Film
Aşk ve Merhamet
Bir döneme damga vuran ünlü müzik grubu Beach Boys´un en parlak döneminde, hayli yetenekli ve yaratıcı olan Brian, psikolojik bir çöküş yaşar ve neredeyse hayatının 20 yılını bu nedenle doktor kontrolünde geçirir. Hayli baskıcı ve Brian´nın üstünde oldukça egemen Dr. Landy gözetimindeyken Melinda Ledbetter´a aşık olur. Ancak Melinda doktor hasta ilişkisindeki anormalliği farkeder ve bu zalimliği durdurmak için savaşmaya karar verir.
Film
Saint Laurent
Ünlü Fransız moda tasarımcısı Yves Saint Laurent’in kariyerinin en parlak dönemi olan 1967’den 1976’ya kadar geçen sürede yaşadıklarını izliyoruz.
Film
Pasolini
“Onu kimin öldürdüğünü biliyorum!” demişti Abel Ferrara İtalyan gazetecilere Pasolini’nin son günlerini anlattığı filmini bitirince. Gizem, Pier Paolo Pasolini 1975 Kasım’ında, korku ve tutkunun hüküm sürdüğü, yoz ve bitik bir İtalya’da vahşice öldürüldüğünden bu yana ortadan kalkmadı. Şair, yönetmen, gazeteci ve aydın Pasolini, İtalyan sanat ve siyaset çevrelerinin en tanınmış ve aynı zamanda en tartışılan isimlerinden biriydi. 1975’te Roma yakınlarında bir plajda, kendi arabasıyla ezilerek öldürüldüğünde bazı söylentiler ve zanlılar ortaya çıktı ama gerçek katil ne belirlendi ne de cezalandırıldı. 2005 yılında, bazı yeni kanıtların ele geçmesiyle vaka dosyası yeniden açıldı. Abel Ferrara, siyaset ve sinema tarihini bir arada ele aldığı, prömiyerini Venedik’te yapan son filminde işte bu karanlık olaya ışık tutmaya calışıyor.
Film
Zafere Hücum
1976 yılında gerçekleşen Alman Grand Prix Yarışı’nda Niki Lauda’nın kullandığı Ferrari ikinci round’un sonunda yaşadığı trajik kaza nedeniyle yarış dışı kalır ve birincilik ezeli rakibi James Hunt’a gider. Bu kaza sonrasında Lauda çok ağır yaralanır fakat olağan hırsı ve öfkesiyle pistlere geri döner. İki yarışçı arasında italyan Grand Prix’i ile başlayan mücadele diğer yarışlarda devam eder.
Film
Diana
Diana filminde Prenses Diana ve Pakistan’lı kalp cerrahı Dr. Hasnat Khan arasındaki büyük aşk anlatılıyor. Yönetmen Oliver Hirschbiegel “Filmde Diana’nın hayatının son 2 senesini aydınlatıyoruz. Filmimizin gerçekleri anlatması için Khan’dan çok detaylı bilgiler aldık. Bunları anlatırken biraz gergin ve üzgündü. Fakat bunları öğrenmek filmimizin gerçekleri yansıtması için çok yararlı oldu.” diyor.
Film
Jobs
Apple’ın efsanevi CEO’sunun hayatı. İkonik Silikon Vadisinin ileri görüşlü mucidi Steve Jobs’u Ashton Kutcher’ın canlandırdığı biyografik film onu ve özel hayatının kesitlerini tanımlıyor, motivasyonlarını ve onu yönlendiren kişileri anlatıyor. Filmde buluşları ile dünyayı değiştiren Jobs’un ilk zamanları, gençlik yılları, ilk başarıları, düşüşü ve tekrar yükselişi anlatılıyor.
