Film
Ölümün Sesi
Anna, kocasının şiddetinden kaçmak için 8 yaşındaki oğluyla birlikte gizli bir yerde, geniş bir eve taşınıyor. Oğlu uyurken sesini duyabilmek için bir bebek monitörü alıyor. Ancak, bir süre sonra monitör başka bir problemli çocuğun sesini de almaya başlıyor. Yoksa problemli olan kendisi mi? Kendini güvende hissetmediği için hayal mi görüyor? O gerçekle hayali birbirinden ayırmakta zorlandıkça, biz de zorlanıyoruz. Kadına karşı şiddet ve bunun toplum üzerindeki etkileri İskandinav sinemasında ve edebiyatında sıkça işlenen konular. Bu film, kadının en içsel korkularını rahatsız edici ve sinir bozucu bir gerilime dönüştürerek, sorunun kökenine iniyor.
İçerik
Bebek sesine bulaşan korku!
Bir eve doğru tekinsiz adımlarla ilerleyen bir anne-çocuk gördüğümde filmin bizi ya psikolojik dehlizlere çekeceğini ya da ortada gerilimli, hatalıklı ve korkutucu haller içereceğini düşünürüm. Bunda etkili olanda Karanlık Su / Dark Water elbette. Annesiyle birlikte devasa sitelerinin küçük bir dairesine sığınmayı amaçlayan bu bedenler sığındıkları yerde de huzur bulamayarak hem kendilerini hem de bizi gerim gerim gererler!