Popüler Sinema

Paylaş
Eleştiriler

24. Uluslararası Adana Film Festivali’nde Ulusal Sinema Çoşkusu

24. Uluslararası Adana Film Festivali’nde Ulusal Sinema Çoşkusu
Yazar: Deniz Ali Tatar

24. Uluslararası Adana Film Festivali, bu yıl özellikle Ulusal Uzun Film Yarışması bölümüyle merakla bekleniyordu. Seçkide yer alan filmler, bir çoğumuzun merakla beklediği ve İstanbul Film Festivali’nden bu yana gördüğümüz filmlerle doluydu. Yakın zamanda vizyonda ve diğer bir çok festivalde denk geleceğimiz bu filmleri art arda izlemek büyük bir keyif verdi. Kendini net bir şekilde güçlü olarak da belirleyen yapımlar da vardı, biraz da olabilirdi diyebileceğimiz yapımlar da yer aldı. Ama sinemanın umudunu yitirmeyen yanı, Adana’daki ulusal seçkide kendini gösterebilmeli. Adana haklının filmlere yoğun ilgisi kesinlikle yadsınamaz. Salonların tıklım tıklım olması, filmlere verilen değeri de ortaya koyuyor.

 

İşte festivalde takip ettiğim Ulusal Uzun Filmlere dair yorumlarım, şu şekilde yer alıyor;

 

İşe Yarar Bir Şey / Yn: Pelin Esmer 

Pelin Esmer’in 3.uzun metrajlı filminde, şiirlerle dolu muhteşem bir masalın içine giriyorsunuz. Tatlı anlatımın içinde güzel noktalara varmak keyif veriyor. Pelin Esmer ve Barış Bıçakçı, özenle hazırladıkları şiirler ve hikaye ile içimizi titreten duygular harmanına koyuyor bizleri. Hele ki Leyla karakterini canlandıran güzel oyuncu Başak Köklükaya’nın inanılmaz oyunculuğu da filmi büyük bir artısı. Filmi izlediğim günden bu yana, gönlümün En İyi Kadın Oyuncusu, tabi ki “Başak Köklükaya” idi. Ama tabi ki Öykü Karayel ve Yiğit Özşener de şahane eşlikleriyle renk katıyorlar. Bazı filmlerin gönül gözüyle yapıldığını hissedebilirsiniz. “İşe Yarar Bir Şey” de öyle bir film. Bu filmlere rastladığınızda, sinemadaki duygu atmosferi, çok daha farklı bir tada bürünüyor ve içinizde mutluluk saçılıyor…

 

Sofra Sırları / Yn: Ümit Ünal 

Ümit Ünal’ın uzun bir aradan sonra sinemaya dönüşünü müjdeleyen Sofra Sırları, kurduğu enteresan dünyasıyla fark yaratıyor. Süresi, izleyenlere uzun gelse de; durgunluk ve hareketliliğin muhteşem bir uyumu soz konusu. Filmin o kadar akıllıca bir senaryosu var ki, özellikle o absürtlükler tek kelimeyle mükemmel yazılmış. Ayrıca o sahnelerde katıla katıla gülmemeniz mümkün değil. Demet Evgar'in inanılmaz performansı da, filmin temposunu akıcı kılar cinsten. Filmin festivalden ödülle ayrılması, herkesin olduğu gibi benim de isteğimdi…

 

Daha / Yn: Onur Saylak

Daha önce “Orman” adlı kısa filmiyle yönetmenliğe adım atan oyuncu Onur Saylak, ilk uzun metrajlı filmi “Daha” nın Türkiye prömiyerini Adana’da gerçekleştirdi. Ulusal ve uluslar arası yarışmada yer alan “Daha”, başarılı sinematografisi ve dikkat çektiği önemli konu ile güçlü bir temaya sahip. Meselesini doğru işleyen filmin karanlıklığı ve uzun süresi zorlayabiliyor. Ama oyunculuklar konusunda, özellikle Gaza rolündeki genç oyuncu Hayat Van Eck’in umut vaad ettiğini görebiliriz. Ahmet Mümtaz Taylan ise oyunculuğuyla başarılı bir ders veriyor.

