Film
Sahtekar
Clifford Irving, uzun zamandan beri iyi bir malzeme aradığı halde bir türlü bunu bulamayan tutkulu bir yazardır. Sonunda kendi öyküsünü kendisi yaratmaya, bir söyleşiler dizisi uydurmaya karar verir. Gazetelere, dünyanın en zengin ve ünlü adamı Howard Hughes’ın kendisiyle bağlantı kurduğunu, paha biçilemez biyografisini kaleme alması için teklif getirdiği haberini ulaştırır.
Film
Aşk Manzaraları
Aşkta hata olur mu? Elimizdekinden daha iyisini bulamaz mıyız? İlk bakışta aşka inanır mısınız? Tek sevgili yeter mi? Seks ve aşk… Bazıları bir türlü yaşayamaz, bazıları için ihtiyaçtır, bazıları umursamaz, bazıları da satın alır, ama bir şekilde, herkesin hayatında ikisine de yer vardır. Londra’da güneşli bir günde geçen filmde, 7 çiftin seks ve aşk hayatlarının ayrıntılarına tanık oluyoruz.
Film
Şeytanın Oteli
Kış mevsiminin ortası. Beş genç snowboard yapmak için Jotunheimen dağının bulunduğu bölgeye doğru yola çıkar. Bir rampada snowboard yapan beş gençten biri çok kötü düşerek bacağını kırar. Bulundukları bölgede birilerinin yaşadığına dair hiç bir iz yoktur ve burası cep telefonlarının kapsama alanının dışındadır. Bulunduklara yere az bir mesafede bir dağ oteli bulurlar.
Film
Edie
Zengin bir ailenin güzel, yetenekli ve karizmatik kızı olarak dünyaya gelen Edie, 60’lı yılların ortasında New York’a taşındığında, zamanın aykırı sanatçısı Andy Warhol ile tanışmasıyla tüm hayatı değişir. Warhol’ın bohem ve yaratıcı cennetine heyecanlı bir giriş yapan Edie, burada isimleri sonradan tüm dünyada birer marka olmuş müzisyenler, şairler, sanatçılar ve oyuncularla bir araya gelme fırsatını yakalar.
Film
Candy
Genç ve güzel Candy (Abbie Cornish) ile şair Dan’in (Heath Ledger) birbirlerine duydukları aşk başlarını döndürmüştür, ta ki onların tüm hayatlarını ele geçirecek olan eroinin sınırlarını zorlayana kadar. Eroinle yakaladıkları haz, Candy’nin kendi vücudunu satmasına ve Dan’in buna göz yummasına varacak kadar, onları ele geçirmiştir. Bağımlılıkları birbirlerine verdikleri sözlerin bile ötesine geçecektir.
Film
Kara Yılan İnliyor
Lazarus’un blues çaldığı günler geride kalmıştır. Hayatının kadınını bulduğuna inanarak evlenmiş, blues şarkıları söylemeyi bırakmıştır. Karısı tarafından aldatılıp evliliği paramparça olunca, sadece hayallerini kaybetmez, ihanetin getirdiği aşağılanmada ruhunun da kaybolduğunu hisseder. Aradığı huzuru yeniden eski dostu gitarında ve blues şarkılarında bulmaya çalışır. Ta ki karşısına Rae çıkıncaya kadar.
Film
Goya’nın Hayaletleri
Goya, ülkenin en ünlü ressamıdır. Genç ve güzel ilham perisi Ines’in, haksız yere Engizisyon Mahkemesi tarafından mahkûm edilip işkence görünce, Goya’nın eski dostu rahip Lorenzo ile olan dostluğu sınanır. Goya, Lorenzo’ya Ines’in hayatının bağışlanması için yalvarır. Fakat Lorenzo gücün peşindedir ve Engizisyon’un arkasındaki asıl güçlerin başıdır.
Film
Gündüz Nöbeti
Yönetmenin bilim kurgu yazarı Sergei Lukyanenko’nun aynı adlı üçlemesinden sinemaya aktardığı ikinci film Gündüz Nöbeti, gerilimi ile ilk film Gece Nöbeti’ni aratmıyor. Moskova’daki Karanlık ve Aydınlık arasında devam eden savaşta bir adam bu iki büyük gücün herşeyle beraber tüm dünyayı da yok etmesini engelleyebilmek için uğraşıyor.
Film
Sınır Ötesi
Lauren Frederick, Chicago Herald’da çalışan hırslı bir gazetecidir. Editörünü etkilemeyi amaçlayan Lauren ona büyük bir hikâye sözü verir ve araştırma yapmak üzere Meksika sınırındaki Juarez’e gider. Juarez korkuyla sarılmış bir şehirdir. Yüzlerce yerel kadın vahşi bir şekilde tecavüze uğrayıp öldürülmüşlerdir ve yetkilerden hiç kimse bunu dikkate almıyormuş gibi görünmektedirler.
Film
Taze Gelin Şaşkın Damat
İlk nişan deneyimi hayal kırıklığı ile sonuçlanan Anderson’ın, en son ihtiyacı olan yeni bir nişanlıdır. Sadece macera yaşamak için karşısına çıkan ilk yabancıya evlenme teklif eder, ancak beklenmedik bir şekilde genç kadın teklifini kabûl eder. Bu çılgın anlaşmada, evlilik günü gelip çatana kadar onları rahat bırakmayacak kararsız aileler, nevrotik arkadaşlar ve tedbirsiz bir hapishane kaçkını vardır.
Film
Yalnız Kalpler
1940’lı yılların sonunda Martha Beck ile Raymond Fernandez, Amerika’da adı çıkmış “yalnız kalpler katilleriydi.” Gazeteye ilân veriyorlar, cevap veren terk edilmiş dul kadınlara ilk olarak Ray, kendisini seksi Latin aşığı olarak tanıtıyordu. Böylece tuzağa düşen kadınları hem dolandırıyor hem de öldürüyorlardı. Ray ile Martha’nın tanışması önemli bir dönüm noktası oldu.
Film
Dexter
Dexter’la tanışın…Karanlık düşlerine şahit olun..
Gündüzleri adli tıp polisi, geceleri ise seri katil, üstelik ikisinde de çok başarılı. Bir katili bir başka katilden daha iyi kim anlayabilir!
Öldürme arzusu dışında insani duygulardan yoksun doğan Dexter, ahlaki değerleri olan bir seri katil: Sadece yasaların elinden kaçmayı başaran canileri öldürüyor.
Üç yaşında öksüz ve yetim kalan Dexter, bir polis tarafından evlat edinilmiş. Yeni babası, Dexter’ın karakterindeki karanlık tarafı çok geçmeden fark etmiş ve onun önü alınamayan şiddet arzusunu, insan öldürenleri öldürmeye kanalize etmesini sağlamış. Bunun sonucunda Dexter, hem seri cinayet işleyenleri hem de kanundan yakasını kurtaran diğer katilleri kendine hedef olarak seçmeye başlamış.
Dexter Morgan içindeki müthiş öldürme arzusuna karşın, günlük hayatta insanlarda hayli sakin, iyi huylu ve kendi halinde bir adam izlenimi bırakıyor. Sempatik görünümü sayesinde, kimse onun böyle bir “karanlık tarafı” olabileceğinden şüphelenmiyor: Sevgilisi Rita da, kız kardeşi Debra da, patronu da… Sadece mesai arkadaşı Doakes, onda bir tuhaflık olabileceği hissine kapılıyor.