Winchester: Gizemli Ev - Popüler Sinema

Popüler Sinema

Paylaş
Eleştiriler

Winchester: Gizemli Ev

Winchester: Gizemli Ev
(4.5/10)
Yazar: Uğur Hakan Hacıoğlu

Spierig Kardeşler’in yönetmenlik koltuğuna oturduğu Winchester – Gizemli Ev; ateşli silah alanında dünya genelinde adından söz ettiren Winchester firmasının kurucusu William Wirt Winchester’ın eşi Sarah Winchester’ın “gerçek hikâyesinden” yola çıkılarak sinemaya aktarıldı. Yapıt, korku türünde izleyicilerle buluştu. 

 

1906 yılında eşi ve küçük kızını kaybeden Sarah Winchester (Helen Mirren) bu hazin olayın ardından ailesinden kalan malikânesini terk ederek sekiz odalı müstakil bir eve taşınır. Kısa zaman içerisinde evini sürekli olarak genişletmeye başlar. Mimarlar, işçiler, hizmetlilerle dolu bu evin içerisinde inşaat 7/24 devam etmektedir. Dünyanın sayılı ateşli silah üreticilerinden olan fabrikaları ile nam sanmış, üstelik Amerika’nın siyasal tarihinde önemli bir yeri olan Winchester firmasının %51 hissesine sahip Sarah’ın hayatındaki olağandışı davranışları ve evinde sürekli olarak oda ekletmesi, belirli aralıklarla da bu odaların bazılarının yıkılıp yerine yeni odaların yapılması kısa süre içerisinde firmanın yönetim kurulunda da karşılığını görür. Bunun sonucunda Wincester firmasının baş hukuk görevlisi Arthur Gates (Tyler Coppin) aracılığı ile Doktor Price (Jason Clarke) ile irtibat kurulur. Yaşadığı bedbaht hayata rağmen halinden memnun görünen doktor borçlarının ödenmesi ve yüklü bir miktar para karşılığında geriye kalan tek varisin akli dengesini kontrol etmek amacıyla onun evine misafir olmayı kabul eder. Serbest ve keyfine düşkün bir yaşantısı olması ve mutlak bilimsel gerçekliğe inanması sebebiyle Sarah’ın ev içerisindeki katı kuralları daha ilk günden onu zorlamaya başlamıştır. Evde yeğeni ve yeğeninin oğluyla kalan Sarah, Doktor Price’a ilk başta güvenmese de zaman içerisinde ona güvenmeye ve olup bitenleri açık yüreklilikle onunla paylaşmaya başlar. Bu dakikaya kadar çeşitli gerçeküstü olaya tanık olan doktor ise duydukları ve gözlemledikleri sonucunda Sarah’ın içinde bulunduğu durum ile bir yakınlık kurar. Bilim ile metafiziğin hikâye içerisindeki mücadelesi de bu noktadan itibaren başlar. Winchester marka tüfek ile ölen suçlu – suçsuz herkesin o evde olduğu ve gerçek bir arınmanın gerektiği ise o andan itibaren anlaşılır. Çözüm ise bellidir. Ölen herkesin ruhlarının o eve uğradığı ve huzura kavuşabilmek için vuruldukları odada kendileri ile yüzleşmeleri gerekmektedir. Bu sebeple evinde sürekli olarak inşaatı sürdüren ve oda sayısı sürekli artan Sarah bu şekilde kendisinin de huzura erebileceğini düşünmektedir. Doktor Price’ın gelişinin ona bu hususta yardımının dokunduğu da kabul edilebilir. Fakat işler hiç de kolay bir şekilde devam etmeyecektir. 

 

Klasik korku filmlerinin en çok kullandığı temalardan olan müstakil bir ev ve evin içerisinde gerçekleşen paranormal olaylar bu yapıtında de temelinde yer alıyor. Özgün bir hikâyeden yola çıkılsa da klişelerin içerisinde boğulan bir film olmuş. Her ne kadar Helen Mirren isminin filmi belirli bir seviyeye taşıyacağı düşünülse de onun da etkisinin olmadığını söylememiz mümkün. Spiritüalizm ile içeriği oldukça bağdaşan filmin belki de en büyük hatası jumpscare tekniğini gereğinden fazla kullanması olmuş. Her yönüyle ele alındığında korku filmi sevenler için klişeleri aşamayan bir yapıt.

 

 

twitter.com/ugurhakanhaciog

YORUMLAR

Ziyaretçi Gönder

ELEŞTİRİLER

Aşkın Gören Gözlere İhtiyacı Yok

Aşkın Gören Gözlere İhtiyacı Yok

Deniz Ali Tatar

71. Cannes Film Festivali’nden Geriye Kal...

71. Cannes Film Festivali’nden Geriye Kal...

Duygu Kocabaylıoğlu

The Post

The Post

Yetkin Yüksel

SEANSLAR

Göster

Gezinti

İletişim
Bize Yazın:


Gönder Max. 1000 karakter
Populer Sinema: #txt
Mesaj Gönder:
Gönder Max. 1000 karakter