Popüler Sinema

Paylaş
Eleştiriler

Şeker Çocuk

Şeker Çocuk
(7.5/10)
Yazar: Fırat Sayıcı

Shia LaBeouf'u nasıl bilirsiniz? Başarılı, kariyer sahibi, yetenekli, sempatik, aktivist..vs. bir oyuncu olarak mı? Kim bilir belki de vasat bir oyuncu olarak görüyorsunuzdur. Belki de hakkında hiçbir fikriniz yoktur. Bu hafta vizyona giren "Şeker Çocuk" (Honey Boy) Shia LaBeouf'un kendi yazdığı bir yarı-otobiyografi olarak karşımıza çıkıyor. Fazla kişisel olmasına rağmen seyirciye filmle bağ kurdurtabilen, duru, tertemiz bir yapım. Honey Boy ise LaBeouf'un küçükken babasının kendine taktığı lakapmış.

 

Alkol ve uyuşturucu bağımlısı babasıyla ilişkisini düzeltmeye çalışan bir çocuk yıldızın hikâyesini anlatan yapım, genel hatlarıyla başrol oyuncusu Shia LaBeouf’ın kendi hayatından esinlenerek yazdığı senaryodan filme aktarıldı. "Honey Boy" aktörün babası ile arasını düzeltmek ve akıl sağlığını korumak için kendince verdiği mücadele konu ediliyor. Shia LaBeouf, Lucas Hedges ve Noah Jupe'un başrolünde yer aldığı filmin yönetmeni ise Alma Har'el. Başarılı kısa film, belgesel ve video kliplerle sektöre giren Har'el, ilk uzun metraj filmiyle ne kadar başarılı işler ortaya koyacağını kanıtlamış. Filme başlamadan önce, kendi adıma, aslen iki 'erkek'in hikayesinin sert, kaba ve köşesiz geçeceğini beklerken yanılmışım. Zira "Honey Boy"u bu kadar duyarlı ve albenili yapan kısım filme dokunan o kadın eli... Yaşanmış bir hayat hikayesine ait senaryoyu alıp -üstelik o kişi filmin başrolü ve yapımcısı- beyazperdeye aktarırken tökezlemeden, kendine has bir stille dokuyup seyirciye sunmak Har'el'in en büyük başarısı. Filme çok şey kattığı kesin. Filmin kahramanına geçmeden önce ise Shia LaBeouf'un gençliğini canlandıran Lucas Hedges ve çocukluğunu canlandıran Noah Jupe'un da altını çizmek gerek. Özellikle de Noah Jupe'u izlerken bir seyirci olarak filmin özünü yakalayabiliyorsunuz. Gündemdeki "Ford v Ferrari" filminde de önemli bir rolde gördüğümüz Noah Jupe, kesinlikle geleceğin önemli aktörlerinden olacak. 

 

Gelelim filmin asıl kahramanı Shia LaBeouf'a... Palyaçoluk yaparak geçimini sağlayan bir baba ile balerin bir annenin tek çocuğu olarak dünyaya gelen LaBeouf, anne babasının boşanmasının ardından ağırlıklı olarak babasıyla yaşamış. 13 yaşında sinema kariyerine başlamasında babasının rolü çok büyükmüş. Babası, oğlunun sinemaya girmesiyle hayatının/hayatlarının kurtulacağına inanıyormuş. Baba Jeffrey LaBeouf, bir yandan alkol ve uyuşturucu sorunlarıyla boğuşurken bir yandan da palyaçoluk yaparak oğlu için kariyer planları inşa ediyormuş. Ancak tüm bunlar, filmden anladığımız kadarıyla, Shia LaBeouf'u bir kaosun tam da ortasına bırakıvermiş. 2017'de 10 haftalık bir rehabilitasyon merkezine yatırılmış ve burada PTSD (Travma Sonrası Stres Bozukluğu) derdinden muzdarip olduğunu da anlamış. Bu merkezdeyken senaryoyu yazan oyuncu merkezden çıkar çıkmaz filmi çekmiş. Filmde babasını bizzat kendisinin canlandırması da 7 yıldır babasıyla konuşmayan Shia'nın onunla olan ilişkilerinde bir iç hesaplaşma yapmaya çalıştığı olarak da yorumlanabilir. Babasının baskılarıyla yönlendiği sinema sektöründe hızla yükselen LaBeouf, "Transformers"..vs. blockbuster filmlerinde rol aldığı gibi "American Honey" ve "Nymphomaniac" gibi başarılı arthouse işlerinde de boy gösterdi. Bu arada ek bir bilgi vermek gerekir; Shia LaBeouf, her fırsatta Jon Voight'in ikinci babası ve akıl hocası olduğunu da söylüyor...   

