Popüler Sinema

Paylaş
Röportajlar

Kısa film bir sinema eseridir!

Kısa film bir sinema eseridir!
Yazar: Fırat Sayıcı

Öncelikle biraz kendinden bahseder misin?   


1988 Gaziantep doğumluyum. İlkokul ve liseyi Antalya’da tamamladım. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Tv ve Sinema Bölümü mezunuyum. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Film Tasarımı Bölümü yüksek lisans mezunuyum ve film çalışmalarına devam ediyorum. Yapımcısı ve yönetmeni olduğum 3 film var. 2018 yapımı KAR ZAMANI filmimizle uluslararası festivallerden 10 ödül aldık, 2014 yapımı NAR ZAMANI kısa filmimizle ulusal ve uluslararası festivallerden 7 ödül aldık. 2012 yapımı MAŞUK belgesel filmimiz bir çok ulusal ve uluslararası festivallerde gösterildi. TRT BELGESEL kanalında yayınlanan MİNİBÜS belgeselinin görüntü yönetmenliğini yaptım. Nisan ayında gösterime girecek olan Şanlıurfa'nın kurtuluşunu anlatan belgesel film KURTULUŞUN BAĞRINDAKİ KARA GÜLLER filminin görüntü yönetmenliğini yaptım. Reklam filmi, müzik video klipleri çekiyorum.

 

Senin için kısa filmin tanımı nedir? 

 

Kısa filmi, hikayesini 10, 15, 20 ya da 40 dakikaya kadar olan zamanlarda anlatan filmler olarak biliyoruz fakat bence şöyle özetleyebiliriz, kısa film bir sinema eseridir. Filmlerin süresi, onları tanımlarken kategorize ettiğimiz sanat dalında farklı bir yere konumlandırmaz diye düşünüyorum. Nasıl ki Nuri Bilge Ceylan'ın 3 saatin üzerinde uzunluğu olan bir filmi bir sinema eseriyse, aynı şekilde 5 dakikada hikayesini anlatabilen fimler de sinema eseridir. Filmleri kısa, orta, uzun diye ayırmak onların sanatsal niteliğinin değişeceği anlamına gelmez diye düşünüyorum. 

 

Biraz Kar Zamanı'ndan ve onu çekme nedenlerinden bahseder misin?


Kar Zamanı, Nar Zamanı'nın devamı filmi niteliğinde bir film. Aslında Nar Zamanı ve Kar Zamanı'nı birleştirdiğimizde konu olarak uzun metrajlı olabilecek bir yapıya sahipler, fakat imkanlar ölçütünde yapabileceğimiz ancak bir kısa filmdi. İki filmi bir arada değerlendirerek söylüyorum tabi bunu. Nar Zamanı'nda anlatmak isteyip de koşullardan ötürü yarım kalan bölümler vardı, Kar Zamanı'yla tamamlamak gerekiyordu. Yüksek lisans tez filmi çekmem gerekiyordu 2018'de ve Kar Zamanı'nı böylece çekmeye karar verip çektik. 

 

Kar Zamanı'nın özeti şöyle: 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’nin olduğu gün Hatice'nin eşi Süleyman ve oğlu Mustafa evden kaçar. Aynı günün sabahı köye tavuk öleti geldiğinden, Hatice, büyük kızı Elif’i sağ kalan tavuklarla komşu köye gönderir. Hatice, hasta kızı Özlem’le baş başa kalır ve Elif’i, Mustafa’yı ve Süleyman’ı bekler. Kış kapıdadır. Kar Zamanı yaklaşmaktadır.

 

Sence hızla gelişen teknolojinin, kısa filme ne gibi katkıları olabilir? Neler götürür?

 

