Popüler Sinema

Paylaş
Eleştiriler

Paterson / Sıradanlık yine çok sıradışı!

:: Videolar Paterson / Sıradanlık yine çok sıradışı!
(6.5/10)
Üye: Melis Zararsız
Jarmusch kamerasıyla Paterson’a odaklanırken, onu çevreleyen kent yaşamını da betimlemektedir bize: otobüse binen insanların kendi aralarındaki konuşmaları, Paterson’un her akşam gittiği bardaki genel sohbetler bir fikir veriyor bize Paterson’un yaşamının çerçevesi hakkında.

Favori yönetmenleriniz kimlerdir sorusuna verdiğim yanıtta mutlaka baş sıralarda adı geçen nev-i şahsına münhasır caanım Jim Jarmusch’un son filmi Paterson’u 2016 biterken büyük bir heyecanla Antalya Film Festivali’nde izledim. Onbirinci uzun metrajı Only Lovers Left Alive/Sadece Aşıklar Hayatta Kalır filminden sonra epey farklı bir atmosfer, farklı bir doku bu kez…


 

Filmden bahsetmeden önce auteur yönetmen Jarmusch hakkında iki kelam etmemek olmaz. Amerikalı, bağımsız bir yönetmen olan Jarmusch, 1980’li yıllardan beri çektiği filmlerle hep ezber bozmuştur. Klasik Hollywood sinema janrına sokamazsınız onun filmlerini. Jarmusch’un, kullandığı eşsiz müziklerle, seçtiği otantik mekanlarla, yarattığı katmanlı karakterlerle, tercih ettiği kamera açılarıyla, kendine ait bir dili, bir dünyası vardır ve bunları öyle ustalıkla bir araya getirir ki, izlediğiniz şeyin sizi etkilememiş olması neredeyse imkansızdır. Karakterler demişken, genelde sıradanlıklarıyla ve doğallıklarıyla sıradışı olabilmiş karakterler izleriz Jarmusch filmlerinde. Only Lovers Left Alive, yönetmenin belki de en fantastik filmidir, belki orada gördüğünüz makyajlı, şaşalı vampirlerin sıradan olmadığını söyleyebilirsiniz ama hayır, onları ortaya koyuş şekli bile, olası bir vampir dünyasının en doğal, en bohem, en sıradan vampirleri halinde karşımıza çıkar.


 

Paterson’a dönecek olursak, New Jersey’nin Paterson şehrinde yaşayan ve ismi de Paterson (bu role bir başkası bu denli yakışamazdı dedirten Adam Driver) olan bir otobüs şoförünün  hayatının etrafında dolanacağınızı söylememiz yeterli olur aslında. Paterson, klasik hayat mücadelesi içerisinde, rutinlerin içine sıkışmış vaziyette günlerini geçirirken, sürekli cebinde taşıdığı defterine yazdığı şiirlerle maddi hayatın donukluğundan biraz olsun uzaklaşan bir karakterdir. Jarmusch kamerasıyla Paterson’a odaklanırken, onu çevreleyen kent yaşamını da betimlemektedir bize: otobüse binen insanların kendi aralarındaki konuşmaları, Paterson’un her akşam gittiği bardaki genel sohbetler bir fikir veriyor bize Paterson’un yaşamının çerçevesi hakkında. Bu rutinlerden çıkmayan, sessiz, içine kapanık adamın hayatında kendinden taban tabana zıt bir kadın da var bu arada. Eşi Laura (Golshifteh Farahani), tam bir dışadönüklük örneği, üstelik bir gün yaptığını bir daha yapmıyor. O da sanatçı yanı olan bir insan ama yaptığı şeyler hep dışavurumcu. Bir gün kek pasta yapıp satıyor, bir sonraki gün kendine gitar satın alıp şarkıcı olmaya karar veriyor. (yazarın kişisel notu: aynı ben! ) Yin ve Yang gibiler adeta ve birbirlerini tamamlıyorlar. Birbirlerini eleştirdikleri de olmuyor değil, genelde Laura onu şiirlerini insanlarla paylaşması için teşvik etmeye çalışıyor ama nafile. Fakat bu taban tabana zıtlıklar, bu küçük tartışmalar ilişkilerini zedelemiyor, herkes kendini de karşısındakini de olduğu gibi kabul etmiş durumda. Bu arada evde bir üçüncü şahıs da var ki rolü oldukça önemli: Cannes Film Festivali’nden Palm Dog alarak dönen İngiliz Bulldog’u Marvin’in oyunculuğu ve hikayedeki önemi tartışılmaz!


 

Film, içine kapanık, ağır, sakin Paterson’un ruh halini benimsiyor ve ağır bir tempoda ilerliyor. Sade, minimal bir film Paterson, hani o artık çok sık kullandığımız “kamera adeta gerçek bir hayatın içinde geziniyor” hissiyatını veren yapıda bir film. Jarmusch’un en iyilerinden diyemeyiz ama elbette sonuçta kendi sesi olan ve usta bir yönetmenin kendi senaryosunu tüm profesyonelliğiyle peliküle dökebildiği bir yapımdan söz ediyoruz. Meraklısına duyurulur.

 

Twitter.com/blossomel

YORUMLAR

Ziyaretçi Gönder

ELEŞTİRİLER

Göçmenlik Kısa Filme Sığar mı?

Göçmenlik Kısa Filme Sığar mı?

Duygu Kocabaylıoğlu

39. İstanbul Film Festivali Yarışma Seçki...

39. İstanbul Film Festivali Yarışma Seçki...

Duygu Kocabaylıoğlu

Pandemi döneminde kısa film!

Pandemi döneminde kısa film!

Fırat Sayıcı

Gezinti

İletişim
Bize Yazın:


Gönder Max. 1000 karakter
Populer Sinema: #txt
Mesaj Gönder:
Gönder Max. 1000 karakter