 

İnsanın id, ego ve süperego isimli üç sistemden oluştuğunu belirten Freud’a göre süperego (üstben) baba figürünün ve toplumda var olan ahlaki değer ya da formların içselleştirilmiş bir simgesi. Filmde Noah Jupe'un canlandırdığı ve çocuk Shia'yı temsil eden karakter bir yandan baba onayına gereksinim duyarken bir yandan da kendi yolunu çizmeye çalışmakta. Bu git gel dolu gelişim süreci Shia'ya sorunlu bir ergenlik geçirtmiş, oyunculuk hayatında ayakta kalmaya çalışan Lucas Hedges'in canlandırdığı genç Shia'yı psikoloji merkezine yatırtacak raddeye getirtmiştir. Genç Shia'nın yaptığı her harekette, aldığı her kararda çocuk Shia'nın başına gelenleri hatırlaması, kendi kendine konuşması ve hatta babasına duyduğu gizli özlem süperego kavramındaki 'baba figürü'nün içselleştirilmesine seyirciyi hazırlıyor. Filmin sonlarına doğru içine girdiği bunalımdan nihayet çıkan genç Shia, bir hayalinde babasına şunu söylüyor; "Bir gün senin filmini çekeceğim baba!"... Film boyunca babasıyla sorunlar yaşayan Shia'nın bu hesaplaşma noktası, aşikâr ki filmin en alıcı kısmı; keşke bu şekilde bir hayat yaşamasaydık derken bir yandan da iyi ki böyle olmuş ve iyi ki senin oğlun olmuşum diyor LaBeouf... Yani bir nevi, süperegonun bilinçli kısmını temsil eden 'vicdan' olgusuyla yüzleşiyor. Freud'un 'baba onayı' kavramı da böylece döngüsünü tamamlamış oluyor.

 

2016 yapımı "American Honey" filmini severek izlemiştim. "Honey Boy"la "American Honey" arasında hem yapısal hem de duygusal olarak da birçok benzerlik kurdum. O filmde de Shia LaBeouf yer alıyordu. Onu izlemediyseniz tavsiye ederim. Son olarak filmde babasının oğlunun onun filmini çekme düşüncesine verdiği cevapla bitireyim yazıyı; "Beni iyi göster, Honey Boy!"...

 

twitter.com/firatsayici

YORUMLAR

Ziyaretçi Gönder

RÖPORTAJLAR

Gizem İbak: “Kısa film, arzu ve ihtiyaçta...

Gizem İbak: “Kısa film, arzu ve ihtiyaçta...

Fırat Sayıcı

ARZU YANARDAĞ: ‘Femme Fatale Kadın’ klişe...

ARZU YANARDAĞ: ‘Femme Fatale Kadın’ klişe...

Mustafa İri

Kıvılcım Akay: "Belgesel sinema hisl...

Kıvılcım Akay: "Belgesel sinema hisl...

Fırat Sayıcı

Gezinti

İletişim
Bize Yazın:


Gönder Max. 1000 karakter
Populer Sinema: #txt
Mesaj Gönder:
Gönder Max. 1000 karakter