Popüler Sinema

Paylaş
Eleştiriler

Bal Ülkesi

Bal Ülkesi
(6.5/10)
Yazar: Duygu Kocabaylıoğlu

7. Boğaziçi Film Festivali’nde Bi’ Dünya Belgesel seçkisinde yer alan, Makedonya yapımı Bal Ülkesi / Honeyland ağır temposuna rağmen ‘yerelin en ücrasını’ merak edenler için, önemli ve bir o kadar da işlevsel bir belgesel. 

 

Makedonya kırsalında, neredeyse tamamen terk edilmiş dağ köyünde, 85 yaşındaki yatalak annesiyle yaşayan Hatice, yaban arıcılığı ile geçinmektedir. Hatice’nin değişiyle, sırayla karınları doyar; bir onların, bir onun ve annesinin. Sıra sıra kovanları yoktur Hatice’nin; köyün terk edilmiş duvarları, dağ oyukları yaban arılarının evidir, keza dere boyundaki yüzyıllık ağaçlar da. 

 

Bin bir emek ve sabırlar damıtıp, kavanozladığı balı sadece 10 Euro’dan Üsküp pazarlarında satar. Karşılığında aldığı muzla annesini beslerken, işler bir gün göçer-konar kalabalık bir Türk ailesinin köye, yamacına gelmesiyle allak bullak olur…

Hayvancılıkla geçinen bu aile, balın iyi para ettiğini öğrenince arıcılığa da soyunur. Fakat insanoğlunun kapitalist açgözlülüğü bu sefer hem doğayı hem Hatice ve annesini vurur. 

 

Yönetmenler Ljubomir Stefanov ve Tamara Kotevska’nın 3 yıllık çalışmasıyla beyazperdeye yansıyan belgesel film, gerçek bir sabır işinin ürünü; tıpkı arıcılık mesleği gibi. Hatice ve annesinin tek göz evinde, ağır bir akışla ilerleyen belgesel, yörük ailenin gelişiyle tam bir kırılma yaşıyor. Daha renkli, kesinlikle daha gürültülü, ama daha az dramatik değil. Hatice’nin damıttığı emeği karşısına, kapitalist “daha çok ürün, daha çok verim” ortam koşullarına göre konumlanıyor. İki hane arasında başlarda tanık olduğumuz arkadaşlık ve muhabbet yerini gitgide çekişmeye ve nihayetinde kavgaya-küslüğe bırakıyor. Bu süreçte Hatice’nin duygularına da ortak oluyoruz. Dramatik ışığın iyi kullanıldığı görüntü yönetmenliği de filmin bu duygusal anlatımını destekliyor. 

Filmin bir dağ köylüsünün yaban arıcılığı öyküsünden, doğa ve doğaya karşı olana evrimini seyirci olarak ben sevdim. Zira arıcılıkta kuralların bozulmaması gerektiğini Eylem Kaftan imzalı Kovan filminde de görüyoruz. 

 

Honeyland ülkemizde vizyon şansı bulabilecek bir film değil maalesef; Boğaziçi Film Festivali gibi belgesele kıymet veren organizasyonlarda denk gelindiğinde seyredilesi. Filmin dağ köylerinde konuşulan Türkçe’sini çok büyük ölçüde altyazısız da anlayabileceğinizi ekleyelim.  

 

Twitter.com/duygukocabayli

YORUMLAR

Ziyaretçi Gönder

SEANSLAR

Göster

Gezinti

İletişim
Bize Yazın:


Gönder Max. 1000 karakter
Populer Sinema: #txt
Mesaj Gönder:
Gönder Max. 1000 karakter