Popüler Sinema

Paylaş
Eleştiriler

Ülkücüler de 12 Eylül’le hesaplaşıyor!

Ülkücüler de 12 Eylül’le hesaplaşıyor!
(2.0/10)
Üye: Banu Bozdemir
80’li yılların derin ve sarsıcı etkisiyle hesaplaşma içine giren sinemamız bu kez de bedel ödeyenlerin diğer ayağı olan Ülkücülere uzanıyor. İki saatlik belgesel 80’li yılların öncesi ve sonrasıyla sınırlı kalıyor ama günümüzde yükselişe geçen Kürt milliyetçiliğine bir kalkan oluşturmak için de ortaya konulmuş izlenimi uyandırıyor aynı zamanda!

Sonuçta o dönemde yani seksen öncesinde gerçekçi bakmak gerekirse bedel ödeyen iki taraf solcular ve ülkücüler olmuştur. O zaman ne dinciler ne de şimdi politik olmanın eksenini belirleyen Kürtler vardı. Sadece tüm mesele ülkücüler ve solcular arasında olmuştu. Aslında solcuların sorunu genelde sistemledir ve bunu bir şekilde dile getirdiler belgesel ve filmlerinde. Ama Ülkücüler hedef tahtası kıvamına sitemle birlikte solcuları da koyuyorlar ve kendilerini inanılmaz bir biçimde naif gösterme derdine düşüyorlar. Ve savundukları değerlerin başında kendilerinin yerel değerlere sahip çıkmaları, solcuların ise yerel değerleri hiçbir biçimde temsil etmeyen Marx, Engel, Mao gibi komünistlerin peşine takılıp, hem hayal peşinde koştuklarını, hem de ‘dinsiz’ bir model benimsediklerini anlatıyorlar. Tabii bu durumu bu kadar aijte etmeleri hem gerçekçi durmuyor hem de bazı yerlerde karikatürize bir anlatıma dönüşüyor.



Bilal Kalyoncu ve Arif İlke’nin yapımcılığını üstlendikleri belgeselde ülkücüler de aslında solcularla benzeşen anti emperyalist bir tutum içinde olduklarının altını çiziyorlar ve 80 darbesine en az solcular kadar yıkıcı bakıyorlar, gereksiz buluyorlar. Zaten eylemleri, bu uğurda hayatını kaybedenleri anmaları ve müzikleri kabaca birbirine benzer solcuların ve ülkücülerin…


Belgesel genelde tek yanlı ilerliyor ve daha çok o günlerde eylemci olan, işkence gören ve hayatta kalan eski ‘ülkücü abilerin’ anlattıklarından oluşuyor. Aralarında patlayan bir otomobilden kurtulanlar olduğu kadar, onca işkenceye uğramış, Erdal Eren gibi küçük yaşta idam edilmiş olanlar da var.



Aslında Ülkücü olmak dine değil, toprağa ve vatana bağımlı olma hali ama filmde dine bağlılık da bu söylemlerle birlikte sıkça tekrar ediliyor. Bunun ülkücüleri tanıtma filmi olduğunu söylüyor yapımcıları… Filmde dikkatimi çeken başka bir şey de çok az görsel belgenin olması oldu. Gazete küpürleri vardı ama o günlere ait gerçek (video) görüntülere çok fazla rastlayamadık. O bölümlerde canlandırma yöntemiyle halledilmişti. Darbe sonrasında aynı koğuşta kalan sağcılar ve solcular üzerinden, üzüm yıkama olayından ölüm ve yaşam dengesine dikkat çekmeye çalışan filmde tabii ki yanlı bir anlatım var doğal olarak…

 


Ülkücü olmak bir erdem gibi sunuluyor, ülkücü olmanın devam eden bir gelenek olduğu vurgulanıyor ama çok da bu erdemi ortaya koyacak ruh hali yakalayamıyoruz belgeselde! Zaten yine kendi tayfasından insanlar tarafından izlenecek! Konuya ilgisi olmayanların çok da ilgisini çekecek bir yapım değil. Salt konuşmalar, erdemler ve kendilerince yıllarca sustukları, seslerini çıkarmadıkları düzene karşı bir başkaldırı bu belgesel. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını vatan haini ilan edip, Türkeş’i yücelten, düzenle sorunumuz var deyip tüm meseleyi solcuların üzerine yıkan bir anlatım var filmde. O yüzden yanlı! Deniz Gezmiş’in parkasının bile kapitalist bir tüketim aracı haline getirildiğini söyleyen yapımcılar, ülkücülerin başından sonuna aynı değerlere sahip olduklarını söylüyor. Bence keşke oklarını sadece ve sadece onları yok sayan, umursamayan düzene yöneltselerdi. Sonuçta en azından beğenmedikleri solcular onları dikkate alıp, onlarla kavga edip sağ – sol çatışması diye bir kavrama yol açtılar. Kendi adıma tarafsız bakabileceğim bir belgesel değil!


Banu Bozdemir

YORUMLAR

Ziyaretçi Gönder

ELEŞTİRİLER

Hüzünlü bir festivalin ardından…

Hüzünlü bir festivalin ardından…

Fırat Sayıcı

İstanbul Film Festivali Nisan Seçkisi Değ...

İstanbul Film Festivali Nisan Seçkisi Değ...

Fırat Sayıcı

İstanbul Film Festivali Haziran Seçkisi D...

İstanbul Film Festivali Haziran Seçkisi D...

Fırat Sayıcı

Gezinti

İletişim
Bize Yazın:


Gönder Max. 1000 karakter
Populer Sinema: #txt
Mesaj Gönder:
Gönder Max. 1000 karakter