 

Buğday / Yn: Semih Kaplanoğlu

Yumurta-Süt-Bal üçlemesinin ardından 7 yıldır göremediğimiz usta yönetmen Semih Kaplanoğlu, “Buğday” filmi ile sinemaseverlerin karşısına Adana’da çıktı. İçinde fazlaca metaforları bulunduran yapım, geleceğe atıfta bulunarak önemli uyarılar yapıyor ve bunu güçlü bir senaryo ile gösteriyor. Ama gelecek için fazla umutsuz havası, filmi içine kapatıyor. Bunun da büyük etkisini, filmin siyah beyaz olması veriyor. Ama siyah beyazlığa rağmen başarılı sinematografi göz ardı edilemez. 

 

Kar / Yn: Emre Erdoğdu

İlk filmlerden biri olan “Kar”, gençlik filmleri arasında belki de şu zamana kadar gelmiş en sert olan yapım konumunda. Erdoğdu, sert senaryoda lise dönemi alt sınıf diyebileceğimiz gençlerin muhabbetini iyi aktarıyor, fakat argonun sinema için gereğinden fazla olduğunu fark edebilmemiz mümkün. Kamerada ise aktüel tarzın çok olması rahatsız edebilir. Filmin genç oyuncuları ise adeta ışık saçıyor. Hazar Ergüçlü, Halil Babür, Doğaç Yıldız, Nazlı Bulum o kadar başarılılar ki… Ama Ozan Uygun’un filmin başından sonuna kadar değişen karakterin ruh halini güzel yansıtması, inanılmaz.

 

Eksi Bir / Yn: Orhan Oğuz

Bir zabıta ekibinin, evsiz bir adamı devletin hiçbir sığınma yerine yerleştirememesinden yola çıkan yapım, aslında ülkedeki büyük bir soruna parmak basıyor. Yönetmenin, aslında bu çıkmazı konu alması izleyenleri gerecek olsa da filmin ağır ama başarılı bir draması mevcut. Çok da maharet gerektirmeyen, ama yerindeki tek düze oyunculuklar filmi güzel bir yere koyuyor. Sadece o zabıta arabasından bir türlü çıkamamak ve filmin uzun süresi izleyenleri sıkıyor.

 

Körfez / Yn: Emre Yeksan

Yapımcı Emre Yeksan’ın bu kez yönetmen koltuğuna geçtiği ve adı uzun zamandır duyulan filmi “Körfez” beklenen ilginin altında kaldı. Filmin güzel başlayan senaryosu, konu aldığı hikayenin baş karakterle bağlanamamasından dolayı, ortalardan finale doğru dibe iniyor. Askerlik mevzusu, karı koca muhabbetleri ve polisin bir olay yapan, ama sessiz sakin duran adama bir anda dayak atması gibi sahneler maalesef ki bu kadarı fazla dedirten cinsten. Filmin en başarılı ve kendini izleten yanı, kesinlikle Selim karakterini canlandıran Ulaş Tuna Astepe. Astepe, güzel yazılan Selim karakterini layıkıyla oynarken, izleyenlerin kendinden bir şeyler bulabileceği yanını da gösterebiliyor.

 

Murtaza / Yn: Özgür Sevimli

Yönetmen Özgür Sevimli’nin kendi dedesinin hikayesinden yola çıkarak konuk aldığı “Murtaza” güçlü oyuncularıyla öne çıkıyor. Cezmi Baskın ve Meral Çetinkaya’nın ustalıkla oynadıkları karakterler, hikâyesi ve senaryosu aksamalı filmin temposunu yükseltir cinsten.  Filmin temele aldığı “Murtaza” karakterine bir hikaye belirlenmesi, filmi daha izlenebilir kılabilirdi. Filmin sinematografisi ise karanlık olmasına rağmen, umut vaad eder durumda.



twitter.com/CarpeDiem_Dali

YORUMLAR

Ziyaretçi Gönder

SEANSLAR

Göster

Gezinti

İletişim
Bize Yazın:


Gönder Max. 1000 karakter
Populer Sinema: #txt
Mesaj Gönder:
Gönder Max. 1000 karakter