İçerik
Batman v Superman: Adaletin Şafağı
Batman rolünde Ben Affleck ve Wonder Woman rolünde Gal Gadot endişeleri boşa çıkarırken, şahsen Lex Luthor rolündeki Jesse Eisenberg’in yanlış seçim olduğunu düşünüyorum. 1
İçerik
AH YALAN DÜNYADA - Ayaklarınızın turabı, gönüllerinizin hizmetçisiyim!
Neşet Ertaş hakkında bugüne kadar yazılan bütün kitaplar ve bilimsel yayınlar taranmış, özel ses ve görüntü kayıtları bir araya getirilmiş.
İçerik
Batman v Superman: Adaletin Şafağı
Marvel filmlerindeki renkli dünyanın tersine Zack Snyder, karanlık, kasvetli, ultra pastel bir dünya yaratarak kendine özgü tarzı ile adeta seyirciyi farklı bir evrene taşıyor.
İçerik
A WALK IN THE WOODS - Hayatımın Yolculuğu
Yönetmenliğini Ken Kwapis’in (He's Just Not That Into You, The Sisterhood of the Travelling Pants) yaptığı film, Bill Bryson’ın kendi deneyimlerini aktardığı kitabının senaryolaştırmasıyla ortaya çıkmış.
İçerik
AZAZİL 2: BÜYÜ - Büyü tutmuyor, cin çıkmıyor
Filmin açılış sahnesinde yer alan ve seyircileri karşılayan cin çıkarma sahnesi, filmin geneli göz önüne alındığında, korku dozunun en yüksek olduğu tepe noktasını oluşturuyor.
İçerik
ALTI KİŞİYE PİJAMA
Salon güldürüleri adı altında değerlendireceğimiz “Altı Kişiye Pijama”, aralıksız tek perde şeklinde ve 1,5 saat kadar sürüyor. Fakat oyun o kadar akıcı ve eğlendirici ki, zamanın nasıl geçtiğini anlamanız mümkün değil.
İçerik
MISS YOU ALREADY - Seni Şimdiden Özledim
Filmde dikkat çeken diğer bir durumda, erkeklerin Jess ve Milly'nin ya da diğer kadınların hayatlarındaki yerleri. Erkekler bu hikayede adeta "yardımcı oyuncu"luktan öteye gidememiş.
İçerik
WHEN MARNIE WAS THERE - Marnie Oradayken
Filmin açılışı ile seyreden ilk bölümünde, Ghibli'nin diğer filmlerinin çoğunun aksine gerçek dünyadan bir melodram ile karşı karşıya kalır izleyici. Miyazaki ya da Takahata'nın animelerindeki gibi fantastik bir masal değil, içinde yaşadığımız kargaşa halinde dünyanın bir anlatısıdır söz konusu olan.
İçerik
ANNEMİN YARASI - Savaşın Bedelini Çocuklar Öder
Annemin Yarası filminde hikâyenin geçtiği toprakların, günümüzde bile zaman 90’lı yıllarda durmuş gibi göründüğü için, zamansızlık hissi izleyiciye çok iyi geçiyor.
İçerik
HASRET - İstanbul, uçsuz bucaksız bir konu!
Martılardan kedilere, balıkçılardan bakkallara, güzel manzaralardan leş sokaklara çok şey görebilirsiniz Hasret'te, İstanbul'a dair.
İçerik
LONDON HAS FALLEN - Kod Adı: Londra
Gerard Butler’ın iyi performansı, güzel koruma taktikleri ve görsel olarak çok iyi çekimlerin yer aldığı çatışma sahneleri sayesinde film artı puanları topluyor.
İçerik
THE INVITATION - Davet
Girişteki araba yolculuğunu saymazsak tek mekanda geçen film, olayı Will’in bakış açısıyla izleyiciye aktarıyor. Eşinden ayrılmadan önce oturduğu bu evde, onunla beraber ipuçlarını takip ederek gerçeği bulmaya çalışıyoruz.
İçerik
INTO THE FOREST - Ormana doğru
Into the Forest, bilimkurgu veya korku türleriyle iç içe kullanılan bir mevzuyu işlemesine rağmen dram türüne daha meyilli olduğunu belirtmek gerekir.
İçerik
GODS OF EGYPT - Mısır Tanrıları
Mısır Tanrıları filmiyle uzun bir süredir İslamofobi nedeniyle ötekileştirilen Ortadoğu eski mistik, egzotik ve fantastik imajına geri dönüyor.
İçerik
ÇAĞRILAN - Çağırırsan gelir
Filmin ilk yarısındaki düşük tempoya rağmen, ikinci yarıda Türk korku sineması için ilk ve farklı sahneler de mevcut.
İçerik
GREEN ROOM - Dehşet odası
Umut vaat eden bağımsız genç yönetmenler arasında ismi rahatlıkla söylenebilecek bir isim olan Saulnier’in, Green Room ile çıtayı biraz düşürdüğünü itiraf etmek gerekir. İlginç bir konuya sahip olmasına rağmen senaryonun işleyişi açısından maalesef bir ilk film izlenimi veriyor.
İçerik
LOUDER THAN BOMBS - Sessiz Çığlık
Filmin en önemli noktası, ailelerin sıklıkla yüzleşmek zorunda kaldığı sırlardır. Çünkü sırlar hiçbir zaman sonsuza kadar saklı kalamaz, özellikle de aile fertleri arasında.
İçerik
DANISH GIRL - Danimarkalı Kız
Danish Girl, cinsel kimlik karmaşası üzerine büyük laflar edecekmiş gibi yapıp etliye sütlüye pek dokunmadan düz bir anlatımla tarihteki ilk transseksüel olan Einar Wegener yani Lili Elbe’nin yaşam öyküsünün bir kısmını bize böyle anlatmaya başlıyor.