Popüler Sinema

Paylaş
Eleştiriler

SURİYE İÇ SAVAŞI ÜZERİNE BİR KURMACA!

SURİYE İÇ SAVAŞI ÜZERİNE BİR KURMACA!
(6.0/10)
Yazar: Seza Köreken Yalçınkaya

8. Boğaziçi Film Festivali’nde Ulusal Uzun Metraj bölümünde yarışan Derviş Zaim’in son filmi Flaşbellek Suriye’deki savaşı ve göçmenlik konusunu ele alıyor. Konuyla ilgili son yıllarda birçok belgesel görsek de kurmaca olmasıyla film dikkat çekici hale geliyor. 


Flaşbellek, bir rejim askerinin hayatının ve hayata bakış açısının değişmesi üzerinde duruyor. Rejimin muhaliflere karşı aldığı önlemlerin sertliğini ilk anda sorgulamaya başlayan asker orada olanları anlatmak için Türkiye’ye kaçmak ister ve eşiyle beraber yola çıkarlar. İronik olan askerin daha önce konuşma yetisini kaybetmiş olmasıdır ve sadece telefondaki bir uygulama sayesinde Obama’nın sesiyle konuşabilmesidir. Türkiye’ye giderken çeşitli riskler alır, tehlikeli gruplarla karşılaşır. Filmde açıkça Suriye’de silahlı mücadele içinde olan gruplardan bahsedilir ki bu da ülkedeki karmaşayı izleyiciye geçirmenin başka bir biçimi olarak düşünülebilir.


Gerçek mekanlarda çekim yapmanın imkansız olduğu düşünülürse mekan tasarımları dolayısıyla da sanat yönetimi oldukça başarılı. Geçekçi olabilmesi için bölgenin görsellerden yola çıkılıp hazırlanan dekorlar savaşın yıkıcılığını izleyiciye geçirebiliyor. Bunun yanında, savaş sahnelerinin dışında kalan özellikle gösterilerin yapıldığı, şehirde geçen sahneler gerekli etkiyi yaratamıyor. Görsel efektler hakkında da benzer şeyler söylemek mümkün. Filmin bazı sahnelerinde görsel efektler inandırıcıyken bazılarında da izleyiciyi yabancılaştırıyor. Flaşbellek özenle hayata geçirilmeye çalışılmış, belli ki üzerinde çok düşünülmüş bir yapım ama görsel olarak zayıf kaldığı sahneler var.


Flaşbellik’in senaryosu yaşanmış olaylardan yola çıkılarak oluşturulmuş ve bu durumun bir bakıma anlatıya yararı olsa da aynı çiftin yola çıktıktan sonra “her şeyi” yaşaması filmi düşüşe geçiriyor. Film daha erken bitmeliymiş de sonu çok uzamış gibi bir etki bıraktığı için filmin ikinci yarısında ilk yarıya göre temposunun düştüğü söylenebilir. Aksiyon sahnelerinin yoğunlukta olduğu ikinci yarıda temponun düşmesini senaryonun uzadıkça uzamasına bağlayabiliriz. Yaşanmış birçok olayın sadece iki karakter üzerinden kurgulanması senaryonun gereksiz uzamış gibi görünmesinin sebebi olabilir. Film daha can alıcı bir noktada bitebilecekken hikayenin romantik bir sona ulaşması da senaryonun başka bir handikapı. Umutsuzluğun yoğun olarak yaşadığı bölgede bir umut vermek için böyle bir son tercih edilmiş olabilir. Bir de tabii ki filme Arap izleyicinin büyük ilgi göstereceği düşünülürse böyle bir son gerekli görülebilir.


Filmin en güçlü yönlerinde biri oyunculuklar. İzleyici, karakterlerin ve onların hayatlarının gerçekliğine rahatlıkla ikna oluyor. Film iki ana karakter üzerinden ilerlese de çeşitli gruplarda mücadele veren karakterlerle izleyiciyi tanıştırıyor. Filmdeki olaylara ve kişilere biraz mesafeli ve soğukkanlı durduğunu söyleyen Derviş Zaim bu duruşu izleyiciye hissettiriyor. Bu yönden bakıldığında film hiçbir tarafın propagandasını yapmıyor ama daha yakın ve daha mesafeli durduğu taraflar da belli oluyor.


Flaşbellek, Suriye İç Savaşı’nı kurmaca olarak anlatan ilk filmlerden biri. Bu yüzden de sinema tarihi açısından kendisine önemli bir yer edinecektir. Festivalin altıncı gününde, film sonrası söyleşide Derviş Zaim’in dediği gibi özellikle Türkiye’den bir yönetmen böyle bir film yapmalıydı. 

 

twitter.com/_cheshirekedisi

YORUMLAR

Ziyaretçi Gönder

ELEŞTİRİLER

Sınır Çiti

Sınır Çiti

Duygu Kocabaylıoğlu

"Tenet" mi, "teneT" mi?

"Tenet" mi, "teneT" mi?

Fırat Sayıcı

Hogar

Hogar

Duygu Kocabaylıoğlu

Gezinti

İletişim
Bize Yazın:


Gönder Max. 1000 karakter
Populer Sinema: #txt
Mesaj Gönder:
Gönder Max. 1000 karakter