İçerik
"El Yazısı" ekibi Popüler Sinema'ya konuştu
Türk sinemasında bazı isimler var ki bence olmaları gereken yerde değiller. Bu tabii ki önce onların suçu. Bu isimlerden biri Cansu Dere. Romantik, yumuşak ve açık sözlü bir insan Cansu Dere. Bizim vahşi basınımızın yarattığı Cansu Dere üzerindeki sis bulutunu yarabilirseniz onu anlayabiliyorsunuz. El Yazısı filmi Cansu Dere’nin son filmi. Filmdeki rol arkadaşı Baran Akbulut ve Cansu Dere ile güzel bir sohbet yaptık. Cansu Dere gibi genç yıldızlarımızın sinemaya daha sıkı bir şekilde konsantre olması lazım. Yönetmenlerin ise bu isimleri kendi sanatsal bakış açılarıyla izlemesi ve tanıması gerekiyor. Ellerindeki değerlerin filme gişe getirecek isim olmalarının dışında kabiliyetlerinin de farkına varmalılar. El Yazısı’nı bu umutla bekliyorum. İşte Cansu Dere ve Baran Akbulut ile yaptığımız röportaj...
Film
Öyle Bir Geçer Zamanki
1960'lı yıllarda, İstanbul'un eski semtlerinden birinde başlayan ve günümüze kadar sürecek olan bir zaman dilimini içerir. Bu geçen zaman dilimi içinde yaşanan ve gelişen olayları Ali Kaptan'ın oğlu Osman anlatmaktadır. Bir yük gemisinde 2nci kaptan olarak görev yapan Ali Akarsu'nun yurt dışı görevindeyken tanışan ve kendisine aşık olan Hollandalı Carolin Enke ile olan beraberliği, bunu öğrenen karısı Cemile, ailesinin dağılması, aile bireylerinin bu dağılmadan aldıkları etkiler ve her birinin bu etkiler altında şekillenen hayat hikayelerini konu etmektedir.
İçerik
Caroline’e gavur demek ayıp da Yunan’a demek ayıp değil mi?
Yıl 2010, 19 Kasım tarihli ANKA’nın haberine göre Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı dizi yapımcılarına çağrıda bulunmuş. Dizilerin yapımcılarını bizzat arayan kurum Başkanı Mehmet Yılmaz Küçük, senaryolarda gizli bir şekilde insan haklarına ilişkin mesajlar verilmesi konusunda ricada bulunmuş.