Popüler Sinema

Paylaş
Röportajlar

"Albüm" filminin oyuncusu "Murat Kılıç" ile Röportaj

"Albüm" filminin oyuncusu "Murat Kılıç" ile Röportaj
Yazar: Deniz Ali Tatar MURAT KILIÇ: “TÜRKİYE’DE OYUNCULUK YAPMAK ÇOK SIKINTILI!”

“Albüm” filmi adından söz ettirmeye devam ediyor. Festivallerin ardından vizyonda da izleyiciyle buluşan filmi, bu kez de “Cüneyt” karakterine hayat veren sevgili Murat Kılıç ile konuştuk. Kılıç, karakterinin utangaç, silik, ve nötr ama bir yandan hayat tutunmaya çalışan yanlarını çok başarılı sergiliyor. Şimdi hep birlikte Murat Kılıç’la gerçekleştirdiğimiz röportaja hep birlikte bakalım…


 

“Film çekimleri öncesi uzun bir prova süreci geçirdik.”


D.A.T. – Murat Bey hoş geldiniz, hayırlı olsun öncelikle yeni filminiz. “Albüm” filmine nasıl dâhil oldunuz, oradan başlayalım.


M.K – Merhabalar, teşekkür ederim. Türkiye’de oyunculuk yapmak çok sıkıntılı. Aslında bu mesleğin her birimini yapmak çok sıkıntılı. İşsiz bir oyuncunun yaşadığı ıstırabı, ancak işsiz bir oyuncu anlayabilir. Böyle bir dönemdeyken, telefon geldi ve yapımcımız Yoel Meranda ben aradı. Böyle bir işimiz var, buluşabilir miyiz dedi. Ben tabi ihtimal vermediğim için önce şaka zannettim ama sonrasında işin ciddi olduğunu anladım ve projeye çekimlerden dört yıl önce dâhil oldum.  O dört yıl boyunca da, yönetmenimizle bu bağımız hep devam etti ve arkadaş olduk. Sonrasında da filmde çalışmaya başladık.


D.A.T. – Arkadaş olmanız da belki de bu kadar başarı sağlamanızda bir etkendi.


M.K – Aslında oynadığım karakteri tanımamı ve onun ne yapmak istediğini bana ödevler vererek, birtakım filmler izleterek, bir şeyler okutarak anlamamı sağladı. Ben de bu süreçte onu anlamaya çalıştım, her ne kadar bu zor olsa da, neler yapmak istediğine dair ipuçları elde ettim. Birçok film izledim. Sonra da çekimler başladı. Çekim öncesi uzun bir prova süreci geçirdik. O da bize çekimde büyük bir kolaylık sağladı.


 

“Bu toplumda çocuğu olmayan bir babanın sosyal hayatında yaşadığı trajedi de çok büyük.”


D.A.T. - Canlandırdığınız “Cüneyt” karakteri nasıl bir karakter?


M.K. - Bir Tarih öğretmeni. Çocuğu olamayan bir baba. Aslında, bizim toplumumuzda annenin çocuğunun olamamasındansa babanın çocuğunun olmaması daha büyük bir sıkıntı, erkek egemen bir toplumda. Annenin dramını bir kenara koyarak söylemiyorum tabi bunu, ama bu toplumda çocuğu olmayan bir babanın sosyal hayatında yaşadığı trajedi de çok büyük. Nitekim böyle bir baba, bunu sıkıntısını çekiyor. Karısıyla ilişkiler sevgi üzerine olduğu çok şüpheli, belki de görücü usulü evlendirilen bir çift. Çok sosyal bir bağı olmayan, sessiz, kendi içinde ve çok ortama girmekten keyif alan biri değil. Her erkek gibi arabasını çok seven biri. 

 

D.A.T. - İnsanlarla iyi bağ kuran biri gibi aslında, mesleğinden kaynaklı olabilir mi?


M.K. Şimdi, sınıfta baktığımızda öğrencileriyle iyi bir bağ kuran bir öğretmen olarak görmüyoruz.  Bu çok modobot bir eğitim sisteminden bahsediyoruz. Gerçi öğrencilerin de öğretmenin anlattıklarıyla ilgilendiğine dair bir bilgimiz yok. Filmde Kayseri ve Antalya bölümünde ayrı iki sınıfımız var. Ve ben bu yaşananların gerçek olduğunu düşünüyorum. 