Teknik sürekli gelişiyor. 4K, 6K, hatta daha büyük büyüklüklerde film çekme ve gösterme olanağınız var. Fakat gelişen teknolojinin yanında nitelik olarak da gelişen bir sinematografi, anlatı gerekiyor. Teknoloji tüketime odaklı üretim yaptığı için çok hızlı ve bu nedenle niteliğin, hikayenin, senaryonun ve biçimin boyu dolayısıyla kısa kalıyor gelişen teknolojinin yanında. Çünkü teknoloji kapitalizmin hızlı tüketilebilir ürünler üretmesine odaklı işleyen bir gelişkenlik gösteriyor. Basit örnekler üzerinden gidersek Türkiye Sineması'nda 1980 öncesinde yapılan filmlerin günümüze oranla senaryo, hikaye olarak ne kadar güçlü olduğunu, 1980'den günümüze kıyasla görebiliyoruz. Tabi bu teknik gelişmeler kısa film için, film çekebilme olanaklarını kolaylaştırıyor. Bu kolaylık sinemacı üzerinde sanatsal üretimi, kısa filmi çabucak olması gereken basitlikte bir metaya dönüştürmüyorsa faydalıdır elbette. Ancak öz itibariyle kâr ve satış odaklı ilerleyen bir teknolojinin karşısında nitelik olarak dolu, güçlü hikayeleri olan filmlerin çıkmasını beklemek biraz zor. Üretim araçları çok önemli, onlarsız üretimi gerçekleştirmek imkansız zaten ama üretilenin ne olduğu, neyi anlattığı, ürettiği değer bence çok daha önemli diye düşünüyorum. Bununla ilgili bir örnek anlatmak istiyorum. Ankara'da İlef'teki ilk yılımda ilk derslerden birinde sınıfta 200'ün üzerinde arkadaşımız var ve herkes hocaya ne zaman kamera öğreneceğimizi, ne zaman montaj öğreneceğimizi sorup duruyorlardı. Dilek Beybin Kejanlıoğlu'nun dersiydi sanırım. Şöyle dedi hoca, çocuklar kameranın arkasına geçtiğinizde onun diyaframını, netlik ayarını, kayıt tuşuna basmayı öğrenmeniz en fazla 1 haftanızı alır, kolay öğrenirsiniz. Ancak önemli olan kayıt tuşuna basmak değil, kayıt tuşuna bastığınızda kameranın önünde neyi çekiyor olduğunuzdur, demişti.  

 

Örnek aldığın, sinemasını sevdiğin, yerli ve yabancı yönetmenler kimler? 


Atıf Yılmaz, Ertem Eğilmez, Nuri Bilge Ceylan, Abbas Kiarostami, Tony Gatlif, Steven Soderbergh.. Filmlerini sevdiğim çok yönetmen var aslında..

 

Türkiye’deki film festivalleri ve kısa filmcilere yaklaşımları konusunda neler söylemek istersin?


Türkiye'de yapılan çok iyi film festivalleri var. Kısa filmlere verilen destekler artmış durumda, bu yönüyle iyi. Fakat mesela, ödül törenine son dakika çağırıp yol paranızı vereceğiz deyip vermeyen, ödülü alıp da ödülümüzü gönderemeyen festivaller de oldu. Aslında benim isteğim şu yönde, Türkiye'de sadece kısa film gösteren sinema salonları kurulmalı, Kültür Bakanlığı'nın ve film festivallerinin kısa filmlere verdiği destekler en az iki katı oranla artmalı. Yönetmenliğini ispatlamış, işini iyi yapan yönetmen arkadaşlarımıza sosyal güvenceler ve düzenli destekler sağlanmalı. Bunlar yapıldığı zaman Türkiye Sineması nitelik ve nicelik olarak da çok çok ileri bir düzeye ulaşacaktır.  

 

Son olarak gelecek planlarından bahsedelim…

 

Müzisyen ve aynı zamanda amcam Şahin Çokbilir'le birlikte şimdi üzerine çalıştığımız bir kısa kurmaca film var. Müzikle de ilgiliyim, Nar Zamanı ve Kar Zamanı'nın başrol oyuncusu, müzisyen aynı zamanda annem Naciye Çokbilir'le söz müziği kendisine ait bir halayı düet yaptık. Yakında yayınlanacak eser, ona bir klip çekeceğiz. Onun dışında çok uzun zamandır Anadolu'nun müzik kültürü üzerine uzun bir belgesel yapmayı çok istiyorum. Aynı zamanda müzikal bir komedi sinema filmi yapmayı istiyorum. Fikir aşamasında olan projeler bunlar. İmkan, koşullar oldukça film çekmeye devam etmek istiyorum.

YORUMLAR

Ziyaretçi Gönder

EKRAN

​AMERİKAN SİNEMASININ ÖNCÜ KADINLARI 25. ...

​AMERİKAN SİNEMASININ ÖNCÜ KADINLARI 25. ...

Gezinti

İletişim
Bize Yazın:


Gönder Max. 1000 karakter
Populer Sinema: #txt
Mesaj Gönder:
Gönder Max. 1000 karakter