Film
Büyük Gözler
Karısının göze çarpan yeteneğini ve ortaya koyduğu eserleri satış stratejisi adına sahiplenen Walter Keane, para ve şöhreti yakaladıktan sonra eşi Margaret’i gölgede bırakır ve yaptığı tabloların birisi için bile “Benim tablom!” diyemeyen Margaret, kocasına karşı çetin bir savaş vermeye başlar. “Big Eyes – Büyük Gözler”, Margaret’ın bir sanatçı olarak uyanışını, resimleriyle yakaladığı iz bırakan başarısını ve çoktan uluslararası üne kavuşmuş eşiyle yaşadığı çalkantılı ilişki sürecini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Film
8 Saniye
“8 Saniye”, erkek egemen bir dünyada, hatalarına ve maruz kaldığı baskılara rağmen, çıkış yolunu yine kendi içinde bulan ve her koşulda özgürlüğünün peşinden giden, Berlin’de doğup büyümüş olan Esra İnal’ın sıra dışı hayat hikâyesini anlatıyor.
Berlinli Türk kızı olan Esra, iki paralel hayat yaşar. Beş kardeşin en küçük ferdidir. Özel ilişkilerinde kendisini sıkışmış, kapana kısılmış hissetmektedir. Kendisine dayatılan kurallarla hep çatışan Esra, içini kaplayan, bir şeylerin eksik ya da yanlış olduğu hissinden kurtulamamaktadır. Rüyalarındaki hayatında ise arzusu, çocukluğundan beri rüyalarına giren gizemli adamı bulmaktır. Ancak rüyalarında ne kadar bilinçlenir, ne kadar gerçeği kavrarsa, gündelik hayatına etkisi o kadar artar.
Film
Çöldeki İzler
John Curran’ın yeni filmi Tracks, Avustralyalı yazar Robyn Davidson’ın kendi anılarını kaleme aldığı aynı adlı kitabından bir uyarlama. Mia Wasikowska’nın Davidson’ı canlandırdığı film, yazarın köpeği ve dört deveyle 1977 yılında Avustralya çöllerinde yaptığı yolculuğu konu alıyor. Adam Driver ise, Davidson’ın yolculuğunu kaydeden National Geographic fotoğrafçısı Rick Smolan rolünde. Film büyüleyici görüntüler eşliğinde nefes kesici bir yolculuğu anlatırken; genç bir kadının meydan okuyuşuyla feminizmden, hikâyenin geçtiği coğrafya nedeniyle sömürgeciliğe kadar pek çok temaya da değiniyor. Yönetmen John Curran, New York’tan Avustralya’ya yerleştiği dönemde, 80’li yıllarda keşfetmiş Robyn Davidson’ın kitabını. Genç kadının bir anlamda kendisini de keşfetmek için yaptığı bu yolculuğu, kendi yolculuğuna çok yakın bulan Curran, yıllar sonra bu uyarlamayı yapmaktan büyük heyecan duymuş.
Film
Yetenek Avcısı
Walt Disney Pictures’ın dram filmi "Yetenek Avcısı / Million Dollar Arm"da, bir sporcu menajeri olan JB Bernstein’ın kariyerinin akıbeti, Hindistan’da Amerikan birinci beysbol liginde oynamak üzere eğitilebilecek olağanüstü yetenekli bir atıcı bulmasına bağlıdır.
Bir sporcu menajeri olarak kariyerini kurtarmak için son bir çaba gösteren JB Bernstein (John Hamm) beysbolun bir sonraki en iyi atıcısını bulmak için bir plan hazırlar. Birinci ligde bir beysbol yıldızına dönüştürebileceği genç bir kriket atıcısı bulma umuduyla JB “Million Dollar Arm” adında bir realite şov yarışması düzenlemek için Hindistan´a gider. Huysuz fakat keskin gözlü, emekli bir beysbol yetenek avcısının da (Alan Arkin) yardımıyla Dinesh ve Rinku adlarında, beysbol hakkında hiçbir fikri olmayan ama topu hızlı fırlatmada çok yetenekli olan 18 yaşındaki iki oğlanı keşfeder. Onlar için birinci ligle sözleşme yapmayı ve kısa yoldan zengin olmayı uman JB, çocukları eğitmek için ülkesi Amerika’ya getirir. Amerikalılar Hindistan’da kendileri gibi olamazken köylerinden hiç çıkmamış olan bu çocuklar da Amerika’ya gelince aynı şekilde zorluk çekerler. Çocuklar, beysbolun inceliklerini öğrenirken JB de çekici arkadaşı Brenda’nın yardımıyla takım çalışması, sorumluluk ve bir aile olmanın ne demek olduğu hakkında değerli hayat dersleri alır.
