Popüler Sinema

Paylaş
Eleştiriler

Ankara Film Festivali yarışma filmleri değerlendirmesi!

Ankara Film Festivali yarışma filmleri değerlendirmesi!
Yazar: Fırat Sayıcı

Bu yıl 30. kez gerçekleştirilen Uluslararası Ankara Film Festivali her yıl olduğu gibi başarılı bir şekilde sonlandı. Ödül alanları bir kez daha tebrik ederken ödül alamayan filmlerin yaratıcılarına da sinema yolculuklarında başarılar diliyorum. Bu yıl Kaya Özkaracalar ve Suzan Demir’le birlikte SİYAD Jürisi olarak filmleri değerlendirdik ve oy çokluğuyla Serhat Karaaslan’ın “Görülmüştür” filmini ödüle layık gördük. Ancak tüm filmleri kısa kısa da olsa burada değerlendirmek istiyorum. Bu arada her sene büyük özverilerle hazırlanan bu festivali ayakta tutan başta İrfan Demirkol ve İnci Demirkol olmak üzere festivalde emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum.

 

Saf: “El Yazısı” filmiyle tanıdığımız Ali Vatansever’in yazıp yönettiği film gücünü iki başrolünden alıyor. Her ne kadar başta Saadet Işıl Aksoy’u role yakıştıramasam da filmin sonunda bu düşüncem “iyi ki” ile yer değiştirdi. Kentsel dönüşümü Türkiye’deki göçmen sorunuyla harmanlayan toplumsal gerçekçi çalışma festivalin ağır toplarındandı. Filmin yıldızı ise kesinlikle Erol Afşin. 7.5/10   

 

Görülmüştür: Kısa film dünyasından yakından tanıdığımız Serhat Karaaslan’ın ilk uzun metraj çalışması olan filmin en büyük sorunu senaryodaki eksen kayması. Siyasi bir bakış açısıyla büyüyen film kendini fazlaca tekrar eden bir anlamsız kara sevda hikayesine evirilince işin tadı biraz kaçıyor. Ama oyunculuklardaki sadelik, yan karakterleri bile derinleştirebilen yapısı, yarattığı Kafkaesk gizem duygusunu çok sevdim. Festivalin iddialı yapımlarındandı. Bir ilk film olarak da başarılı. 7.3/10

 

Güvercin Hırsızları: Bence bu yılın es geçilen işlerinden biriydi. Bir ilk filme göre oldukça yetkin yönetmenliği ile seyirciyi şaşırttı. Başrolde oynayan ve aslında oyuncu olmayan Seyit Nizam Yılmaz’ın performansı festivaldeki birçok profesyonel oyuncuya taş çıkartacak kalitede. 7.2/10

 

Son Çıkış: Sinemasını beğendiğim Ramin Matin ve oyunculuğunu değerli bulduğum Deniz Celiloğlu’nun muhteşem buluşması bu film. Martin Scorsese’nin çok sevdiğim “After Hours” filmini anımsatan dinamik yapısıyla dikkate şayan. Tek kusuru belki de son 10 dakikalık bölümü. Keşke film, baş karakterin İstanbul’dan çıkamamasıyla sonlansaymış. 7.1/10 

 

Güven: Festivalde yarışan tek kadın yönetmen Sefa Öztürk’ün filmi başarılı karakterler oluşturması ve sıradan bir 3.sayfa haberini adeta kara film tadına yükseltmesi bakımından önemli. Hep komedi işlerinde görmeye alışkın olduğumu Bülent Çolak’ı böylesine derin bir performansla görmek şanslı hissettiriyor. Çok sevdiğim bir çalışma oldu. 7/10

 

İçeridekiler: Başarılı politik filmlere de imza atan Hüseyin Karabey’in son çalışması olan “İçeridekiler” yarışmanın güçlü filmlerindendi kanımca. Tek mekanda film çekmek oldukça zorken oyuncuların performansları yardımıyla da bu işin altından kalkan yönetmen, bir tiyatro metnini sinemaya uyarlama konusundaki başarısını da kanıtlamış. 6.8/10

 

Babamın Kemikleri: İsmail Doruk’un yazıp Özkan Çelik’in yönettiği film güzel bir yol hikayesi olabilecekken aksak temposuyla ve çalışmayan bazı karakterleriyle ıskalanmış bir yapım hissiyatı veriyor. Bunda pek de inandırıcı olmayan bir “köyden ayrılış sebebi”nin etkisi de mevcut. Ancak Cem Davran’ın oyunculuk kabiliyeti ve filme katkıları yadsınamaz. 5.6/10 

 

Yuva: Ne demek istediğini anladığımız ama derdini bir türlü anlatamayan bir insanı dinlemek gibi bir his uyandıran, kafası karışık, anlatım olanaklarını kullanamayan, kekeme bir iş. Entelektüel bir maskenin altına sığınmaya çalışan ama aslında çok da derinliği olmayan, süresi en az 30 dk uzun bir iş. Kayda değer tek şey Kutay Sandıkçı’nın performansı. 5.2/10

 

Kardeşler: Ömür Atay’ın yazıp yönettiği ve hiç de Amerikan bağımsızlarına benzemeyen!?, son dönemde bir türlü ısınamadığım yapımlardan biri oldu. Başrolünün hiçbir inandırıcılığı olmadığı, karakterler arasındaki ilişki ağının eksiklerle dolu olmasına rağmen gereksiz uzatılmış sahnelerle izleyicide tahammülsüzlük yaratan sahnelere sahip bir yapım. 4.5/10

 

Suç Unsuru: Bu festivalin yarışma bölümüne nasıl seçildiğini sorguladığım, iyi niyetli bir “öğrenci” filmi. 4/10

 

Nebula: Yine bu festivale nasıl seçildiğine anlam veremediğim bir film!  2/10

 

twitter.com/firatsayici

YORUMLAR

Ziyaretçi Gönder

RÖPORTAJLAR

"İyi bir kısa film zekâ, pratiklik v...

"İyi bir kısa film zekâ, pratiklik v...

Fırat Sayıcı

Rena Lusin Bitmez: "Üretim, gösterim...

Rena Lusin Bitmez: "Üretim, gösterim...

Fırat Sayıcı

Melik Aksan: "Festivallerin şeffaf v...

Melik Aksan: "Festivallerin şeffaf v...

Fırat Sayıcı

SEANSLAR

Göster

Gezinti

İletişim
Bize Yazın:


Gönder Max. 1000 karakter
Populer Sinema: #txt
Mesaj Gönder:
Gönder Max. 1000 karakter