İçerik
MECHANIC RESURRECTION- Suikast
Mechanic: Resurrection, ilk sahnelerde; plajda, gökte ve herhangi güzel yerde çok can alıcı görünüyor. Filmi sinematografik açıdan bu hale getiren Alman görüntü yönetmeni Daniel Gottschalk, işini layıkıyla gerçekleştirmiş. Aslında filmin gidişatını ve senaryosunu aslında görüntü kurtarmış.
İçerik
STAR TREK: BEYOND- Sonsuzluk
Star Trek'in son üçlemesinin en karamsar filmi var karşımızda. Tanımlaması zor, ölümcül bir arı sürüsüne benzeyen düşman filosu uzayın derinliklerinde Atılgan'ı paramparça edip tüm mürettebatı birbirinden kopardığında, seyirci olarak, sıradan bir Star Trek izlemediğimizin farkına varıyoruz.
İçerik
SUICIDE SQUAD - Gerçek Kötüler
Batman ve Superman gibi iki önemli karakteri elinde bulunduran ve Justice League için hazırlıklarını yapmaya başlayan ( ki bunun için de çok geç kalındı bence) Dc Comics, Suicide Squad ile iyi bir bomba patlatmaya hazırken ne yazık ki bu gösterişli bomba ellerinde patladı.
İçerik
Bound to Vengeance - Vahşet Gecesi
Hâlihazırda hikâyedeki eksiklikler sebebiyle filme bağlanamayan izleyici, bir de bu sözde flashbacklerle iyice hikâyeden kopuyor. Bunun yanı sıra Eve’in kaçırılma sebebi ve kaçıran kişinin akıbeti konusunda gizem ve sürpriz son yaratılmaya çalışılmış ama senaryo bunu kaldırabilecek zekâya sahip değil.
İçerik
Ghostbusters (Hayalet Avcıları)
Kadın yıkım ekibi olan Hayalet Avcılarımız, hayaletleri bir bir yıkma çabasındayken birlikten büyük bir kuvvet doğabileceğini bizlere en iyi şekilde gösteriyorlar. Hem de cenaze arabası stilindeki bir çok nükleerin bulunduğu o süper araçlarıyla. Senaryonun gidişatı, bu anlamda başarıya sahip.
İçerik
The Shallows - Karanlık Sular
Köpek balığına karşı tek başına hayatta kalma mücadelesi veren bir kadını anlatan The Shallows, maalesef türe yeni bir şey katamıyor. Ama doğadan aldığı gücü iyi kullanıyor.
İçerik
Before I Wake - Kabustan Gelen
Psikolojik-gerilim, korku ve fantastik türlerinin başarılı geçişlerle ilerlediği filmde, hem çocuklarını kaybetmiş bir ailenin, hem de yetim bir çocuğun yaşadığı travmaları aynı anda hissetmenizi sağlayacak dram türü de oldukça başarılı bir şekilde yansıtılmış.
İçerik
JASON BOURNE - Bourne geri mi dönüyor, yoksa pazarlama taktiğine kurban mı gidiyor?
The Bourne Legacy ile ortaya çıkan endişeler, Jason Bourne’da da kendini gösterdi. Evet serinin hayranları bir yandan Matt Damon’ın Bourne’u ile hasret giderecekleri için heyecan duydular fakat her devam filminde yaşanılan, ismin kullanım amacının yalnızca ekonomik kaygılar taşıması ihtimali de büyük bir soru işareti oluşturdu.
İçerik
WORRY DOLLS – Şeytanın Oyuncakları
“Gore” türüne göz kırparak başlayan film, jenerik sırasında oldukça sakin, dramatik bir yapıya dönüşüyor. Seri katil ve cinayetlerin oluşturduğu polisiye gelişmeler, antik bir inanışın oluşturduğu lanetle birleşip, yeni cinayetlerle gore türüne tekrar yönelerek sürüyor.
