Popüler Sinema

Paylaş
Eleştiriler

Güzel Oğlum

Güzel Oğlum
(6.5/10)
Yazar: Mustafa İri

Call me by your name (Beni Adınla Çağır)’ın kırılgan genç aktörü Timothee Chalamet, ikinci filmiyle vizyonda. Arkadaş meclislerinde ‘Hisli Zargana’ olarak nam salmış bu yetenekli oyuncu (elbette şaka olsun diye), baygın bakışları ve doğal tavırlarıyla yine göz dolduruyor. Geçen yılki Oscar adaylığına ek olarak bu yıl da Altın Küre’lerde böy gösteren Timothee, çelimsiz bedeninden kükreyen ikinci aslanı da meydana saldı. 


120 dakikalık biyografik drama Beautiful Boy (Güzel Oğlum), metanfitamin ve onun benzeri sürüyle uyuşturucu kullanmayı adet edinmiş 18 yaşındaki Nic Sheff’in hayatına odaklanıyor. Bir tür ergen depresyonu içindeki Nic’in bağımlılığını babası ile olan ilişkisi üzerinden veren senaryo, modern toplumların ruhsal boşluklarını iyi deşifre ediyor. 

 

Komedi filmleriyle mimlediğimiz ünlü Steve Carell, babayı oynuyor. En az komediler kadar dramatik rollerde de ilginç karakterler sergileyen Carell, bu yaftayı söküp atarcasına bir kere daha imaj yeniliyor. Maura Tierney sevdiğim oyunculardan biri. Yıllar önce Ben Affleck’i Sandra Bullock’a kaptırmayan sabırlı gelin rolüyle, Love of Nature ile hatırlanabilir. Sabır sebat sahibi görünümünün altında sakladığı gizli bilgelik ona hep yakıştı, bu filmde de yakışıyor. Yan rol olmasına karşın kendi dünyasının çatısını iyi kuruyor. Kimseye müdana etmiyor. 

 

Yönetmen Felix van Groeningen, bu sürpriz yoksunu klişe filmi tek dokunuşla sihirli hale getirmiş. Nic ve babası arasında geçen yakın plan çekimli tiyatral konuşmaları dahi dünyadaki en önemli mesele gibi göstermiş. Renk, ışık ve hareket buluşmasında kendi stilini ortaya koymuş. Ayrıcalıklı davranmış.

 

Bir sistem sorunu olan uyuşturucu bağımlılığını yadsınamaz bir hastalık olarak hatırlatan film, toplumsal kodların bir adım gerisinden, düzeyli bir orta sınıf ailedeki sıcak ortamdan sesleniyor bize. Freelance yazar olan babası gibi yavaş yavaş filizlenen yazma yeteneğini toksik bir çukura gömen Nic, sözüm ona kendi bağımsızlığını ilan ederken üniversiteyi de dışlıyor. Okumak istemiyor. (Başka bir baba olsa bu tavır karşısında Tim’i eşek sudan gelene kadar döverdi!) Delikanlının bu tavrı bir tür münzevi hayatın da kapılarını aralıyor. Tedavi sırasında tanıştığı aynı derttern muzdarip Diane, onu kurtaracağı yerde birlikte boğulduğu bir ilişki modeline dönüşürken film bütün karamsarlığı ile yürek burkuyor. Özünde parlak bir çocuk olan Timothee’nin talihsiz yaşamı, lsd, met ve eroin illetinin kurbanı oluyor.

 

Peki hiç mi umut yok? Bu sorunun cevabı yönetmenin kullandığı doğal ışıkta saklı. İkindi güneşinin mutluluk veren saçakları, günbatımındaki hâreler ve sabah dinginliği aşılayan gün doğumu, Timothee’nin iyileşmesi ve kurtulmasının da habercisi. Henryk Gorecki’nin muhteşem Lento E Largo’sunu dakikalarca dinleyerek o acılı çöküş sahnesine yediren yoğun duygu bulutları bir an olsun umutsuz değildi. Perry Como’nun en sevdiğim şarkılarından Sunrise Sunset’in vaat ettikleri de öyle. Baştan sona tüm şarkı seçimleriyle kutlanası bir soundtrack oluşturan müzik sıralaması, seslerin yönettiği ikinci algımızı da sürekli uyanık tuttu, hissiyat oluşturdu. Zavallı Timothee için çok ama çok kaygılandık. Trip Hop, New Age, hatta heavy metal gibi türlerin bütün titreşimlerinden de nemalanmış Beautiful Boy. Bu çokçeşitlilik, Güzel Oğlum’a pek yakışmış. Uymuş. 

 

Üç farklı evrede üç farklı Nic’in hezeyanlı çocukluğunu, iki ileri bir geri sararak garip bir kurguda sarmallayan bu özel filmi, yanımda oturan yaşlı istanbul hanımefendisi pek beğenmedi. Tiyatro gibi sürekli aynı şeyi konuşuyorlar dedi film arasında. İkinci yarı bittiğinde ise yapımcılardan biri olarak Brad Pitt’in adını gördüğünde ‘aa Brad Pitt’de ekipteymiş’ diyerek heyecanlandı.

 

Salonu terk eden ben ve diğerleri ise ince bir sağanak halinde yüzlerimizi saklayarak dağıldık. 

YORUMLAR

Ziyaretçi Gönder

RÖPORTAJLAR

Eren Bektaş: Kısa film yönetmenler için b...

Eren Bektaş: Kısa film yönetmenler için b...

Fırat Sayıcı

Furkan Daşbilek: Sektörün daha çok kısa f...

Furkan Daşbilek: Sektörün daha çok kısa f...

Fırat Sayıcı

Amerika'da bir Türk kadın korku yönetmeni...

Amerika'da bir Türk kadın korku yönetmeni...

Fırat Sayıcı

SEANSLAR

Göster

Gezinti

İletişim
Bize Yazın:


Gönder Max. 1000 karakter
Populer Sinema: #txt
Mesaj Gönder:
Gönder Max. 1000 karakter