paralel yansıması oldukça başarılı ve filmin psikolojik derinliğini de destekliyor.
İçerik
ZOOTOPIA - Zootropolis: Hayvanlar Şehri
Film,Kahkahalarla güleceğiniz zeki ve güncel esprilerin yanı sıra “şiddete ve sana benzemeyeni ötekileştirmeye son ver” mesajını hayli yerinde kullanan sağlam bir senaryoya sahip
İçerik
DAREDEVIL - Marvel dizilerinin en iyisi
Daredevil, sadece aksiyondan ibaret değil, karakter odaklı ve dramatik yönleri de ağır basan olgun bir dizi. Ustaca yazılmış diyaloglar, duruşma sahneleri asla seyirciyi sıkmıyor, tam tersine daha da fazla meraklandırıyor. Dizide ayrıca çizgi roman karakterlerine oldukça uygun olan bir cast seçimine de rastlanıyor.
İçerik
The 100-Year-Old Man Who Climbed Out the Window and Disappeared - Yüz Yaşında Camdan Atlayıp Kaybolan Adam
Film içinde, mafya, bir bavul dolusu para, cinayet, patlayan dinamitler, 100 yaşında bir adam ve bir fil bulunduran absürt bir kara komedi.
İçerik
WARCRAFT - İki Dünyanın İlk Karşılaşması
İçeriğinde inanılmaz ayrıntılar barındıran bu büyük oyunun, yıllar sonra bir film olarak beyazperdede karşımıza çıkması bile, tüm olumsuzlukları bir kenara bırakın, harika bir olay.
İçerik
THE TRUST - Vurgun
Anlatımda rahatsız edici bir diğer durum ise, karakterlerin yüzeyselliği. Stone ve Waters’ın anlatılacak hikayeleri olduğu aşikar. Buna rağmen senaryonun kendi ana karakterlerini merak etmeyen tavrı zaman zaman sinir bozucu olabiliyor.
İçerik
THE LOFT - Çatı Katı
Aldatma teması üzerine kurulu bir gizem/gerilim filmi olan The Loft’da, “Prison Break” dizisinden tanıdığımız Wentworth Miller’in yanı sıra Karl Urban ve Rhona Mitra gibi oyuncular da oldukça başarılı performans sergiliyor.
İçerik
CİNNİ: UYANIŞ - Kendi kendini korkutmak
Filmde Paranormal Activity (2007)'den Şeytan-ı Racim 2: İfrit (2015)'e, Musallat (2007)'tan D@bbe: Bir Cin Vakası (2012)'na değin birçok filmden alıntılar göze çarpıyor. El kamerası, sabit kamera ve kabus içinde kabus klişeleri bolca kullanılmış.
İçerik
AT THE DEVIL’S DOOR –Şeytanın Kapısında
Yönetmen Nicholas McCarthy “The Pact” gibi başarılı bir gerilim filminden sonra “At the Devil’s Door”da hikayeyi yine ölümcül sırlara ev sahipliği yapan bir ev ve gizemli bir varlık üzerine kurgulamış.
İçerik
RACE - Rüzgarın Oğlu
Hikayenin çıkış noktası, eklemlenen yan karakter ve hikayeler, gereksiz dramdan uzakta durma çabası, dönemin ırkçılık sorunlarının yanı sıra kapalı kapılar arkasında yaşananlara karşı aldığı eleştirele yakın tavır ile izleyicinin beğenisini kazanıyor.
İçerik
THE LIVES OF OTHERS – Başkalarının Hayatı
Film, ne kadar siyasi bir taşlama amacı taşımasa da aslında çok önemli bir meseleye parmak basmaktan geri kalmıyor. Sosyalizm dönemindeki demokratik bir Almanya’yı konu edinen Das Leben der Anderen, Nazizm’in hala etkisinden çıkamamış ve sert politik çizgisini devam ettirmektedir.
İçerik
X-MEN APOCALYPSE - Başlangıcın Sonu
Usual Suspects ve X-Men’in önceki serilerinden tanıdığımız Bryan Singer, Days of Future Past’ta olduğu gibi yönetmen ve yapımcı koltuğunda. Aynı zamanda senaryonun da yaratımına katkıda bulunan Singer’in son filmi, olay örgüsü ve karakter gelişimleri açısından çok yüzeysel ve tahmin edilebilir.
İçerik
THE NICE GUYS - İyi Adamlar
Yönetmenin 1970’leri resmederken tercih ettiği Retro dokusu, renkler, yarattığı atmosferler filmi en eğlenceli kılan kısım. Epey uzun süren ev partisi sahnesi sırf renkliliğiyle bile göz boyuyor, kaldı ki aksiyon da, mizah da o sahnelerde dorukta.
İçerik
THE OFFERING - 7.Gün
The Offering,hem merak uyandırıcı hem de farklı bir konu üzerinden senaryo kurulmasına rağmen aynı yaratıcılık, gerilim ve gizemle akamıyor.
İçerik
THE HUNDRED-FOOT JOURNEY - Aşk Tarifi
The Hundred-Foot Journey (Aşk Tarifi)’de genç oyuncuların yanında yetişkinlerin yani Helen Mirren ve Om Puri’nin mükemmel oyunculuklarının filme olan katkıları çok fazla. Karakterlerin özenle seçilip tam yerine oturtulmuş olması da, yönetmenin Chocolat filmindeki Juliette Binoche ve Alfred Molina nın performanlarını andırıyor.