İçerik
Lights Out - Işıklar Sönünce
İzlemesi keyifli ve akıcı olsa da bir şeylerin eksikliği hissi ve finalin hikayenin hak ettiği etkiyi yaratamaması izleyiciyi olgunlaşmamış bir tat ve “keşke”lerle baş başa bırakıyor.
İçerik
Equals - Aşk Uğruna
Bizi filmdeki Eşitler gibi ruhsuz-duygusuz hissettirenin mekan kurgusu, beyaz neon ışıklar vs. mi yoksa filmin yüzeyselliği ve zayıflığı mı olduğunu söylemek güç.
İçerik
Elser - Hitler'e Suikast
Film, aşırı politik bir söyleme sahip değil. Aynı Georg Elser gibi ne nazilerin ne de komünistlerin tarafını tutuyor. Bireysel bir gücün kötü gidişata dur deme çabasını anlatan film, ilginç ve pek dillendirilmeyen bir konuya sahip.
İçerik
THE PURGE: ELECTION YEAR - Arınma Gecesi: Seçim Yılı
The Purge: Election Year, ilk iki filmi beğenen izleyici kitlesini oldukça memnun edeceğe benziyor. Aksiyon öğeleri ve acımasızlığın son raddeye gelmiş olması, hazırlanan pazarı doyuracak bir araç.
İçerik
ÜÇ HARFLİLER 3: KARA BÜYÜ- BİR ANNENİN HIRSI, İKİ KADININ KÂBUSU
Film, Türk korku sinemasının son zamanlardaki örnekleriyle kıyaslanamayacak kadar başarılı olmasına karşın, senaryosu Mestçi'nin diğer çalışmalarına göre oldukça basit ve onların bir anlamda kolajı gibi kalıyor.
İçerik
MUNA – Birbirine uzanan yardım elleri
“Şimdi beni iyi dinle… Ben saklan dediğimde saklanacaksın… Sakın sesini çıkarma. Kimse seni bulamasın. Saklan!”
İçerik
Independence Day: Resurgence - Kurtuluş Günü : Yeni Tehdit
"Evrenin Askerleri", "Godzilla", "Kurtuluş Günü", "M.Ö. 10.000", "Yıldız Geçidi", "Vatansever", "2012" gibi blockbuster filmlerin yapımcı yönetmeni Roland Emmerich Hollywood’un en çok kazanan insanlarından biri. Üstelik elinin dokunduğu neredeyse tüm filmler hep karlı…
İçerik
ME BEFORE YOU - Senden önce ben
İlk uzun metrajını çeken Sharrock yönetmenlik anlamında çok iyi iş çıkarmış doğrusu. Mekanlar, renkler, dekor ve kostüm, planlar, ışık kullanımı, müziğin kullanımı, herşey dört dörtlük, hatta bu denli dramatik bir konu için film fazlasıyla şekerli pasta kıvamında.
İçerik
THE BOY - Lanetli Çocuk
Türün iyi örneklerinden genel bir mash-up yapılıp, sıradan oyuncular ve yönetmen ile tekrar çekilmiş gibi görünen kötü bir ürün, neresinden tutsanız elinizde kalıyor.
İçerik
DEMONIC – Şeytani Ruhlar
Geçmiş-günümüz ikilemi şeklinde ilerleyen Demonic, başından sonuna kadar akıcılığını hiç kaybetmiyor tam tersine gizemi daha da arttırıyor. Başlarda klişe gibi ilerleyen filmin temposunun düşmemesinin en güçlü sebebi korku/gerilim unsurlarının polisiyeyle birleştirilmesi.
İçerik
PRECIOUS CARGO - Özel Kargo
Bruce Willis’in adının bir aksiyon filminde geçmesi bile hala beklentilerin yükselmesine sebep olan bir unsur. Precious Cargo’da, hikayenin kötü adamı olarak senaryo gidişatında filmi güzel yapan bir öge olmaktan uzak olsa dahi, donuk bakışları ve karizmasıyla bile filme bir hava katıyor usta oyuncu.