Popüler Sinema

Paylaş
Eleştiriler

RODINNY FILM/FAMILY FILM - Yapısı bozulmuş, kutsallığı yitmiş bir Orta Avrupa ailesi tablosu

:: Videolar RODINNY FILM/FAMILY FILM - Yapısı bozulmuş, kutsallığı yitmiş bir Orta Avrupa ailesi tablosu
(6.0/10)
Üye: Melis Zararsız
Prag doğumlu Slovak yönetmen Olmo Omerzu’nun filmi, Avrupa sanat sineması tanımına cuk diye oturan, bunu güzel temsil eden bir matematikte ilerliyor.

Beş senedir İstanbul Film Festivali’nde gösterilen filmlerden her yıl birer tanesinin altyazı çevirisini yapıyorum. Beş senedir farklı farklı coğrafya ve kültürlerin farklı farklı filmleri denk geliyor, kendi dillerinden İngilizceye çevrilmiş diyalogları Türkçe’ye çeviriyorum. Bu sene bana denk gelen film Rodinny Film/Bir Aile Filmi oldu.


 

Prag doğumlu Slovak yönetmen Olmo Omerzu’nun filmi, Avrupa sanat sineması tanımına cuk diye oturan, bunu güzel temsil eden bir matematikte ilerliyor. Henüz 15-20 yaşlarında iki çocuğa sahip olan Irena ve Igor adlı çift, başbaşa bir tatile çıkarlar. Yaşça küçük olan oğullarını 20’li yaşlarının başında olan ablalarına emanet ederek, gönül rahatlığıyla uçağa binerler. İnternet bağlantısıyla, kameralı görüntülü konuşmalarla ara ara eve bağlanarak durum raporu alır ve hayatlarına devam ederler. Fakat aslında henüz yetişkin olamamış olan çocukları bu yalnız bırakılmışlık ve ihmalin içinde yanlış yollara sapacaklardır. Irena ve Igor’un tatili de başta görüldüğü kadar şaşalı geçmeye devam edemeyecek, sorunlar birbiri ardına gelecektir.  Eve dönmelerinden sonra ise asıl bombalar patlar. Bir sanat filmi olmasına rağmen temposu yüksek bir yapımla karşı karşıyayız. Seyirciyi beklentilere sokan ve merak unsurunu uyanık tutan bir akışı var filmin. Oyunculuklar hikayedeki gerginliği yansıtmak açısından oldukça başarılı. Yönetmen kararları anlamında Omerzu kamerayı kullanırken karakterleri çevreleyen koşulların onların üzerindeki etkilerini yansıtmakta başarılı olmuş. Bizim için zaten farklı bir kültürken, kendi kültüründen bir aileyi yansıtmasına rağmen yönetmen adeta bir belgesel edasıyla yaklaşmış oyuncularına, yani izleyene onları inceleme, araştırma, keşfetme olanağı sağlamış. Bu anlamda psikolojik öğeler filmin hikayesinin altyapısını sağlam tutmuş. Zaten soğuk ve hislerini çok belli etmeyen bir toplumun insanları olmalarına rağmen filmde altı çizilmek istenen aile ihmali ve ailenin dıştan görünmeyen ama içerde çatlamalara sebep olan bozuk yapısı konusu çok net ifade edilebilmiş. Hem de en ufak bir ajitasyona, ağdalı ve duygu sömüren bir yola gidilmeden, hatta tam tersi kara mizah öğesini yüzeyde tutarak…


Filmin en sevimli karakteri ise Otto, ailenin sevimli köpeği. Köpeği öyle bir yere konumlandırmış ki yönetmen, filmin anlamına büyük katkısı olmuş. Aslında köpeğin konumlanışı, genelde minimal sanat filmlerinde var olan , bazen de yanlış kullanımları sonucu eleştirilen, hatta kendi sinemamızın minimal film örneklerinde sıklıkla gördüğümüz (Nuri Bilge Ceylan filmlerinde doğru kullanımını çok sık görüp meseleyi yafta gibi onun filmlerine yapıştırdığımız) sessiz, diyalogsuz anların “varoluş”la ilgili pek çok anlamı oluşu, örneğin karakterlerden birinin dakikalarca sigara içerek camdan dışarıya bakışının filme kattığı anlama çok benzer bir kullanım... Otto filmde sadece var oluş mücadelesiyle o kadar çok şey anlatıyor ki aslında…


 

Görüntü yönetmeni Lukas Vanota iyi iş çıkarmış. Filmin bir kısmı bir apartman dairesinin içinde, az bir kısmı dış mekanda, bir kısmı da ailenin tatile gittiği okyanus aştıkları yerlerde geçiyor ve arka planda kalan karakterler bile iyi işlenmiş vaziyette, halbuki kamera hareketleriyle hiçbiri kayırılmamış, hepsine aynı mesafede yaklaşılmış, mekanlar gayet geniş tutulmuş, geniş ve temiz planlar var, mekanı da algılamamıza, bazen kendimizi orada hissetmemize yardımcı olan. 


İşlevi bozuk, kutsallığı bozulmuş bir aile yapısını resmeden film, atmosferiyle Orta Avrupa havasını da solutmuş oluyor sanki bize biraz… Festivalin etkileyici filmlerinden olduğunu söyleyebiliriz…

 

Twitter.com/blossomel

YORUMLAR

Ziyaretçi Gönder

RÖPORTAJLAR

AHMET BOYACIOĞLU: “Pandemiden dolayı hiçb...

AHMET BOYACIOĞLU: “Pandemiden dolayı hiçb...

Fırat Sayıcı

Gizem İbak: “Kısa film, arzu ve ihtiyaçta...

Gizem İbak: “Kısa film, arzu ve ihtiyaçta...

Fırat Sayıcı

İpek Tugay: "Bir proje yaratıcı ve ö...

İpek Tugay: "Bir proje yaratıcı ve ö...

Fırat Sayıcı

Gezinti

İletişim
Bize Yazın:


Gönder Max. 1000 karakter
Populer Sinema: #txt
Mesaj Gönder:
Gönder Max. 1000 karakter