Film
Başkanların Uşağı
Cecil Gaines, 1920'lerde beyaz bir aileye hizmet eden bir ailenin oğludur ve zamanla ailesinin parçalanışına tanık olur. Bunun ardından hayatta neredeyse tek başına kalır; otellerde vale olarak başladığı yaşam mücadelesinde, Beyaz Saray’da görevli bir kahya olmaya kadar yükselir. Beyaz Saray'daki görev süresi boyunca 8 Başkan değiştiren Amerika’da insan hakları hareketlerine, başkan suikastlerine, Vietnem işgaline ve daha pek çok önemli olaya tanıklık eder. Bu olaylar sadece ülkesini ve Amerikan toplumunu değil, kendi ailesini ve hayatını da derinden etkiler.
Film
Geçmişin İzleri
İkinci Dünya Savaşı sırasında Eric Lomax, Singapur’da Japonlar tarafından yakalanan ve POW kamplarına gönderilen İngiliz bir memurdur, bu kamplarda Tay-Burma Demir Yolunda çalışmak zorundadır. Kampta geçirdiği zamanlarda bir memur tarafından işkence görür ve arkadaş bir POW ile karşılaşır.
Yıllar sonra ve savaşta yaşadıklarının psikolojik travmalarının acısını çekerken Lomax, eşi Patti tarafından kendisini yakalayanları bulması ve onlarla yüzleşmesi konusunda baskı görür. En yakın arkadaşı kendisine eşlik ederken, Lomax işkence sahnelerine geri döner ve kendisini tutan Japon görevli Takashi Nagase’yı bulmayı başarır, acının ve nefretin yaşamından kendini uzaklaştırma niyetindedir.
Film
Görünmeyen Kadın
İngiltere’nin büyük romancısı Dickens kırk beş yaşında, evli ve on çocuklu bir adam. Viktorya döneminin ahlak timsali, zamanının en büyük edebiyat “ikonu” Dickens, on sekizine yeni giren Nelly Ternan’a aşık oluyor.
Fiennes’ı yönetmen koltuğuna ikinci kez oturtan bu dönem filminin senaryosunu Abi Morgan (The Iron Lady) yazmış. Oyuncuların kusursuz bir performans sergilediği filmde, büyük yazar Dickens duygusal olarak dengesiz, tutkulu, insanları yönetmeyi seven bir adam, Nelly ise “görünmez bir hayat” sürmeye mahkum genç bir kadın...
Film
Mandela: Özgürlüğe Giden Uzun Yol
Mandela, henüz genç bir hukuk öğrencisiyken, politikaya duyduğu büyük ilginin sonucunda Güney Afrika´da demokrasinin en önde gelen savaşçılarından biri olur. 1964 yılında çarptırıldığı hapis cezasıyla birlikte kontrol altına alınsa da 27 yılın ardından özgürlüğüne kavuştuğunda mücadelesine devam eder. 1993 yılında Nobel Barış Ödülü´ne layık görülen Mandela, bir yıl sonra ülkenin ilk siyahi başkanı olarak göreve gelir
Film
Yves Saint Laurent
Paris 1957. Yves Saint Laurent henüz 21 yaşındadır ve vefat eden Christian Dior’un kurduğu ünlü moda evinin başına getirilir. Dior adına sergilediği ilk defilesinde bütün gözler bu çok genç asistana çevrilmiştir. Son derece başarılı ve çığır aşan bu defile sırasında ileride hayatının ömür boyu iş ortağı olacak Pierre Berge ile tanışır. 3 yıl sonra en ünlü moda markası olacak Yves Saint Laurent şirketini birlikte kurarak moda dünyasını altüst etmeyi başarırlar.
