Film
Babamın Sesi
Basê Elbistan'da yalnız başına yaşar. Hayatındaki tek beklentisi büyük oğlu Hasan'ın evine dönüp herkes gibi bir hayat kurmasıdır. Eve gelen sessiz telefonların Hasan'dan geldiğine inanmaktadır. Aynı günlerde Diyarbakır'da yaşayan küçük oğlu Mehmet baba olacağının haberini alır. Yeni bir eve taşınır. Eşyaların arasında babasına gönderilmek üzere kaydedilmiş annesinin ve kendi çocukluk sesinin olduğu bir kaset bulur. Mehmet babasının kaydettiği kasetleri bulmak ve annesini Diyarbakır'da yaşamaya ikna etmek için Elbistan'a gider.
Mehmet annesini Hasan'dan başka bir şey düşünmez halde bulduğunda yavaş yavaş onun dünyasına girmeye başlar. Base'nin yapmayı istediği tamiratları; bahçe işlerini yapar. Bir yandan da babasının gönderdiği kasetleri arar. Ancak Basê, geriye kalan kaset olmadığını söyleyerek Mehmet'i kasetlerin varlığından uzaklaştırmak istese de bunu başaramaz.
Mehmet kasetleri ararken ailesiyle ilgili bilmediklerini öğrenmeye başlayacaktır.
İçerik
Basê: “Tamam film gibi olmuş, diğer filmlerden ne eksiği var?”
Bir yanda büyük oğul Hasan’ın yitişi bir yanda anne Basê’nin bekleyişi... Küçük evlat Mehmet’in sebebi ziyareti ise babasının sesi... A yüzü, B yüzü olmayan kasetlerde geçmişin feryadını duyuyoruz. 19. Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Film ve Senaryo ödüllerini kucaklayan Babamın Sesi’nin yönetmenleri Orhan Eskiköy ve Zeynel Doğan’la sohbete dalıyoruz.