Popüler Sinema

Paylaş
Ekran

Dizilerden sıkıldık mı?

Dizilerden sıkıldık mı?
Üye: Drama Queen Bazılarımız bir gün önce yediği yemeğin ısıtılıp önüne konmasından haz etmez. Bazısı da öğlen yediğini akşam yemek istemez. ‘’Eskimiş yemek’’tir o tat artık o kişi için, damakta iyi bir yeri, duruşu yoktur.

 

 

Hayatta da bazı şeyler bununla çok benzerdir. Her gün aynı şeyleri görmek, aynı şeyleri duymak, aynı yerlere gitmek bir müddet sonra sıkıcı olabilir. Bir şeyleri arka arkaya benzer şekillerde yapmak sizlerde nasıl bir etki yapıyor bilmiyorum ama, beni bir müddet sonra sıkıyor. Kendimi bir cenderede sıkıştırılıyormuş gibi hissediyorum. İşte böyle anlarda, ya hiçbir şey yapmıyorum ya da başka bir şeyler yapmak için kendimi zorluyorum. O sıkılmış halimden bir an önce uzaklaşmak için elimden ne geliyorsa yapmak için çaba sarf ederken buluyorum kendimi. Bu çabalama hali de çok can sıkıcı biliyorum ama, son zamanlardaki halim ne yazık ki bu.

 

 

Beni bu düşüncelere sevk eden şey, aslında pek çok insanın da benimle ortak hali. Günün koşuşturmacasından sonra akşam evlerimize döndüğümüzde yaptığımız şey, yemeklerimizi yiyip midelerimizi şişirdikten sonra televizyonlarımızın kumandalarına yapışmak oluyor. Bundan sonrası da o dizi senin, bu dizi benim oradan oraya koşmakla geçiyor. Ben de böyle ‘’bu akşam hangi dizim vardı benim yahu’’ diye düşünürken geçen akşam, birden bire bu durumdan sıkıldığımı fark ettim. Evet sıkıldım artık dizilerden, sıkıldık hepimiz.

 

 

Arka arkaya başlatılan yeni diziler ‘’bombardıman’’ etkisi yapıyor izleyicide. Birbirinin aynı konular, Yeşilçam’ın tadı damaklarımızda kalmış ve daima da kalacak olan filmlerinin dizi versiyonları, ‘’şiddete hayır’’ diye ortalıklarda bağrınırken birileri, dizilerde birbirini döven, birilerine söven karakterler, bir önceki dizisinde ‘’yeri sağlamken’’ teklif aldığı öbür diziye ‘’hazır seviliyorken öteki işte de şansımı deneyeyim’’ tarzı hareket eden oyuncular varken ne yazık ki aslında sonu baştan belli olan bu durumun içinde bulduk kendimizi. Daha birkaç bölüm gösterilmişken dizi, bir bakıyorsun final yapmış. Daha da reklamı televizyonlarda dönüp duran diziler var,  başlayacak ve sonra da hemen bitiverecek olan. Üstelik geçen sezondan devam edegelen Suskunlar, Yalan Dünya gibi yapımlar da eskisi kadar iyi değil bence. Muhteşem Yüzyıl, içinde türlü entrikaları barındırdığı ve bizler de Dallas zamanından ‘’entrika sever’’ insanlar olduğumuzu kanıtladığımızdan hala aynı şevkle seyrediliyor. Benim ‘’Dayak Devam Ediyor’’ adını daha uygun bulduğum ‘’Hayat Devam Ediyor’’ da, bizim seyircimiz ‘’ardı ardına başına kötü işler gelen, hayatın tokadını yemiş insan’’ profilinden hoşlandığı için devam ediyor. Bunun yanı sıra, bu iki dizi oyuncu kadrosu ve kurgu olarak çok iyi, ayrıca konu insanı sıkmadan hızlanan tempoyla devam ediyor.

 

 

Yapımcıların ve senaristlerin artık şunu bilmeleri gerekiyor ki o da, mafya vari, silahların konuştuğu, insanların rahatça öldürüldüğü (bkz:adı sonradan Ferhat İle Şirin olarak değişen daha doğrusu ekleme yapılan Esir Şehrin Gözyaşları) dizilerden, aynı yapım şirketinin bir önceki işinin devamı niteliğindeymiş gibi görünen (bkz:Son Yaz Balkanlar) dizilerden, bizlerin gönlünde apayrı yerleri olan o eski Yeşilçam filmlerinin aynı sıcaklığını, samimiyetini yansıtacağı sanılan(bkz:Alev Alev) işlerin tutmadığı, istenmediği. Biz artık bu tip dizilerden sıkıldık!

 

 

Drama Queen

 

twitter.com/yazmakiyigelir

YORUMLAR

Ziyaretçi Gönder

ELEŞTİRİLER

Hogar

Hogar

Duygu Kocabaylıoğlu

39. İstanbul Film Festivali Yarışma Seçki...

39. İstanbul Film Festivali Yarışma Seçki...

Duygu Kocabaylıoğlu

Buruk bir Altın Koza!

Buruk bir Altın Koza!

Gezinti

İletişim
Bize Yazın:


Gönder Max. 1000 karakter
Populer Sinema: #txt
Mesaj Gönder:
Gönder Max. 1000 karakter