 

“Belirli yönetmenler dışında Türkiye’de bağımsız sinema yapmak çok zor!”


D.A.T. - Peki çekim ve öncesi süreçlerinden neler söyleyebilirsiniz?


M.K. Hayatımda çok bağımsız filmde rol almadım, çok sayıda da projede de yer almadım. Daha önce Nuri Bilge Ceylan’ın, Tayfun Pirselimoğlu’nun ve İnan Temelkuran’ın uzun metrajlı filmlerinde rol aldım. Şunu söyleyebilirim, bu saydığım isimlerin dışında bağımsız bir iş yapmak çok zor. Çünkü ekonomik sıkıntılar çok büyük. 4 yıl beklememizin de sebebi de ekibin, ekonomik anlamdaki yeterliliğini tamamlayabilmesiydi. Avrupa’ya açılarak bir şekilde bu sağlanabildi. Ve şunu da gururla söylüyorum. İyi ki de Yoel ve Mehmet Can’ı tanımışım. Ben şahsım adına oyuncu olarak, çekim tarihi uzadıkça film olmayacak mı gibi kaygıları taşırken, bu insanların en büyük kaygısı herkese hak ettiği parayı vererek film çekmekti. O kadar saygı duyuyorum ki buna. Ve çok uzun saatler sürmeyen bir setimiz vardı.  Neredeyse 8-9 saati aşmıyorduk. Benim için oyunculuk anlamında çok geliştiren bir proje oldu. 


D.A.T. - Film yurtdışından nasıl reaksiyonlar aldı peki?


M.K. Çok beğenildi tabi. Yani Cannes’a gitmek gerçekten bambaşkaymış. Oraya gidip oradaki dünyayı görmek, insanı hakikaten şaşırtıyor. Çünkü bütün ülkelerden gelen filmlerin buluştuğu çok güzel bir alan. Filme dair orada da güzel eleştiriler ve yazılar çıktı. Eleştirilerin geneli olumlu anlamda, filmi anlatmaya yönelik değil, filmin ne yapmaya çalıştığına dair güzel eleştirilerdi diyebilirim.


 

“Kendimi izlemekten hiç hoşlanmam.”


D.A.T. - Film, Türkiye’de ilk gösterimini 23.Uluslararası Adana Film Festivali’nde yaptı. Peki ilk Türkiye gösteriminden bizlere neler demek istersiniz? 


M.K. --Çok heyecanlıydık. Adana’da Türkiye’deki seyircinin filme olan tepkisini merak ediyorduk. Burası çok ilginçti. Yurtdışındaki reaksiyonlara benzer reaksiyonlar gösterdi Türk seyirci de. Ben de burada yeniden izlerken, ben de pek çok yerde güldüm ki kendimi izlemekten hiç hoşlanmam. 


D.A.T. - Özellikle tavus kuşunun olduğu sahne herkesi çok eğlendirdi. 


M.K. - Evet, ki o sahne de çok gerçekçi bir sahnedir. O sahnenin çekildiği o Çocuk Esirgeme Kurumunda da öyle bir şey var gerçekten de. 


 

D.A.T. - Pek sinemaya dair yeni projeleriniz var mıdır?


M.K. Planladığımız projeler var, Tayfun Pirselimoğlu’nun bir filminde oynamıştım. Şimdi birkaç tane daha var, şimdi de onları beklemem gerekecek. 


D.A.T.- Yeni filmlerinizi de bekliyoruz, çok teşekkür ediyoruz bu sohbet için.


M.K. Ben de çok teşekkür ederim, görüşmek üzere.

 

Twitter.com/CarpeDiem_Dali

YORUMLAR

Ziyaretçi Gönder

DOSYALAR

Zamanda yolculuğu anlatan 8 muhteşem film!

Zamanda yolculuğu anlatan 8 muhteşem film!

Tek mekanda geçen 7 film!

Tek mekanda geçen 7 film!

BİR BAKIŞIN İZİNDE: ANNE HİKAYELERİ

BİR BAKIŞIN İZİNDE: ANNE HİKAYELERİ

SEANSLAR

Göster

Gezinti

İletişim
Bize Yazın:


Gönder Max. 1000 karakter
Populer Sinema: #txt
Mesaj Gönder:
Gönder Max. 1000 karakter