Popüler Sinema

Paylaş
Eleştiriler

Eva

Eva
(6.5/10)
Yazar: Deniz Ali Tatar

Hırs kurbanı olmak, pişmanlığı da ardında getirmiştir her zaman. Sen hikayeni yazarken hayattan besleniyorsan, hayatın sana yaratacağı tehlikeleri ve sürprizleri de o beslenme çantasının içine girdiğini bilmelisin. Yoksa sonucu bilmediğin bu yolda tepetaklak olmak, kaçınılmazdır…


Fransız yönetmen Benoit Jacquot’un, kariyerindeki 9.filmi olan ve James Hadley Chase’in romanından uyarlanan Eva’da başlıca rolleri; “Elle” filmindeki rolüyle daha önce Oscar’a aday olan ve César ödüllü Fransız aktris Isabelle Huppert, Gaspard Ulliel, Julia Roy, Richard Berry ve Marc Barbé paylaşıyor. Filmde yaşlı bir müşterisinin yazdığı oyunu çalarak yıllar sonra popüler bir oyun yazarı bir jigolo olan Bertrand ile ilginç bir zamanda tanıştığı hayat kadını Eva arasında başlayan tuhaf ilişkinin, hayatlarına verdiği etkileri izliyoruz. Çaldığı oyun sayesinde bir yıldır popüler olan ve lüks bir hayat yaşayan Bertrand’ın bu hayatı sürdürebilmesi için, yeni oyunlar yazması gerekmektedir. Bu kez bir çıkmaza giren Bertrand’ın hayatına bir anda Eva girer. Bu hayat kadını ile yaşadıklarından etkilenen Bertrand, yaşadıklarını yazmaya başlar. Yaşadıklarından etkilenip ilerisi de merakla bekleyen Bertrand, bu ilişkinin sınırları zorlayacak dereceye geldiğini fark edince iş işten çoktan geçecek midir? 


İlk sahnesinden son sahnesine kadar Eva; bambaşka olaylar silsilesine ve zamanlar yolculuk ettirirken, belki de uğraşmaya zorlanılırsa karşılaşabileceğiniz karakterlerle karşılıyor izleyenlerini. İlk sahneyi izledikten sonra filmden çok ayrıksı olduğunu hissedebiliyorsunuz, hatta içimden ayrı bir kısa film bile olabilirmiş diye geçirmedim değil. Aslında filmin kaynağının orada saklı olduğunu ise yavaş yavaş anlayabiliyorsunuz. Gelişme bölümüne doğru gelirken ve ilerlerken de esnek bir ritimde ilerliyor diyebiliriz film için. Fakat final sahnesine geldiğimizde, ritmi iyi ve konuya uygun gidiyor dediğimiz anın kaybolduğunu görebilmek mümkün. Akışkan bir senaryonun finalde bu kadar göçmesi anlaşılır değil. 


Çaldığı bir metinle bir yıllık lüks bir hayat kazanan Bertrand, daha ilerisini düşünmeden yola giriyor. Aslında günümüz insanının sabırsızlığına ve hırslarına yenik düşününü tablolayan önemli bir yer burası. Bertrand bu hırslar sonrası, yeni bir ‘ben’ yaratmak için bir anlamda geçmişine dönüyor ve kendine yakın bulduğu bir hayat kadınından beslenerek çalıntı hayatın üstüne başka bir taş koymaya çabalıyor. Bir anlamda Shakespeare’in oyunlarında gördüğümüz hırs ve bencilliğin yakın olduğunu hissedebilmek mümkün. Dışardan sadece bir hayat kadını olarak ‘tabu’ laşmış olan Eva’nın içinde, çok başka hırslar ve fırtınalar kopmaktadır. Kapısına gelen konuğuna açılan o devasa kapının açılış sesiyle bile gizemli bir ‘Eva’ yaratılmaya çalışılmışsa da, bu gizem bir noktandan sonra yavaş yavaş kayboluyor ve karakterin ana benliği sekteye uğruyor. Bir süre sonra da bir elektrik alamayacak duruma gelebiliyorsunuz. 


“Elle” filmindeki rolüyle Oscar’a adayı olmasıyla fark ettiğim Isabelle Huppert, “Eva” karakteri için hummalı bir performans sergileme derine düşmemiş. Oldukça sade ve doğal bir performans sergilemiş. Karakter için kostüm, makyaj ve peruk çalışmaları başarılı olsa da Huppert, beklenen performansta.  Günümüz insanı esintileriyle oluşturulan Bertrand karakterini başarıyla performe eden Gaspard Ulliel, dikkatimi bu filmiyle yakaladı. Ulliel’in saplantılı ve göründüğü gibi olmayan genç adama yaklaşımı, filme de ufaktan bir ivme vermiş durumda. 


Görüntüsel anlamda, bu senaryoyu ilerletebilecek daha açık renk tercihi olabilirdi dememek için kendimizi tutamıyoruz. Genel anlamda tablo solgun olsa da; özellikle tren sahneleri (dış detayı dahil) ve dağ evindeki her bir sahne (karlı çevre, yol, ev) sinema perdesi için ideal çıkan sahneler arasında diyebiliriz. 


Kitap uyarlaması olan filmler, genelde okuyucular tarafından yaratılan dünyayı veremediği kanısı bir genellemedir. Filmi izledikten sonra bende de kitabı okuma hissi oluşturmadı değil. Öze inmek, zaman zaman başka kafaları ortaya çıkarabilir. Ama unutmamak gerek, aynı olacak diye bir şey olmalı mı?


Twitter.com/CarpeDiem_Dali

YORUMLAR

Ziyaretçi Gönder

ELEŞTİRİLER

71. Cannes Film Festivali’nden Geriye Kal...

71. Cannes Film Festivali’nden Geriye Kal...

Duygu Kocabaylıoğlu

Karavan

Karavan

Uğur Hakan Hacıoğlu

Ailecek Şaşkınız

Ailecek Şaşkınız

Özgün Mert

SEANSLAR

Göster

Gezinti

İletişim
Bize Yazın:


Gönder Max. 1000 karakter
Populer Sinema: #txt
Mesaj Gönder:
Gönder Max. 1000 karakter