Film
Hazine Avcıları
Film, müze yöneticileri, mimarlar ve sanat tarihçileri gibi alanlardan gelmiş askerlikle hiç alakası olmayan yedi sanat aşığı insanın Nazi hırsızlardan dünyaya mal olmuş sanatsal başyapıtları kurtarma ve asıl sahiplerine iletme hikâyelerini anlatıyor. 1000 yıllık kültürel birikiminin yok edilmesini durdurabilmek için, avcılar zamana karşı bir yarışın içinde olduklarını anlayınca, insanoğlunun ortak mirasını korumak için canlarını tehlikeye atmaktan çekinmeyeceklerdir.
Film
Büyük Usta
30lu yıllarda dövüş sanatlarının popüler olmasıyla giderek daha fazla insan Güney Çin'deki Foshan'daki profesyonelerden bu sanatı öğrenmek ister. Bazı deneyimli ustalar karşılaştıkları kişileri sınar ve karşılıklı çatışmalar olur... Tüm konsantrasyonlarını elde etmek her yeri kilitlerler ve çatışmalar bitmeden kimsenin dışarı çıkmasına izin verilmez. Bir sonuç alınana kadar ne yemek vardır ne de dinlenmek. Ip Man dövüş sanatlarında olağanüstü yetenekli zengin bir genç adamdır ama mütevazi bir kişidir ama tevazü onu dertten kurtarmaz bir gün bu çatışmalardan birinin ortasında kalır ve kurtulmak için tüm yeteneğini kullanmak zorundadır. Ustalar onun dövüş yeteneğine hayran kalır Kung usta ve kızı Kung Yi de bunlar arasındadır genç kızın bu yeni gence ilgi duyması gecikmez.
Film
Son Kalan
Marcus Luttrell’in Lone Survivor adlı kitabından uyarlanan film, Amerikan ordusuna ait bir takım askerin 2005 yılında Afganistan’daki bir terörist liderini öldürmek için çıktıkları görevde Taliban tarafından pusuya düşürüldükten sonra hayatta kalma mücadelelerini anlatıyor. Amerikan tarihindeki en büyük yenilgilerden biri olduğu belirtilen Operasyon Kırmızı Kanatlar’dan hayatta kalan tek kişi, Marcus Luttrell’ın verdiği olağan dışı savaşın hikâyesi.
Film
Mr. Banks
Walt Disney’in kızları kendisine en sevdikleri kitap olan P. L. Travers’ın yazdığı “Mary Poppins”in filmini çekmesi için yalvardıkları zaman Walt Disney onlara bir söz vermişti ama bu sözü tutmanın 20 yıl süreceğini hiç tahmin etmemişti. Telif haklarını alma sürecinde Walt, cimri ve uzlaşılması çok zor bir yazarla karşı karşıya gelir. Yazar, sevgili sihirli dadısının Hollywood tarafından kötüye kullanılmasına izin vermek istemez. Fakat kitap satmamaya, para yetmemeye başlayınca Travers gönülsüz de olsa Los Angeles’a Disney’in uyarlama planlarını dinlemeye gider. 1961’deki o kısa iki haftada Walt Disney var gücüyle çalışır. Hayalgücü yüksek resimli taslaklar hazırlanır ve yetenekli Sherman kardeşlerin neşeli şarkıları eklenir. Walt, P. L. Travers için tüm silahlarını seferber eder ama aksi yazar memnun olmaz. Travers giderek inatlaştıkça ve haklar elinden kayıp gittikçe o da olanları çaresizlik içinde seyretmeye başlar. Walt ancak kendi çocukluğuna dönünce onun peşini bırakmayan hayaletlerle ilgili gerçeği keşfeder ve birlikte Mary Poppins’i serbest bırakarak sinema tarihinin en sevimli filmlerinden birini ortaya çıkarırlar
Gerçek olaylara dayanan “Mr. Banks”, Disney klasiği “Mary Poppins”in beyazperdeye taşınma hikâyesinin sıradışı, bugüne kadar hiç anlatılmayan perde arkasını ve efsanevi Walt Disney ile yazar P.L. Travers arasındaki neredeyse her şeyi raydan çıkaran hırçın ilişkiyi konu alıyor.